KİMSENİN YILBAŞI GECESİNİ KUTLAMAYINIZ ; EĞLENCELERİNE DAVETLERİNE KATILMAYINIZ.

KİMSENİN

YILBAŞI GECESİNİ KUTLAMAYINIZ ; EĞLENCELERİNE

DAVETLERİNE

KATILMAYINIZ.

Bu sebeple verilen hediyelerini almayınız;

içkili Kumarlı

Haramlı günahlı toplantılardan şiddetle kaçınınız.

Evinize o geceye mahsus çerez, meyve almayınız;

o gün için hindi

kesmeyiniz.

Odalarınıza dükkan ve mağaza vitrinlerinize çam ağacı dikmeyiniz, yılbaşı süslemesi yapmayınız…

O gece özellikle yatsı namazını camide cemaatle kılıp gafil ve şaşkın ahalinin ıslah olmasına dua edip eve erkence gelip çocuklarınıza BU GECENİN

YABANCI ÂDETİ

olduğunu anlatınız.

MÜSLÜMANCA YAŞAMAYI vasiyet ediniz,

abdestli olarak erkence yatınız, asla radyo ve televizyon açmayınız.

Gece sahur vakti teheccüd namazına kalkınız.

Allah’ın sizi ve evlâd ü ıyâlinizi nesil ve zürriyetlerinizi küfürden, dalaletten, gaflet ve cehaletten kurtarmasını; kahrına gazabına uğratmamasını hidayet üzere yaşatıp,

imanı kâmil ile ameli salih üzere can teslim etmeyi nasip buyurmasını,

Ümmeti Muhammed’e umumen rahmeylemesini canı gönülden ihlas ve gözyaşları ile talep ve niyaz ediniz.

Dininize,

iman ve irfanınıza

öz kültür ve pak adet ve ananenize sımsıkı sarılın ki dünyada ve âhirette felah ve necat bulasınız.

Mahmut Esat Coşan

YAKLAŞAN TEHLİKE YILBAŞI YALANI ALTINDA HRİSTİYANLAŞTIRMA ÇABASI(bunun hakkında dinimizin bakış açısı)

*Bir yandan yılbaşı kutlarken,diğer yanda günde 5 vakit namazında 40 defa Fatiha Suresi okurken; Rabbinden ne istediğinin farkında değilsindir herhalde?…

*Miladi yılbaşını (noel) kutlama ve tebrik etmenin ayet ve hadisler ışığında hükmü

*Noel-yılbaşı kutlaması yapmak hakkında soru-cevap

*Yılbaşı-Noel kutlamak hakkında……

*Ey Müslüman!… Önünde, seninle alakası olmayan bir bayram var: Hristiyanların dînî bayramı “Yılbaşı” – “Christmas” – “Weihnachten”

*Noel(yılbaşı) fitnesinde-kıskacındaki yavrularımız hakkında….PAYLAŞALIM! YAKLAŞAN TEHLİKE, NOEL! YAVRULARINIZA KIYMAYIN, KORUYUN BU FİTNEDEN! Önce kendi meyillerimizi düzeltelim ki, yavrularımız bizi örnek alsın! ÇÜNKİ, BAZI HATALARIN TELAFİSİ YOK, unutmayalım. Çocuklarımız bizim telafisi olmayan hatalarımız olmasın!!!….

YAKLAŞAN TEHLİKE YILBAŞI YALANI ALTINDA HRİSTİYANLAŞTIRMA ÇABASI(bunun hakkında dinimizin bakış açısı)

*Bir yandan yılbaşı kutlarken,diğer yanda günde 5 vakit namazında 40 defa Fatiha Suresi okurken; Rabbinden ne istediğinin farkında değilsindir herhalde?…

*Miladi yılbaşını (noel) kutlama ve tebrik etmenin ayet ve hadisler ışığında hükmü

*Noel-yılbaşı kutlaması yapmak hakkında soru-cevap

*Yılbaşı-Noel kutlamak hakkında……

*Ey Müslüman!… Önünde, seninle alakası olmayan bir bayram var: Hristiyanların dînî bayramı “Yılbaşı” – “Christmas” – “Weihnachten”

*Noel(yılbaşı) fitnesinde-kıskacındaki yavrularımız hakkında….PAYLAŞALIM! YAKLAŞAN TEHLİKE, NOEL! YAVRULARINIZA KIYMAYIN, KORUYUN BU FİTNEDEN! Önce kendi meyillerimizi düzeltelim ki, yavrularımız bizi örnek alsın! ÇÜNKİ, BAZI HATALARIN TELAFİSİ YOK, unutmayalım. Çocuklarımız bizim telafisi olmayan hatalarımız olmasın!!!….

Noel-yılbaşı kutlaması yapmak hakkında soru-cevap

soru:Yılbaşı adı üzerinde yeni bir yılın başlaması ve insanların bunu kutlamasıdır. Ailece yemek yemek, alkol ya da herhangi bir şey kullanmamak, piyango loto gibi şeylerle de alakadar olmadan sadece birlik ve beraberlik içerisinde insanların paylaşımda bulunmasının neresi kötü olabilir ? Ayrıca bunun noel vb. ile de alakası yoktur. İnsanların arasını düzeltecek, yaşlıları sevindirecek, aile bağlarını kuvvetlendirecek toplanmaların, hediye alarak veya güzel bir sözle insan sevindirmenin bana kötü tarafını söyler misiniz ? İnsanların aşırıya kaçmadığı, edepsizlikle uğraşmadığı, aklını ve vicdanını kullanabildiği bir ortamda dostları ile birlikte toplanması niçin kötü olsun ?

Cevap

Noel kutlamalarının ardında yatan art niyet, Müslüman çocuklarının zihinlerine çaktırmadan yavaş yavaş hıristiyanlığın üçlü tanrı inancı olan teslisi şırınga etmektir. Uyduruk Noel Baba hikayeleri de bunun yan malzemeleridir.

Avrupa gelenek ve inançlarının paylaşılması Müslümanların ahlakının bozulmasına ve kör taklitçi bir toplum olmasına sebep olmuştur. O zamanın ve bu zamanın yarım aydınları, Avrupalıların kötü alışkanlıklarını Müslümanların arasına soktuklarında Müslümanların çağsdaş olacağını sanarak bu milletin daha da geri kalmasına sebep olmuşlardır. Yenilik getirdiklerini söyleyenler, Avrupa’nın teknolojisini getirecekleri yerde, Avrupa’nın dine karşı kayıtsızlık, kadınlarda çıplaklık, fuhuş, içki, kumar, faiz, tefecilik, köşe dönmecilik, fırsatçılık kötülüklerini bu millete empoze etmişlerdir. Bu gün bu işi çeşitli dernekler adı altında basın ve yayın yolu ile, büyük servetler harcamak suretiyle yapmaktadırlar.

Yılbaşının Müslümanların katındaki yeri, yalnızca takvim değişikliğinden başka bir şey olmamalıdır. O güne özgü bir şeyler yemek ve içmek onlar gibi olmaktır. O gün sıradan bir gün gibi yiyip içmeliyiz. Yani o gün özel olmamalıdır.

Sayın okuyucu size soruyorum Hıristiyan alemi bizim hangi bayramımızı kutluyor..? Bizim insanlarla kaynaşmamız için iki tane dini bayramımız vardır. Küskünler barışır, küçük büyük birbirine hal ve hatır sorarlar. Size soruyorum yılbaşında bunların hangisi vardır..?

Onların çam devirme, haça tapma, içki içme ve her türlü edepsizliğin yapıldığı yılbaşı kutlamaları bizde, sizin de sözünü ettiğiniz gibi görünüşte masumane şekilde başlamış ve bu günkü rüsvayilik durumuna gelmiştir. Bizim kendi bayramlarımız vardır. Neden onların şirk kokan bayramlarına ihtiyacımız olsun..? Biz Müslümanız. Hıristiyan olup da noeli kutlayanlara sözüm yoktur. Çünkü onlar bunu inançları gereği yapıyor. Ya kendini Müslüman sayıp da noeli kutlayanlar bunu neyin gereği olarak yapıyorlar..?

Peygamber(s.a.v.) efendimiz buyurdular ki:

-” Kim bir topluluğa benzemeye çalışırsa, o kimse onlardan olur.” (Hadis-i Tirmizi ve Müslim)

Alıntı

Miladi yılbaşını (noel) kutlama ve tebrik etmenin ayet ve hadisler ışığında hükmü

Miladi yılbaşını (noel) kutlama ve tebrik etmenin ayet ve hadisler ışığında hükmü
Şehit Bayraktar
Gayri müslimleri noel vb. dini ya da özel günlerinde kutlamak fıkıh kitaplarında net olarak yer alan hüküm, gayri müslimlerin bayramlarında, o günlere “tazim maksadıyla”yapılan işlerin (hediye verme-alma, tebrik etme vs.) küfür olduğudur.[1]
İmam-ı Rabbanî hazretleri de bu meyanda şöyle demektedir: “Hinduların bayram günlerine ateşe tapınanların Nevruz günlerine ve Hristiyanların Noel gecelerine ve diğer paskalyalarına] hürmet etmek ve o zamanlarda, onların âdetlerini, onlar gibi yapmak, şirk olur. Küfre sebep olur. Kâfirlerin bayramlarında, Müslümanların cahilleri, kâfirlerin yaptıklarını yapıyor ve bu günleri, Müslüman bayramı zannediyor ve kâfirler gibi, birbirlerine hediye gönderiyorlar. Eşyalarını, sofralarını kâfirlerin yaptığı gibi, süslüyorlar. O geceleri, başka gecelerden ayırt ediyorlar. Bunlar hep şirktir, kâfirliktir”. (Mektubat- Rabbani 3/41)
İbni Kayyim el-Cevziyye ise kafirlere mahsus bayramları tebrik etmenin küfür olarak görülmese bile kesin olarak haram olduğunu söyler: “Ehl-i küfre has ritüelleri kutlamak ittikla haramdır. Örneğin bayram ve oruç günleride müslüman bir kişinin “kutlu olsun”, “tebrik ederim” demesi gibi. Bu -her ne kadar küfürden salim olsa da-, muharremattandır. Bu, haça secde etmelerini tebrik etmek mesabesindedir. Hatta bu, Allah katında en büyük günahlardan ve içki içmeyi, bir cana kıymayı, zina suçunu işlemeyi vb. şeyleri kutlamaktan çok daha fazla nefret ve buğz edilmesi gerekenlerdendir. Dinin kadr-u kıymetini bilmeyen, dine fazla önem vermeyenlerin bir çoğu da bu duruma düşmekte, yaptığı işin ne kadar çirkin olduğunu bilmemektedir. Netice olarak her kim bir kulu bir günahtan veya bir bidatten yahut da bir küfürden dolayı tebrik ederse hiç şüphesiz Allah’ın gazabına ve öfkesine maruz kalır.”[2]
Ulemanın ifadelerini cem etmek adına, bu konuda en hafif hükmü ifade eden İbni Kayyim’in kelamını “eğer tazim kastı ile yapmıyor ise” şeklinde yorumlarsak kafirlerin dini bayramlarını kutlamak haramdır ve onların haça secde etmelerini tebrik etmekle aynı konumdadır. Çünkü bu eylemde, onların işledikleri küfür şiarını- ritüelini ikrar etmek ve ona rıza göstermek vardır -her ne kadar kendi nefsi için o küfre razı olmasa da-. Fakat buna rağmen bir müslümanın küfür şiarlarına razı olması ve bu sebeple başkasını tebrik etmesi haramdır. Çünkü Allah’u Teala Hazretleri şöyle buyurmaktadır:
إِنْ تَكْفُرُوا فَإِنَّ اللَّهَ غَنِيٌّ عَنْكُمْ وَلَا يَرْضَى لِعِبَادِهِ الْكُفْرَ وَإِنْ تَشْكُرُوا يَرْضَهُ لَكُمْ
“Eğer inkâr ederseniz, şüphesiz Allah, size muhtaç değildir. Fakat kulları için küfre razı olmaz. Ve eğer şükrederseniz sizden hoşnut olur.” (Zümer, 7)
—-
Kutlamaya icabet etmek
Öte yandan kafirlerin bu münasebetle biz müslümanları tebrik etmeleri durumunda onlara icabet edilmez. Çünkü bu, ne bizim bir bayramımızdır, ne de Allah’ın razı olduğu bir şeydir. Nitekim Allah (c.c.) Ali imran süresinde:
وَمَنْ يَبْتَغِ غَيْرَ الْإِسْلَامِ دِينًا فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْهُ وَهُوَ فِي الْآخِرَةِ مِنَ الْخَاسِرِينَ
“Kim İslam’dan başka bir dine yönelirse, bilsin ki onunki kabul edilmeyecektir. Ve o, ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır.” (Âli İmrân, 85) buyurmaktadır. Dolayısıyla bir müslümanın onların yılbaşı tebriğine mukabelede bulunup “senin de” demesi de haramdır. Zira bu icabet, onların noeline iştirak etmek, ortak olmak anlamını barındırır. Ve bu iştirak da bir tür onlara karşı muhabbeti ifade eder ki bu bizzat Allah (c.c.) tarafından Mümtehine süresinde yasaklanmıştır:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا عَدُوِّي وَعَدُوَّكُمْ أَوْلِيَاءَ تُلْقُونَ إِلَيْهِمْ بِالْمَوَدَّةِ وَقَدْ كَفَرُوا بِمَا جَاءَكُمْ مِنَ الْحَقِّ يُخْرِجُونَ الرَّسُولَ وَإِيَّاكُمْ أَنْ تُؤْمِنُوا بِاللَّهِ رَبِّكُمْ
“Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Onlar, size gelen gerçeği inkar etmişken, onlara sevgi gösteriyorsunuz; oysa onlar, Rabbiniz olan Allah’a inandığınızdan ötürü sizi ve Peygamberi yurdunuzdan çıkarıyorlar.” (Mumtehine, 1)
—-
Kafirlere mahsus bir eylemde bulunmak
Keza bir müslümanın, kafirlerin bu tür bayramları münasebetiyle onlara teşebbühü, benzemeyi ifade edecek, hediye alıp-vermek; tatlı, yemek dağıtmak; iş yerlerini tatil etmek gibi her türlü davranış sergilemesi de haramdır. Nitekim Efendimiz (s.a.v.):
“Her kim bir kavme benzemeye çaılışırsa o da onlardandır”[3], bir diğer hadisi şerifte ise:
لَتَتَّبِعُنَّ سَنَنَ مَنْ قَبْلَكُمْ شِبْرًا بِشِبْرٍ وَذِرَاعًا بِذِرَاعٍ حَتَّى لَوْ سَلَكُوا جُحْرَ ضَبٍّ لَسَلَكْتُمُوهُ
“Karış karış, arşın arşın sizden öncekilerin yollarına uyacaksınız. Hatta onlar bir keler deliğinden girse, siz de gireceksiniz” buyurmuş, Sahabe-i Kiramın “(Bizden öncekilerden maksat) Yahudiler ve Hristiyanlar mı ey Allah’ın Resulü?” tarzındaki sorusu üzerine “Onlar değilse ya kim?”[4] diyerek ve kafirlere benzemeyi kesin bir dille yasaklamıştır.
—-
Kutlamaya yardımcı olacak bir eylemde bulunmak
Bir müslümanın kafirlere dini bayramlarını, törenlerini, kutlamalarını ikame etmelerine her hangi bir şekilde yardımcı ve aracı olması da caiz değildir. Kutlamalarında kullandıkları malzemeleri, araç ve gereçleri; hindi, yumurta, fıstık, çerez vs, yiyecek türlerini; elbiseleri; çam ağaçları vs. satmak, hediye etmek ya da bu işlerin icrasında kullanılacak her hangi bir araç gereci kiralamak, onların hizmetine sunmak bu kabildendir. Bütün bunlarda dinen yasak ve haram olan bir ma’siyetin işlenmesine yardımcı/vesile olma söz konusudur. Ve bu iş tıpkı ehli küfre içki yapacağını bile bile üzüm yada üzüm suyunu satmak gibi caiz değildir.[5] Nitekim Allah’u zü’l-Celâl, Mâide süresinde
وَلَا تَعَاوَنُوا عَلَى الْإِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ
“Günah işlemek ve haddi aşmak üzerinde yardımlaşmayın. Allah’tan korkun; çünkü Allah’ın cezası pek çetindir.” (Mâide,2)
—-
Netice olarak şunu söyleye biliriz ki, bunlardan her hangi birini yapan ya da yapılmasına vesile olan bir müslüman İbn Abidin gibi Fukahanın kitaplarında belirtildiği gibi eğer “o günlere tazim maksadını taşıyorsa –Allah’a sığınırız- küfre düşer”. Yok eğer tazim kastı yoksa harama düşmüştür, günahkârdır. İster nezaketlilikten veya muhabbetten ötürü yapmış olsun, ister utandığından ortam gereği yapmış olsun durum aynıdır. Çünkü;
Dinimizde kafirlere benzeme-teşebbüh mezkür hadîsi şeriflerden de anlaşıldığı
gibi yasaklanmıştır.
Bu tür bayramları tebrik etmek, onlara her hangi bir surette iştirak etmek bir tür meveddet ve sevgidir ki bu ilgili ayetlerle yasaklanmıştır.
Yılbaşı ve noel kutlaması bir tür bayramdır ve dinî ve akîdevî boyutu olan bir meseledir. Nitekim Efendimiz (s.a.v.): إِنَّ لِكُلِّ قَوْمٍ عِيدًا وَهَذَا عِيدُنَا “her topluluğun bir bayramı vardır. Bizim bayramımızda budur” (6) diyerek, her toplumun kendine has bir bayramı olduğunu ve biz müslümanların ise ayrı bir bayramı olduğunu ifade etmiştir.
Bu kutlamayı yapan bir müslüman Allah’ın dininde ikiyüzlü davranmaktadır, amelî münafıklık alameti taşımaktadır. Halbuki gerçek bir müslüman hangi şartta olursa olsun Allah’ın dinini yüceltmek ve onu her şeyin üstünde bir değer olarak hayatının her safhasında ortaya koymakla memurdur.
Bu kutlamalara bir müslümanın aracı olması da, haram olan bir işe yardımcı olmaktır ki bu da ilgili mezkür ayet ile yasaklanmış ve son söz olarak Allah (c.c.) şöyle demiştir: “Allah’tan korkun; çünkü Allah’ın cezası pek çetindir.”

———————————-

[1] (Bkz. İbni Abidin, VI, 754, el-Bulkînî, Fetva -İbni Teymiye’nin Mesele fi’l-Kenâis’i içerisinde- s.139).
[2] (İbni Kayyim, Ahkam Ehliz Zimme, I, 441).
[3] (Ebû Dâvûd, “Libâs”, 4; et-Tirmizî, “İsti’zân”, 7 (“Kendisini bizden başkasına benzeten bizden değildir” tarzında); Ahmed b. Hanbel, II, 50; Abdürrezzâk, el-Musannef, XI, 453; İbn Ebî Şeybe, el-Musannef, VI, 471…
[4] el-Buhârî, “Enbiyâ”, 51; Müslim, “İlim”, 6; Ahmed b. Hanbel, II, 327, 450, 511..
[5] Detaylı bilgi için bakınız: http://www.ebubekirsifil.com/index.php?sayfa=detay&tur=gazete&no=563
[6] Buhari, Müslim, Nesai, İbni Mace, İbn Hıbban ve diğer kaynaklarda tahriç edilmiştir.

Ey Müslüman!… Önünde, seninle alakası olmayan bir bayram var: Hristiyanların dînî bayramı “Yılbaşı” – “Christmas” – “Weihnachten”

Ey Müslüman!…

Önünde, seninle alakası olmayan bir bayram var: Hristiyanların dînî bayramı “Yılbaşı” – “Christmas” – “Weihnachten”

Hristiyanlığa göre; 24 Aralık yani Kutsal Gece (Christmas Eve – Der Heilige Abend – ليلة عيد الميلاد ) olan bu gece ile Hristiyanların kutsal bayramı başlar ve 31 Aralık yani Yeni yıl (New Year’s Eve – Silvester – ليلة رأس السنة) sona erer. Netice olarak bu tarihler arası Hristiyanların dini bayramıdır, çeşitli ayinler (Alkollü partiler, Hindi yemek, Noel Baba karakteri, Çam ağacı vs.) ve hediyeleşmek sureti ile kutlanır.

Binaenaleyh, kişiliğini ve dinini, daha açığı, bütün mukaddeslerini ve değerlerini bir yana iterek, bir Müslüman olmana rağmen, “yılbaşını” sende mi kutlayacaksın?!… Kendini Hristiyanlara benzetecek, hindi kesecek, çam devirecek, yılbaşı tebrikleri, yeni yıl kutlamaları ve sâir senin dininde bulunmayan ve onunla bağdaşmayan, insanlıkla da hiçbir alakası olmayan saçmalıklara sen de mi bulaşacaksın? “Buna dinim ne der” diye hiç mi düşünmeyeceksin?!… İsrâil Devleti, yani Yehûdîler, seneler oldu, “ Hristiyanların yılbaşını” kutlamayı kendi halkına yasakladı. Bundan ders almayacak mısın?

Ey Müslüman!…

Bir yanda yılbaşını kutlarken, diğer yanda da beş vakit namazında günde en az kırk kere Fâtiha sûresinde “Rabbim! Beni, kendilerine gazab edilen (Yehûdî)lerin ve de sapan (Hıristiyan)lar’ın yoluna iletme”[1] derken, Rabbin’den ne istediğinin farkında değilsindir her halde?… Bir yanda, “Yehûdîlerin ‘gazab edilenler’ Hıristiyanların da ‘sapanlar’olduğunu ve onların yolundan gitmek istemediğini” haykırır, bu hususta Rabbin’den yardım ister, öte yanda da, koşa koşa onların yoluna giderken, bu yaptığın ne kadar tutarlı bir davranış olur?…

“Yılbaşı kutlamaları” Hristiyanların yolu değil de nedir?…

Bir Takım Hadîsler:

Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyuruyorlar:

“Bizden başkasına kendini benzeten, bizden değildir; kendinizi Yehûdîlereve Hıristiyanlara benzetmeyiniz.” [2]

“Kim kendini bir kavme benzetirse o, onlardandır.” [3]

“Kim bir kavmin (topluluğun) karartısını (kalabalığını) çoğaltırsa, o onlardandır.” [4]

Bu benzetmek fiillerde sözlerde, kıyâfetlerde, bayramlarda, âdetlerde, ibâdetlerde olur. [5]

Fetvâ Kitâblarında Yer Alan Fetvalardan Bir Kısmı:

“El-Hulâsa” isimli fetvâ kitâbında şöyle denilmektedir: Bir kimse “Nevrûz” [6]gününde bir Mecûsî’ye yumurta hediye etse kâfir olur; çünki Mecûsî’ye küfründe ve hatalarında yardımcı olmuştur…

“Mecmau’n-Nevâzil” isimli fetvâ kitâbında şöyle yazılmıştır: Mecûsîler, Nevrûz gününde toplansa ve bir Müslüman, onlar için, “güzel bir adet koydular”dese, kâfir olur; çünkü bu sözü ile küfrü kabûl etmiş oluyor.

“Fetâvâ-i Suğrâ” isimli fetvâ kitâbında şöyle denilmektedir: Bir kimse, daha önce satın almadığı halde, özellikle “Nevrûz” gününe saygı için bir şeyler satın alırsa kâfir olur; çünkü bu hareketi ile kâfirlerin bayramına saygı göstermiş olur. Ancak, ihtiyaç sebebiyle satın alırsa o zaman bir şey lâzım gelmez. Bir kimse, bir insana “Nevrûz”gününde bir hediye etse ve bununla “Nevrûz” gününe saygı göstermeyi kasd etse kâfir olur. Bir öğretmen birinden “Nevruzluk hediyesi” istese, istenen kişi, verse de vermese de “öğretmenin kâfir olması”ndan korkulur.

“Tetimme” isimli fetvâ kitâbında şöyle yazılıdır: Ebû Hafs el-Kebîr’den şöyle rivâyet edilmiştir: Bir kimse elli sene Allah celle celalühû’ya ibadet etse sonra Nevrûz günü gelse ve bu güne saygı için müşriklere bir şey hediye etse Allah celle celalühû’ya küfretmiş ve elli senelik ibadetini yok etmiş olur.

Bir kimse Nevrûz günü kâfirlerin toplandığı yere giderse kâfir olur; çünki bu, küfrünü i’lân etmektir.] [7]

Yukarıdaki fetvâlar, Mecûsî bayramı olan “Nevrûz”münâsebetiyle verilmiştir. Kâfirlere âit bayramların tamâmının hükmü aynıdır. Bu akıl ve ilim sahibi müminler için apaçık bir husustur. Dolayısıyla, bu fetvâlar, Hıristiyân kâfirlerin dini bayramı olan “yılbaşı” için de elbette geçerlidir.

Dipnot:

[1] Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bu âyeti tefsîr sadedinde şöyle buyurdular: “Kendilerine ğazab edilenler Yehûdîler, Sapanlar da Hıristiyanlardır”… Ahmed İbnu Hanbel (4/378-379), Tirmizî (2954), İbnu Hibbân (7206) v.d.
[2] Tirmizi(2695) v.d.
[3] [Ahmed İbnu Hanbel (2/50), İbnu Ebî Şeybe (19747,33687), Abd İbnu Humeyd (848), Ebû Dâvûd (4027), Tahâvî, Şerhu’l-Müşkil (231), Beyhakî, Şuabu’l-Îmân (1154,1199), Taberâni,Müsnedü’ş-Şâmiyyîn (216)], İbnu Ebî Şeybe, el-Musannef dipnotu: M. Avvâme tahkîkı (10/286,287)
[4] Ebû Ya’lâ (el-Metâlibu’l-Âliyye:2/42, H:1605 )
[5] İbnu Kesîr, Bakara Sûresi 104. âyetinin tefsîri.
[6] Nevroz: Îran ve orta Asya Mecûsîleri’nin en büyük bayramlarından biri.
[7] Fıkh-ı Ekber Şerhi Tercümesi / Aliyyü’l-Kâri (470-471)

alıntı

YAKLAŞAN TEHLİKE, NOEL!YAVRULARINIZA KIYMAYIN, KORUYUN BU FİTNEDEN!

Noel(yılbaşı) fitnesinde-kıskacındaki yavrularımız hakkında….PAYLAŞALIM!YAKLAŞAN TEHLİKE, NOEL!

YAVRULARINIZA KIYMAYIN, KORUYUN BU FİTNEDEN!

Önce kendi meyillerimizi düzeltelim ki, yavrularımız bizi örnek alsın!

ÇÜNKİ, BAZI HATALARIN TELAFİSİ YOK, unutmayalım.

Çocuklarımız bizim telafisi olmayan hatalarımız olmasın!!!….
Toplumsal bir isyan olan noel çılgınlığından, fitnesinden masum yavrularımızı koruyalım. Yaklaşan bu tehlikenin farkına varıp, çocuklarımıza hakkı anlatalım. Masummuş gibi görünen noel, yılbaşı etkinliklerinden onları uzak tutalım.

*Çam ağacı altında yemek yemek ömrü uzatırmış.

*İsa a.s. güya bir çam ağacının üzerine inecekmiş, herkes evine koyarak, ağaçlarının üzerine inmesini arzu ve ümit ediyorlar. Yine ağaç tepesine koydukları melek figürü, dini bir sembol.

*Özellikle bu ağacın seçilmesi, şekil itibarıyle üçgeni andırdığından üçlü teslis akidesini temsil ediyor.

*İslamda evlere kapılarından girilir. Başka yerlerden girmek bizim için normal değildir, BACADAN, CAMDAN ANCAK HIRSIZLAR GİRER. Bu çocuklara yanlış bir öğreti (bacadan gelmesi yalanı hakkında)

*Yavrularımızın beynine programlanan bu noel kültürünü(çam ağacı, süslemeler, figürler, bazı bitki-çiçeklerin önem kazanması, özel yenen yemekler, eğlenceler, içki, kumar, piyango-çekilişler, müzik, krismıs şarkıları(noel), özel giysiler, özel renkler, bu konuda uydurulmuş masallar-hayal ürünü yalanlar, hediyeleşmeler, kendine has-bugünler için kullanılan deyimler-cümleler, gelenek halini almış kutlama mekanları, müzikleri, kıyafetleri, vs…) bir daha kazımak inanılmaz zor olacak. Anne-baba olarak görevlerimizi tam yapmazsak onların sorumlulukları hep bizim üzerimizde olacak. Büyüdüklerinde, onları yanlışlar içinde görmek, pişman olmak birişe yaramayacak. Ve dinimiz saflığını kaybedecek, çocuklarımızla beraber bugüne kadar gelen zincir kopacak. O çocuklar kendi nesillerine ne anlatacak? Ve sorumlusu bizler olacağız. Allah muhafaza etsin. Fitne çok büyük, iş çok zor, etrafımızın onlara verdiği zararı nasıl önleyeceğiz! Allah yardımcımız olsun.Biz, Elimizden geleni yaparsak, gerisi takdir. Teslim olmaktan başka ne var! Hepimize kolay gelsin. Bu toplumsal isyan, fitne-fesat vaktinde biribirimize, çocuklarımıza çok dua edelim. Sorumlu olduklarımızı yaparsak, çabalarsak, dua edersek; Sonuç, başarı sadece onun lütfu!

“La havle vela kuvvete illa billâh”, Güç ve kuvvet yalnız Allah’ındır.
Selam ve dua ile….

mektebun