Ey Müslüman!… Önünde, seninle alakası olmayan bir bayram var: Hristiyanların dînî bayramı “Yılbaşı” – “Christmas” – “Weihnachten”

IMG_3830.PNG

Ey Müslüman!…

Önünde, seninle alakası olmayan bir bayram var: Hristiyanların dînî bayramı “Yılbaşı” – “Christmas” – “Weihnachten”

Hristiyanlığa göre; 24 Aralık yani Kutsal Gece (Christmas Eve – Der Heilige Abend – ليلة عيد الميلاد ) olan bu gece ile Hristiyanların kutsal bayramı başlar ve 31 Aralık yani Yeni yıl (New Year’s Eve – Silvester – ليلة رأس السنة) sona erer. Netice olarak bu tarihler arası Hristiyanların dini bayramıdır, çeşitli ayinler (Alkollü partiler, Hindi yemek, Noel Baba karakteri, Çam ağacı vs.) ve hediyeleşmek sureti ile kutlanır.

Binaenaleyh, kişiliğini ve dinini, daha açığı, bütün mukaddeslerini ve değerlerini bir yana iterek, bir Müslüman olmana rağmen, “yılbaşını” sende mi kutlayacaksın?!… Kendini Hristiyanlara benzetecek, hindi kesecek, çam devirecek, yılbaşı tebrikleri, yeni yıl kutlamaları ve sâir senin dininde bulunmayan ve onunla bağdaşmayan, insanlıkla da hiçbir alakası olmayan saçmalıklara sen de mi bulaşacaksın? “Buna dinim ne der” diye hiç mi düşünmeyeceksin?!… İsrâil Devleti, yani Yehûdîler, seneler oldu, “ Hristiyanların yılbaşını” kutlamayı kendi halkına yasakladı. Bundan ders almayacak mısın?

Ey Müslüman!…

Bir yanda yılbaşını kutlarken, diğer yanda da beş vakit namazında günde en az kırk kere Fâtiha sûresinde “Rabbim! Beni, kendilerine gazab edilen (Yehûdî)lerin ve de sapan (Hıristiyan)lar’ın yoluna iletme”[1] derken, Rabbin’den ne istediğinin farkında değilsindir her halde?… Bir yanda, “Yehûdîlerin ‘gazab edilenler’ Hıristiyanların da ‘sapanlar’olduğunu ve onların yolundan gitmek istemediğini” haykırır, bu hususta Rabbin’den yardım ister, öte yanda da, koşa koşa onların yoluna giderken, bu yaptığın ne kadar tutarlı bir davranış olur?…

“Yılbaşı kutlamaları” Hristiyanların yolu değil de nedir?…

Bir Takım Hadîsler:

Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyuruyorlar:

“Bizden başkasına kendini benzeten, bizden değildir; kendinizi Yehûdîlereve Hıristiyanlara benzetmeyiniz.” [2]

“Kim kendini bir kavme benzetirse o, onlardandır.” [3]

“Kim bir kavmin (topluluğun) karartısını (kalabalığını) çoğaltırsa, o onlardandır.” [4]

Bu benzetmek fiillerde sözlerde, kıyâfetlerde, bayramlarda, âdetlerde, ibâdetlerde olur. [5]

Fetvâ Kitâblarında Yer Alan Fetvalardan Bir Kısmı:

“El-Hulâsa” isimli fetvâ kitâbında şöyle denilmektedir: Bir kimse “Nevrûz” [6]gününde bir Mecûsî’ye yumurta hediye etse kâfir olur; çünki Mecûsî’ye küfründe ve hatalarında yardımcı olmuştur…

“Mecmau’n-Nevâzil” isimli fetvâ kitâbında şöyle yazılmıştır: Mecûsîler, Nevrûz gününde toplansa ve bir Müslüman, onlar için, “güzel bir adet koydular”dese, kâfir olur; çünkü bu sözü ile küfrü kabûl etmiş oluyor.

“Fetâvâ-i Suğrâ” isimli fetvâ kitâbında şöyle denilmektedir: Bir kimse, daha önce satın almadığı halde, özellikle “Nevrûz” gününe saygı için bir şeyler satın alırsa kâfir olur; çünkü bu hareketi ile kâfirlerin bayramına saygı göstermiş olur. Ancak, ihtiyaç sebebiyle satın alırsa o zaman bir şey lâzım gelmez. Bir kimse, bir insana “Nevrûz”gününde bir hediye etse ve bununla “Nevrûz” gününe saygı göstermeyi kasd etse kâfir olur. Bir öğretmen birinden “Nevruzluk hediyesi” istese, istenen kişi, verse de vermese de “öğretmenin kâfir olması”ndan korkulur.

“Tetimme” isimli fetvâ kitâbında şöyle yazılıdır: Ebû Hafs el-Kebîr’den şöyle rivâyet edilmiştir: Bir kimse elli sene Allah celle celalühû’ya ibadet etse sonra Nevrûz günü gelse ve bu güne saygı için müşriklere bir şey hediye etse Allah celle celalühû’ya küfretmiş ve elli senelik ibadetini yok etmiş olur.

Bir kimse Nevrûz günü kâfirlerin toplandığı yere giderse kâfir olur; çünki bu, küfrünü i’lân etmektir.] [7]

Yukarıdaki fetvâlar, Mecûsî bayramı olan “Nevrûz”münâsebetiyle verilmiştir. Kâfirlere âit bayramların tamâmının hükmü aynıdır. Bu akıl ve ilim sahibi müminler için apaçık bir husustur. Dolayısıyla, bu fetvâlar, Hıristiyân kâfirlerin dini bayramı olan “yılbaşı” için de elbette geçerlidir.

Dipnot:

[1] Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bu âyeti tefsîr sadedinde şöyle buyurdular: “Kendilerine ğazab edilenler Yehûdîler, Sapanlar da Hıristiyanlardır”… Ahmed İbnu Hanbel (4/378-379), Tirmizî (2954), İbnu Hibbân (7206) v.d.
[2] Tirmizi(2695) v.d.
[3] [Ahmed İbnu Hanbel (2/50), İbnu Ebî Şeybe (19747,33687), Abd İbnu Humeyd (848), Ebû Dâvûd (4027), Tahâvî, Şerhu’l-Müşkil (231), Beyhakî, Şuabu’l-Îmân (1154,1199), Taberâni,Müsnedü’ş-Şâmiyyîn (216)], İbnu Ebî Şeybe, el-Musannef dipnotu: M. Avvâme tahkîkı (10/286,287)
[4] Ebû Ya’lâ (el-Metâlibu’l-Âliyye:2/42, H:1605 )
[5] İbnu Kesîr, Bakara Sûresi 104. âyetinin tefsîri.
[6] Nevroz: Îran ve orta Asya Mecûsîleri’nin en büyük bayramlarından biri.
[7] Fıkh-ı Ekber Şerhi Tercümesi / Aliyyü’l-Kâri (470-471)

alıntı

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s