Noel-yılbaşı kutlaması yapmak hakkında soru-cevap

img_7272

soru:Yılbaşı adı üzerinde yeni bir yılın başlaması ve insanların bunu kutlamasıdır. Ailece yemek yemek, alkol ya da herhangi bir şey kullanmamak, piyango loto gibi şeylerle de alakadar olmadan sadece birlik ve beraberlik içerisinde insanların paylaşımda bulunmasının neresi kötü olabilir ? Ayrıca bunun noel vb. ile de alakası yoktur. İnsanların arasını düzeltecek, yaşlıları sevindirecek, aile bağlarını kuvvetlendirecek toplanmaların, hediye alarak veya güzel bir sözle insan sevindirmenin bana kötü tarafını söyler misiniz ? İnsanların aşırıya kaçmadığı, edepsizlikle uğraşmadığı, aklını ve vicdanını kullanabildiği bir ortamda dostları ile birlikte toplanması niçin kötü olsun ?

Cevap

Noel kutlamalarının ardında yatan art niyet, Müslüman çocuklarının zihinlerine çaktırmadan yavaş yavaş hıristiyanlığın üçlü tanrı inancı olan teslisi şırınga etmektir. Uyduruk Noel Baba hikayeleri de bunun yan malzemeleridir.

Avrupa gelenek ve inançlarının paylaşılması Müslümanların ahlakının bozulmasına ve kör taklitçi bir toplum olmasına sebep olmuştur. O zamanın ve bu zamanın yarım aydınları, Avrupalıların kötü alışkanlıklarını Müslümanların arasına soktuklarında Müslümanların çağsdaş olacağını sanarak bu milletin daha da geri kalmasına sebep olmuşlardır. Yenilik getirdiklerini söyleyenler, Avrupa’nın teknolojisini getirecekleri yerde, Avrupa’nın dine karşı kayıtsızlık, kadınlarda çıplaklık, fuhuş, içki, kumar, faiz, tefecilik, köşe dönmecilik, fırsatçılık kötülüklerini bu millete empoze etmişlerdir. Bu gün bu işi çeşitli dernekler adı altında basın ve yayın yolu ile, büyük servetler harcamak suretiyle yapmaktadırlar.

Yılbaşının Müslümanların katındaki yeri, yalnızca takvim değişikliğinden başka bir şey olmamalıdır. O güne özgü bir şeyler yemek ve içmek onlar gibi olmaktır. O gün sıradan bir gün gibi yiyip içmeliyiz. Yani o gün özel olmamalıdır.

Sayın okuyucu size soruyorum Hıristiyan alemi bizim hangi bayramımızı kutluyor..? Bizim insanlarla kaynaşmamız için iki tane dini bayramımız vardır. Küskünler barışır, küçük büyük birbirine hal ve hatır sorarlar. Size soruyorum yılbaşında bunların hangisi vardır..?

Onların çam devirme, haça tapma, içki içme ve her türlü edepsizliğin yapıldığı yılbaşı kutlamaları bizde, sizin de sözünü ettiğiniz gibi görünüşte masumane şekilde başlamış ve bu günkü rüsvayilik durumuna gelmiştir. Bizim kendi bayramlarımız vardır. Neden onların şirk kokan bayramlarına ihtiyacımız olsun..? Biz Müslümanız. Hıristiyan olup da noeli kutlayanlara sözüm yoktur. Çünkü onlar bunu inançları gereği yapıyor. Ya kendini Müslüman sayıp da noeli kutlayanlar bunu neyin gereği olarak yapıyorlar..?

Peygamber(s.a.v.) efendimiz buyurdular ki:

-” Kim bir topluluğa benzemeye çalışırsa, o kimse onlardan olur.” (Hadis-i Tirmizi ve Müslim)

Alıntı

2 thoughts on “Noel-yılbaşı kutlaması yapmak hakkında soru-cevap

  1. Sayın site sahibi Bir-Türkiye de sanki diğer zamanlarda insanlar alkol almıyorlar da 1 ocak ta özellikle alıyor gibi anlatıyorsunuz.İki-24-25 Aralık NOELdir. 1 ocakta bir bayram yoktur yazdığınız gibi bir takvim değişikliğidir.İnsanlara1OCAK NOEL veya Hz.İsa ‘nın günü diye herkese anlatıyorsunuz yeni gelecek bir koskoca yılda iyilik sağlık huzur birbirimize dilememizde ne suç var.(Ben alkol hiç kullanmam ayrıca) hayırlı günler Önemli olan kafadaki niyettir.

    1. Hayırlı günler diliyor ve gecikme için özür diliyorum önce…
      Dinî âyîne katılmadan yılbaşı dolayısıyla toplantı ve eğlence yapan müslümanlar, bu eğlencelerde ayrıca hiçbir haram işlemeseler dahi, kökeni dinî olan bir faâliyete katıldıkları ve başka dinden olanlara -dinle ilgili bir konuda- benzer hale geldikleri için günah işlemiş olurlar. “Bir din ve kültür topluluğuna kendini benzetenler onlardan sayılır” meâlindeki hadîs bu davranışı yasaklamaktadır. Yılbaşı, takvim, tarih, tatil, eğlence, şenlik ve bunlarla ilgili âdetler bir milletin kültürüdür. Kültür din ve ideolojinin bedenlenmesi, ete kemiğe bürünmesidir. Bu ikisini birbirinden ayırmak mümkün değildir. Eğer birileri din ile kültürü birbirinden ayırmaya, aralarındaki bağı koparmaya kalkışırsa -zor olmakla beraber bunu yapabilirse- kültür ile beraber dîni de değiştirme yoluna girmiş olur. Bedenini parça parça kaybeden din gider (milletin hayatından çıkar) onun yerine yeni kültürün dîni veya dinsizliği gelir. Kültür ile din arasında böyle bir bağ bulunduğuna göre; kültürün değişmesi dîni yakından ilgilendirir. İslâm’ın beş temel amacından biri dîni (müslümanların hayatında İslâm’ı) korumaktır. İslâm’ın korunmasını olumsuz etkileyen bir davranış, bir kültür değişimi, bir kültür taklidi haramdır, bazan bununla da kalmaz dinden çıkma sonucunu doğurur.

      Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Medine’ye göçünce, burada öteden beri iki bayramın bulunduğunu ve bu bayramlarda kutlama yapıldığını öğrendi. Bayramlar, dînin etkilenmesi bakımından önemli kültür unsurları olduğu için bunları değiştirdi ve yerlerine Ramazan ile Kurban bayramlarını tebliğ etti. Daha pek çok hadîste, başka dinlerle ilişkisi veya sembolik değeri/fonksiyonu bulunan âdet ve uygulamaları müslümanlara yasakladı.
      Selam ve duamızla…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s