Kur’ân-ı Kerîm’den Kıssalar-1-UHDÛD ASHABI

UHDÛD ASHABI (Ashâbü’l-uhdûd)

Buruc Suresi’nde sözü edilen “Ashâbü’l-uhdûd”, İslâmiyet’ten önceki bir devirde mü­minleri dinlerinden döndürmek için ateş dolu hendeklere atarak işkence eden kim­seleri ifade eder. Âyetlerde semâya, kıyamet gününe, tanıklık edene ve edilene ye­minle “Ashâbü’l-uhdûd”un lanetlendiği bildirilmektedir. Uhdûd “uzun ve derin hendek” demektir. Kendilerinden “Ashâbü’l- uhdûd” diye söz edilen kimselerle onların İşkence ettiği müminler ve bu olayın geçtiği zaman ve bölge hakkında Kur’ân-ı Kerîm bilgi vermemiştir. Tefsirlerde bunların kimlikleri hakkında çok değişik ve birbiriyle çelişen açıklamalar bulunmaktadır.

Kur’an-ı Mecîd ve Tefsirli Meâl’i Âlîsi’nde; Buruc Suresinin mealinde aşağıdaki hadis zikredilmiştir.
_______________________________________________________________________________
Suheyb (Radıyallâhu anh)`dan rivayet edilen bir hadis-i şerîfte beyan edildiğine göre; geçmiş ümmette bir hükümdar, büyücüsünün yaşlandığını görünce, ondan sihir sanatını öğrenmesi için bir çocuğu yanına gönderdi. Çocuk ona gidip gelirken yolda rastladığı bir âlimin vaazlarından etkilenerek büyücüyü bırakıp onun öğrettikleriyle amel eder oldu ve o derece ilerledi ki; duasıyla körler, alacalılar vesâir hastalar iyileşmeye başladı. Kralın yakınlarından olan kör biri bunu haber alıp çok değerli hediyeler getirerek kendisine şifa vermesini istediyse de, çocuk, şifayı ancak Allâh’ın vereceğini bildirerek Allâh’a iman şartıyla kendisine dua edebileceğini söyledi. O adam iman edince çocuğun duasıyla gözleri açıldı. Bu durumu gören melik, gözlerini kimin açtığını sordu. O: “Rabbim!” deyince, kral “Senin benden başka Rabbin mi var?” dedi. O: “Senin de, benim de Rabbim Allâh’tır!” deyince, ona işkence yapa yapa çocuğun duasıyla iyileştiğini öğrendi. Sonra çocuğu getirttiğinde ondan da aynı cevapları alınca, işkenceyle on dan da o âlimi öğrendi. Derken onları toplattı ve dinlerinden dönme teklifini kabul etmemeleri üzerine âlimi de, gözü açılan yakınını da demir testereyle biçtirdi. Sonra çocuğa da bu teklifi yaptı, ama red cevabını alınca, onu adamlarına teslim edip bir dağın zirvesinden aşağı atmalarını emretti. O sırada çocuğun duasıyla dağ sallanıp herkes ölünce, çocuk kurtulup krala döndü ve: “Allâh senin adamlarına karşı bana kâfî geldi!” dedi. Bunun üzerine kral, adamlarına onu bir gemiyle açık denize götürüp atmalarını emretti. Ama o yine dua edince gemi ters döndü, böylece o kurtulup krala giderek Allâh’ın kendisine kâfî geldiğini gösterdikten sonra: “Sen ne yapsan da beni öldüremezsin, ancak bütün insanları toplayıp beni bir hurma dalına bağlarsan, sonra torbamdan bir ok alıp: ‘Bu çocuğun Rabbi olan Allâh’ın ismiyle!’ diyerek atarsan, işte o zaman beni öldürebilirsin!” dedi. Kral da böyle yaparak onu şehit etti, ama o muradına erdi. Çünkü bu durum karşısında insanlar onun Rabbi olan Allâh’a iman ettiler. Korktuğunun başına geldiğini gören kral çok sinirlenerek sokak başlarında büyük hendekler kazdırıp içlerini ateşle doldurdu ve dîninden dönmeyenin o ateşe atılmasını emretti. Bu sırada kucağında bebeğiyle gelen bir kadın ateşe atılmamak için hafif duraklamıştı ki, o bebek dile gelerek: “Anneciğim! Sabret, çünkü sen hak üzeresin!” dedi. (Müslim, Zühd: 17, No: 3005, 4/2301; Tirmizî, Tefsîr: 77, No: 3340, 5/437) Rivayete göre; o sırada ateş yükseldi ve yanan müminleri izleyen kral ve adamlarını da içine alarak helâk etti. (Celâleyn, Beyzâvî, Nesefî)

alıntı

GÜNLÜK ZİKİRLER

GÜNLÜK ZİKİRLER
______________________________
______________________________
Hergün 1 Defa
Allâhümme inneke ta’lemü sırrî ve alâniyyetî fekbel me’ziratî ve ta’lemü hâcetî fe-e’tınî sü’lî ve ta’lemü mâ fî nefsî fağfirlî zünûbî Allâhümme innî es’elüke îmânen yubâşiru kalbî ve yakînen sâdikan hattâ e’leme ennehû len yusîbenî illâ mâ ketebtehû aleyye ver-rıdâ bimâ kassemtehû lî yâ zel-celâli vel-ikrâm.
Manası
Allah’ım! Gizli ve aşikare her halimi bilirsin,istediğimi de bilirsin,sen dileğimi yerine getir.Gönlümden geçeni de bilirsin,beni mağfiret eyle.Allah’ım,başıma gelen her musibetin senin mukadderatınla olduğunu bildirecek ve taksimatına razı gösterecek sağlam bir imana beni sahip kıl ve gerçek bir yakîni kalbime yerleştir,ey ululuk ve kerem sahibi Allah’ım.
Fazileti
Böyle dua ettikten sonra Allahu Teâla,Hz.Adem’e şöyle vahyetti: “Ey Âdem,Ben seni mağfiret ettim.Hatta evlatlarından kim bu dua ile bana dua ederse onu da mağfiret eder ve bütün sıkıntılarını gideririm.Onu hazine-i gaybiyemden rızıklandırır,zenginleştiririm.Kendisi istemese bile dünya kendisine teveccüh eder.

_____________________________

Hergün 1 Defa
Allahümme ente rabbi,la ilahe illa ente aleyke tevekkeltü ve ente rabbül-arşil’aziym.Ma şaellahu kân.Vema lem yeşe’lem yekun.La havle ve la kuvvete illa billahil’aliyyil’aziym.A’lemu ennellahe ala külli şey’in kadiyr ve ennellahe kad ehata bikülli şey’in ilma.Allahümme inni euzü bike min şerri nefsi ve min şerri külli dabbetin ente ahizun binasiyetiha.İnne rabbi âlâ sıratın mustakıym.
Manası:
Allah’ım Sen benim Rabbimsin.Sen’den başka ilah yoktur.Ancak Sen varsın.Allah’ım sana tevekkül ettim.(sana dayandım,sana güvendim) Sen Arş-ı Azimin sahibisin.Allah’ın dilediği olur.Dilemediği ise asla olmaz.İbadetlere güç yetirmek ve kötülüklerden korunmak,ancak yüce ve büyük Allah’ın kuvvet ve kudreti iledir.Biliyorum ki,Allah her şeye kadirdir.Gerçek ki Allah,ilmi ile her şeyi kuşatmıştır.Allah’ım ! Nefsimin şerrinden(kötülüğünden) ve kudret eliyle tuttuğun her canlının şerrinden (kötülüğünden) Sana sığınırım.Gerçek ki,benim Rabbim doğru-(Hak) yol üzeredir

Fazileti
Her kim gündüzün başında bunu okursa akşama kadar hiçbir bela vurmaz. Gündüzün sonunda okursa (akşam ezanından sonra) sabaha kadar hiçbir bela vurmaz. (Hadis-i Şerif)

________________________________________________

Sabahtan ve ikindiden sonra 27 kere (En az 1 kere)
Estagfirullahel ellezî lâ ilâhe illâ hüverrahmanürrahîm el-hayy-ül-kayyûmüllezî la-yemûtü ve etûbü ileyh Rabbigfir lî
Fazileti
Her kim bu istiğfara devam ederse; ne kendisinde, ne ailesinde, ne mahallesinde, ne de bulunduğu şehirde istemediği bir şey görmez
________________________________________________

Her gün 3 defa (gizli ve açık şirkten korunmak için)
Allahumme inni euzu bike min en uşrike bike şey’en ve ene a’lemu ve estağfiruke lima la a’lemu
_________________________________________________

Sabah ve Akşam namazından sonra (10 defa)
(Namaz halini bozmadan, ayağını oynatmadan ve konuşmadan)
La ilahe illallahü vahdehü la-şerikeleh lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyi ve yümit ve hüve ala külli şeyin kadir
Fazileti:
Hiçbir kötülükle karşılaşmaz, şeytandan korunur, 10 köle azad sevabı alır. O gün ondan daha fazla amel etmiş biri olamaz.

________________________________
Sabah – Akşam 7 defa
Hasbiyallâhu, lâ ilâhe illâ hûve, aleyhi tevekkeltu ve huve rabbul arşil azîm
Fazileti
7 defa bunu sabah-akşam okuyan, derdini düşünerek ve manayı da düşünerek, derdi neyse Allah (c.c.) ona yetecek. Sıkıntısını giderir.

______________________________________________________
Hergün 1 Defa Söyleyen O Günün Şükrünü Eda Etmiş Olur
Allahümme Mâ emsa bi min nimetin ev bi-ehadin min halkıke, fe minke vahdeke, lâ şerike lek, fe lekel hamdü ve lekeşşükru
Fazileti
Bu akşam bende ne nimet, kullarında ve yarattıklarında her ne nimet varsa sadece sendendir, hiç ortağın yoktur, bütün övgüler ve şükürler sana aittir. Derse.. O gecenin şükrünü öder.
(Hadis-i Şerif)

_____________________________
Her sabah ve her akşam 7 defa
Allahümme ecirni minennar
Fazileti
Şayet bu duâyı okur, o gece de ölürsen, Cenab-ı Hak seni Cehennemden uzak kılar. Aynı şekilde sabah namazını kıldıktan sonra okur, o gün ölürsen, yine Cehennemden âzat kılınmış yazılırsın.

_________________
Gece Yatarken
Şehidallâhu ennehû lâ ilâhe illâ huve, vel melâiketu ve ulûl ilmi kâimen bil kıst, lâ ilâhe illâ huvel azîzul hakîym. İnned dine indellahil İslam. Ene Ala zalike Mine-ş Şahidin
Fazileti
Yatarken kim bu ayeti okursa, Allah (c.c.) ondan kıyamete kadar onun için mağfiret dileyecek olan 70.000 melek yaratır. Bu ayeti okuduktan sonra da: “Allah (c.c.)’ın şahitlik yaptığına şahitlik ederim” derse, Allah (c.c.) kıyamette şöyle buyurur “Katımda kuluma verilen sözüm vardır. Haydi onu cennete sokun” buyurur. (Her gece okunsa her gece aynı fazilet tekrar verilir)

___________________________
Günde 1 Defa
Velemen binyaniha biyedihi lema seevuna vela rizen feramesinehe fenem ala mahidun.
Fazileti
Ömür boyu büyü-sihir tutmaz, evvelce olmuşsa bile batıl olar. Cinlenmis kimseler bile sadece bir kez okumak kifayettir.

______________________________________
Sabah-Akşam 1 Defa Okunur
Bismillâhir rahmânir rahîm
Lekad câekum resûlun min enfusikum azîz(azîzun), aleyhi mâ anittum harîsun aleykum bil mu’minîne raûfun rahîm(rahîmun).Fe in tevellev fe kul hasbiyallâh(hasbiyallâhu), lâ ilâhe illâ hûve, aleyhi tevekkeltu ve huve rabbul arşil azîm(azîmi).
Fazileti
Okuyan o gün ölmez, göçük altında ölmez, yanarak ölmez, boğularak, demir darbesiyle (kurşunla) ölmez.

Bir Müslüman olarak kendini bir başka kavme benzetme hakkında birkaç hadis:

Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyuruyorlar:

“Bizden başkasına kendini benzeten, bizden değildir; kendinizi Yehûdîlereve Hıristiyanlara benzetmeyiniz.” [2]

“Kim kendini bir kavme benzetirse o, onlardandır.” [3]

“Kim bir kavmin (topluluğun) karartısını (kalabalığını) çoğaltırsa, o onlardandır.” [4]

Bu benzetmek fiillerde sözlerde, kıyâfetlerde, bayramlarda, âdetlerde, ibâdetlerde olur. [5]
_________________________
[2] Tirmizi(2695) v.d.
[3] [Ahmed İbnu Hanbel (2/50), İbnu Ebî Şeybe (19747,33687), Abd İbnu Humeyd (848), Ebû Dâvûd (4027), Tahâvî, Şerhu’l-Müşkil (231), Beyhakî, Şuabu’l-Îmân (1154,1199), Taberâni,Müsnedü’ş-Şâmiyyîn (216)], İbnu Ebî Şeybe, el-Musannef dipnotu: M. Avvâme tahkîkı (10/286,287)
[4] Ebû Ya’lâ (el-Metâlibu’l-Âliyye:2/42, H:1605 )
[5] İbnu Kesîr, Bakara Sûresi 104. âyetinin tefsîri.

Namazın ve Sen……

Sabah Namazı;
Vakit seher? Zamanın rahmine sabahın nutfesi düştü az önce. Gün doğuyor yine ve yeniden.

Şimdi hatırla ki, sen de bir zamanlar yokluğun karanlığında yitiktin. Kimsenin adını bilmediği, hatırını saymadığı bir yetimdin. Hatırla ki, Rab bin seni yokluğun gecesinden varlık ufkuna eriştirdi. Unutulmuşluğun gecesinde bırakmadı seni. Rab bin seni sahipsiz de bırakmadı.

Şimdi seher vakti. Sıyrıl gafletin gecesinden. Sehere aç gözlerini. Rab bine aç kalbini. Uyan. Uyan ve an seni hiç unutmayan Rabbin’i. Herkes unutsa bile seni unutmayan Rab bini herkesin O’nu unuttuğu anda an! Kalk! Kalk ve miracına eşlik et En Sevgilinin [asm].

Şimdi sabah namazı vakti…

Öğle Namazı;
Vakit öğle… Güneş göğün en yüksek noktasında. Tıpkı gençliğin gibi. Şimdi gün de bir delikanlı. Heyecanlı ve telaşlı… Sanki hiç bitmeyecekmiş gibi, hiç akşam olmayacakmış gibi… Oysa güneş şimdi batmaya başladı. Zirveye erişen herkes gibi o da alçalmaya başladı. Akşama akıyor ışıklar artık. Bil ki gün akşamlıdır; bil ki yazın sonu hazandır.

Vakit öğle… O kadar gürültü var ki ortalıkta. Kalbinin sesini duyamıyorsun bile. Ruhunun sonsuza uzanan emellerine kör olmak üzeresin. Telaşların arasından sıyrıl, yer ayır ruhuna. Kalbini sonsuzluğa bitiştir. Alnını secdeye değdir.

Şimdi öğle namazı vakti.

İkindi Namazı;
Vakit ikindi. Gün ihtiyarladı. Güneş solgun rengini bırakıyor güller üstüne. Hüzün renkli bulutlar sardı göğü. Güneşin saltanatı bitmek üzere. Zevale akıyor ışıklar.

Hatırla ki, sen de bir ömrün ikindisine yürüyorsun. Tenin soluyor. Gözlerinin feri çekiliyor. Öbür kıyısındasın artık nehrin. Güz yaprakları gibi. Hem dalındasın hayatın hem de düşmeye hazırsın.
Rüzgârı bekliyor gibisin. İnceldiğin yerden kopmaya hazırsın. Hoyrat bir rüzgâr artık zaman.

Şimdi ikindi vakti. Secdeye koy alnını. Zamanın Sahibini selâmla. O’na konuş, O’nunla konuş; dualarını fısılda. Sonsuzluğa tutun hece, hece.

Şimdi ikindi namazı vakti.

Akşam Namazı;
Vakit akşam. Gün ölmek üzere. Güneş ışıklarını topluyor eşyanın üzerinden. Kızılca kıyameti kopuyor dünyanın. Kara kefenini giyiniyor gün. Gülün rengi soluyor, eşyanın cezbesi yitiveriyor.

Hatırla ki, senin de akşamın olacak bir gün. Ömrünün ışıkları solacak. Hayatının perdesi çekilecek. Dudaklarında donacak gülüşün güneşi. Zaman uçurumun olacak; gelen günün güneşi sana doğmayacak.

Şimdi akşam. Herkesin senden uzaklaşacağı ölüm anını hatırla ki, sen de şimdi herkesten ve her şeyden uzaklaşıp Rab bine yanaşasın. Seni sen yokken de bilen Rab bin, sen öldükten sonra da bilecek elbet.
Herkesin unuttuğu yerde seni bir O hatırlayacak. Hatırını yalnız O bilecek.Sen de O’nu an şimdi.

Şimdi akşam namazı vakti.

Yatsı Namazı;
Vakit Yatsı. Gün çoktan öldü. Güneş ışıklarını topladı. Gece hükmediyor âleme. Güneşin saltanatı bitti. Işıklar tükendi ufuklarda. Renkler ellerini çekti eşyadan. Gül soldu, gün soldu. Göğe yöneldi gözler.

Hatırla ki, Sen de unutuşun kara gecesine yuvarlanacaksın. Bir adın kalacak geriye. Bir mezar taşın hatırlayacak belki Seni. Belki o da unutacak.

Düşün ki, unutuşun koyu karanlığı çökmüş üzerine. Yokluğuna çoktan alışılmış. Unutuluşun hepten kanıksanmış. Kimsenin özlediği bile değilsin artık.

Hatırla bunları. Hatırla ki, çoklarının Seni unuttuğu bu gece, herkesi unutup Sen de O’nu hatırla. Çoklarının ışıklara kanıp sahte renklerin kuyularına daldığı bu gece, Rab bini an, Rabbine kan, Rabbine uyan.

Evet, işte Şimdi yatsı

alıntı