❗❗LÜTFEN DİKKAT DİKKAT ❗❗❗PANİK YAPMADAN OKUYALIM SAKİN VAKAR Bİ DURUŞLA YAYALIM LÜTFEN…ASİMETRİK REFLEKS GÖSTERECEKLER

❗❗❗LÜTFEN DİKKAT DİKKAT ❗❗❗PANİK YAPMADAN OKUYALIM SAKİN VAKAR Bİ DURUŞLA YAYALIM LÜTFEN…
ASİMETRİK REFLEKS GÖSTERECEKLER
Maalesef darbenin devamı her an başlayabilir.
CIA’nın MI6’nın en iyi en tehlikeli ajanları Türkiye’ye geldi.
Alevi kardeşlerimizi ve Kürt kardeşlerimizi kışkırtmak için mahalleleri her an basılabilir.
Başı açık, özellikle dekolteli kadınlara, kızlara saldıracaklar.

Kendilerine dinci süsü verecekler.
Darbeye de 

Erdoğan’a da karşıyım diyenlere dikkat edin.

Bunlar en tehlikeli, ülkemizde saklanan hücrelerin halkı kışkırtmak için kullanacakları argüman olacak.

Darbe Erdoğan tiyatrosu, kurgusudur diyenler bunun altyapısına başladı bile.
Atatürk’e saldırılar olacak

Küfredecekler

Heykelleri parçalanacak
Ayrımsız ibadet yerleri zarar görecek.

Cami, cemevi, kilise, sinagog fark etmeyecek.
Önce PKK’yı saldırtacaklar

Sonra da Kürtler hedef alınacak

 

10 milyon vatandaşımız da ölse umurlarında bile değil.

Her şey Türkiye’yi ele geçirmek için.
100 bin kişi görevden alındı

CIA çıldırmış durumda

Bunu asla kabul etmez.
Darbeye hepimiz

istisnasız hepimiz karşı çıktık.

Ama sokakta

Ama konuşmalarımızda

ama sosyal medyada

ama yazılarımızda

İstisnasız hepimiz.
Atatürkçüsü

Erdoğancısı, 
Sünnisi

Alevisi,
Laiki 

Dindarı,

 

Sağcısı

Solcucu 

herkes ama herkes karşı çıktı.

Buna saldıracaklar

Çok uzun bir aradan sonra gerçekleşen 

bu birliğimize saldıracaklar.
YAPMAMIZ GEREKEN

Bugünlerde,

Kimse kimsenin yaşam biçimi hakkında en ufak bir yorum

dahi yapmasın.

Yapan hangi görüştte ve inançta olursa olsun

VATAN HAİNİDİR:
Atatürk’ü ilahlaştıran, 

Muhafazakarlar hakkında konuşanlar

provokatörün en şerefsizidir.
Sünni Alevi kardeşliğine zarar getirtmeyin., 

Bu konuda yorum yapanı bile dışlayın.
Türk Kürt kardeşliğine dokundurtmayın.

Kız alıp vermişiz

Akraba olmuşuz

Bunu unutmayın

Türk Kürdü

Kürt Türkü korusun

Evini, işyerini, karısına kızına, kardeşine bacısına

Birbirimize sahip çıkalım.
BUGÜNLERDE BİRLİK OLAMAZSAK

ÜLKEYİ ELE GEÇİRENLER İÇİN

Sünni olmuşsunuz

Alevi olmuşsunuz
Ak Partili imişsiniz

CHP’li imişsiniz

MHP’liymişsiniz

HDP’liymişsiniz
Atatürkçü laikmişsiniz

Koyu dindar muhafazakarmışsınız
Solcuymuşsunuz

Sağcıymışsınız
Kapitalistmişsiniz

Liberalmişsiniz

Komünist veya sosyalistmişsiniz
HİÇ AMA HİÇ FARK ETMEYECEK
ONLAR İÇİN BU VATANIN EVLADI OLMANIZ YETERLİ
BU VATANIN EVLADI İSENİZ

NE OLURSANIZ OLUN YA

ÖLECEK

YA DA SÜRÜNGENLER GİBİ

ESİR YAŞAYACAK
EN KISA ZAMANDA BİRLİK OLMALIYIZ

EN KISA ZAMANDA BERABER OLMALIYIZ

EN KISA ZAMANDA BARIŞMALIYIZ

BARIŞMALIYIZ

BARIŞMALIYIZ

BARIŞMALIYIZ
VE MAALESEF UZUN BİR SÜRE

UYUMAMALIYIZ
UYUMA TÜRKİYE

UYURSAN ÖLÜRSÜN
HEM UYANIK KAL

HEM UYANIK OL … BILMEMIZ DÜŞÜNMEMIZ GEREKEN BÜTÜN BU SALDIRALARIN ALTINDA BİZİ VATANSIZ BIRAKMAK VAR. ESİR ETMEK VAR SİYONİZME YAHUDİLERE KÖLE ETMEK VAR. MİLLET OLARAK BİRLİK BERABERLIK İÇİNDE OLURSAK BİR BINANIN TEMEL TAŞLARI GİBİ OLURSAK BİZİ KİMSE YIKAMAZ..

BU MESAJI OKUMAYAN KALMASIN GONDERELIM

BU YAZIYI HAFİFE ALMA!BURADAKİ SIR BELKİ SORULARININ HEPSİNİN CEVABI!…Biz Dünya’ya MUTLU olmak için gelmedik kardeşim !..Biz Dünya’ya İMTİHAN olmak için geldik !..Bu imtihanın soruları ise HAYATIN TA KENDİSİ..

BU YAZIYI HAFİFE ALMA!BURADAKİ SIR BELKİ SORULARININ HEPSİNİN CEVABI!…
Biz Dünya’ya MUTLU olmak için gelmedik kardeşim !..

Biz Dünya’ya İMTİHAN olmak için geldik !..
Bu imtihanın soruları ise HAYATIN TA KENDİSİ..

___________________________________________________
HAYAT senin istediğin gibi ilerlemiyor, değil mi kardeşim.
Tam Mutlu olacakken, birden bire işler tersine dönüyor,

Başın dertten, sıkıntıdan, üzüntüden kurtulmuyor.

Tam her şeyi düzelttim derken ömür bitiyor…
Ve sen de, seni yoktan yaratan sonsuz merhamet sahibi Rabbinin neden sana, senin istediğin mutluluğu vermediğini düşünüp sorgulamaya başlıyorsun kaderini…..değil mi?
-Acaba ben çok kötü biri miyim ki ! Allah bana “sürekli mutluluğu” nasip etmiyor diye düşünüyorsun.
Kafanın içinde buna benzer binlerce soru dolaşıyor belki de !
Aslında bütün sorularının cevaplarını ALLAH sana göndermişti oysa…

Ama sen okumadın ki kardeşim, haksız mıyım ?
ALLAH bu Dünya’ya gönderiliş nedenimizi anlatmıştı oysa..

Bir imtihana tabi tutacağını söylemişti..

Dünyada her şeyin çok güzel olmayacağını bildirmişti..
İşte bak, ne diyor Rabbin, okumadığın o sana gönderdiği kitabında;
-“Sizi mutlaka biraz korku ve açlık, biraz da mallardan, canlardan ve mahsûllerden bir noksanlık ile imtihân edeceğiz. 

Ey Resûlüm ! O hâlde sabredenleri CENNETLE müjdele!

Bakara -155
Ne kadar açık değil mi?
Biz Dünya’ya MUTLU olmak için gelmedik kardeşim !..

Biz Dünya’ya İMTİHAN olmak için geldik !..
Bu imtihanın soruları ise HAYATIN TA KENDİSİ..
Bir de Dünya güzeli bir peygamber göndermişti bize (s.a.v)

O’nun hayatını hayatınıza hayat yapın diye..
ALLAH’ın son peygamber olarak gönderdiği Hz.Muhammed’in 63 senelik kısacık hayatının ne kadar da dert ve çile ile geçtiğini okumuştun oysa…

Anlamış olman lazımdı.

ALLAH’ın bize verdiği bu dertler, bizi sevmediğinden değil,

Bize Dünya’dan daha güzel SONSUZ CENNETİ vermek istediğindendi..
ALLAH’ın rahmeti bütün insanların cennete gitmesini isterken,

ALLAH’ın adaleti de CENNETE hak edenlerin girmesini istemekteydi..
SONUÇ mu ?
ALLAH’ın istediği gibi bir hayat yaşarsan,

SENİ SONSUZ MUTLULUKLAR ÜLKESİ CENNET BEKLİYOR…
Mutlu olamadım diye üzüldüğün “Dünya ise, bütün şaşaasıyla Ahirete nisbeten bir zindan hükmündedir…” 
Ü Z Ü L M E, Dünyada mutlu olamadım diye…

Sonsuz Cennetin yanında, 100 senelik Dünya ne ki !?… 

Bir kıymeti olsun.
Oysa şöyle bir bak hayatına, haksızlıkta yapma !…

HER ANIMIZDA ÇOK KÖTÜ DEĞİL, 

ŞÜKREDECEK NE KADAR ÇOK NİMET VAR ASLINDA…
Bak Rabbimiz ne buyurmuş;
-Hâlbuki bu dünya hayâtı, bir eğlence ve bir oyundan başka bir şey değildir. 

-Şübhesiz âhiret yurdu ise, elbette ASIL HAYAT odur. 

Keşke bilselerdi.

Keşke bilselerdi.

Keşke bilselerdi…..
Ankebut-64

ALINTI

SABAH EZANI SENCE HANGİSİ?

SABAH EZANI SENCE HANGİSİ?
“Namaz en [tatlı] uykudan [bile] hayırlıdır” manasında en sarsıcı cümleyi içerendir.

Onca insan uyurken yalnız kalbi Allaha yönelmişleri uyandırandır.

En uzun şekilde okunan ezan, melodilerin en güzeli olandır.

Sıkıntılı geçen bir geceyse eğer, insana umut yükleyendir.

İç huzuruyla insanın gözkapaklarını açtırmayı sağlayandır.

Akşamdan kalan beğenilmeyen ne varsa sonlandırandır.

Bazen sebepsiz insana hüzün veren, hüzne boğandır.

Dinlendiğinde geçmiş günahları sorgulamaya itendir.

Bazılarınca buram buram ölüm koktuğu söylenendir.

İnsanın iç dünyasındaki dünya alemini terkettirendir.

Bu davete icabet etmek herkese nasib olmayandır.

Uyananları uyandırmak için uzun uzun okunandır.

En derin, en tatlı uykudan en tatlı uyandırandır.

Allah korkusundan tüyleri diken diken edendir.

Saba makamında bir huzurlu zamandır.

Görevini yerine getirmeyi çağrıştırandır.

Bazı insana ağlamak duygusu verendir.

İç alemi sonsuz huzurla kaplayandır.

Adeta ruhu bedenden ayırandır.

Kılınacak namazı işaret edendir.

Bazısının içini huşu doldurandır.

İnsanı en derin huşuya salandır.

En leziz şekilde davet edendir.

İnsanın içini nurla doldurandır.

Aşıklara zamanı dondurandır.

İnsanın içini huzura koyandır.

Yeni bir günün habercisidir.

Yüreğe dolan bir aydınlıktır.

DAVETTİR.

ÇAĞRIDIR.

İLANDIR.

HAYDİ BUYURUN NAMAZA

VAKİT SABAH NAMAZI VAKTİDİR…!

EZAN HAKKINDA BİR KISSA…

Müslüman olmayan bir zat istanbul’a gelmiştir. Sabahleyin ezan sesiyle uyanır. Sabah ezanını okuyan müezzin öyle içten ve güzel bir sesle okumaktadır ki adam çok etkilenir ve müslüman olmaya karar verir. Kahvaltı yap, üzerini giyin derken bu defa öğle ezanı okunur ancak bu defa ezanı okuyan hiç güzel okunmamaktadır. Adam gider ve bu iki ezanı okuyanı bulur. Sabah ezanını okuyana bir altın, öğle ezanını okuyana iki altın verir. Bunun sebebi sorulduğunda ise ‘sabah okuyana bir altın verdim çünkü sesi çok güzeldi, öğle ezanını okuyana iki altın verdim, çünkü dinimi değiştirmeme engel oldu.’ der.

MURÂDINA ERMEK VE NASIL ERECEĞİNİ RÜYÂDA GÖRMEK İÇİN OKUNAN VE RASÛLÜLLÂH (SALLELLÂH-Ü ‘ALEYH-İ VE SELLEM)’İN HER GÜN OKUDUĞU RİVÂYET OLUNAN EŞSİZ BİR DUÂ

Arapça metinleri buradan görebilirsiniz!  https://mektebun.wordpress.com/7688-2/

MURÂDINA ERMEK VE NASIL ERECEĞİNİ RÜYÂDA GÖRMEK İÇİN OKUNAN VE RASÛLÜLLÂH (SALLELLÂH-Ü ‘ALEYH-İ VE SELLEM)’İN HER GÜN OKUDUĞU RİVÂYET OLUNAN EŞSİZ BİR DUÂ
(Akâid Metni’nin sahibi) İmam Necmü’d-Dîn en-Nesefî (Rahımehüllâh) senedini tek tek sayarak Yûsuf İbn-i Ya’kûb İbn-i Süleyman (r.’a)’a dayandırdığı bir isnâd ile onun şöyle anlattı­ğını zikretmiştir:
 
Kendisinin Rasûlüllâh (sallellâh-ü ‘aleyh-i ve sellem)den on yaş büyük olduğunu ve yaşının çok iler­lemiş olduğunu bildiren Vadiye(r.’anhâ) Şam topraklarının serhad boylarında bulundu­ğum bir sırada bana: 
— “Ben Rasûlüllâh (sallellâh-ü ‘aleyh-i ve sellem)in bu duayı her gün okuduğunu işittim ve bunu Rasûlüllâh (sallellâh-ü ‘aleyh-i ve sellem)’den ezberledim” diye anlattı ki o dua da şudur: 
— “Allâh’ın adıyla (duama başlarım) ki, bütün başlangıçlar âhiretin ve dünyanın Rabbi olan, en yüce göklerde dâhî Kendisi için bir nihâî nokta bulunmayan o Allâh’ın ismiyle (olursa mübarek kabul edilmekte) dir. Rahman (şekilden münezzeh olarak, şânına layık olacak veçhile) Arş’a istiva etmiştir.
Ey lütufları büyük olan, nîmetleri daim olan, düşmanları kahreden, rızkını (yaratıklarına) lütfede­rek acıyan, lütufkâr muâmeleleriyle tanınan, hükümlerinde âdil olan. Mülkünde (cereyan eden her şey hakkında) âlim olan, acıyanların en merhametlisi olarak Rahîm olan, bütün âlimlerden daha ziyade bilen, bütün bağışlayanlardan daha çok bağışlayan, tüm görenlerden daha çok gören, peygam­berlerin sahibi olan ve her dilediğine hakkıyla kadir olan Allâh-ım!
Hanide layık olan o yüce padişahı, o ulu ‘Arş’ın sahibini, her dilediğini hakkıyla yapanı, Rablerin Rabbini, sebeplerin sahibini, ileri geçenlerin en ilerisini, rızıkları vereni, mahlûkatı yaratanı, dile­diklerini yapmaya güçlü olanı tesbîh ederiz. Takdir edilen her şeyin mukaddirini, kahredilmeye layık olanların kahirini, haşr ve neşr gününün âdilini, ilahların ilâhını, vâkı’a (kıyamet) gününün yegâne mâlikini (bütün noksan sıfatlardan tenzih ve) tesbîh ederiz ki o çok acıyandır. Ziyade bağışlayandır, hiç acele etmeyendir, şükürleri hakkıyla kabul edendir.
O büyük ‘Arş’ın Rabbi Allâh’a hamdolsun. O evveli olmayan, ezelî olan, ‘Arş’ın ve göklerin yara­tıcısı, rahmetli padişaha hamdolsun ki o, hakkıyla işiten ve ziyade bilendir. Tevbeleri kabul eden, iyi amellere teşekkür eden ve acele ceza vermeyendir, en öncedir, en sonradır, (eserleriyle) görünendir, (Zâtıyla) gizlidir, süreklidir. Hayvanlara rızık verendir, lütuf sahibidir, belaları engelleyendir, hastala­ra şifa verir, hatâkârları bağışlar, (günah işleyip) kaçanları (hemen cezaya çarptırmayıp) görmezden gelir, sâlih kullları sever, nadim (pişman) kullarının tevbesini kabul eder, günahkârların suçlarını) örter ve korkanlara güvence verir.
Biz Seni teşbih ederiz, Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Sen kerem sahibisin, ibadet olunmayı hak edensin, hataları çokça bağışlayansın, ayıpları örtensin, şükürleri kabul edensin, ceza vermekte acele etmezsin, (her şeyin sınırlarını ve) hadleri (ni) bilensin, otları ve ağaçları yerden bitirensin, (toprağa atılan) tanelerin (çürümeyip yeşermelerinin) sahibisin. Mahlûkattan müstağnisin (ihtiyaçsızsın), rızıkları taksim edensin, gayb (gizli)leri çok iyi bilensin.
Sen öyle bir Zâtsın ki mislin (benzerin) yoktur. Senin böyle olduğun şahitlidir (ispatlıdır), gizli-yi-âşikârı ve kalplerde (gizli) olanları bilirsin, günahlarda boğulduktan sonra âsîleri affeden Sensin, Sen ki her şeyi kudretinle yarattın ve nihayet her şey mensûbiyetiyle (tâbi olduğu ve bağlı bulunduğu dîne ve imama göre) Sana dönecektir.
Sen benim günahımı mağfiret et ve hacetimi yerine getir, nitekim Sen ‘Bana dua edin size icabet edeyim’ buyurdun, Senin vaadin (sözün) doğrulanmıştır, Sen beni sıkıntıdan, dertten, darlıktan, zor­luktan, zahmetten ve meşakkatten kurtar. Sen her belaya düşenin yardımcısısın, Sen ki ‘Rahmetim­den ümit kesmeyin’ buyurdun ve Sen bu sözünde asla yalanlanmadın. Sen beni dünya âfetlerinden, mahşerin ve kabirlerin korkusundan muhafaza eyle. Ey benim Mevlâm! Sen beni dünyada ve vaad edilmiş olan (kıyamet) gün(ün)de yaratıklarının gözü önünde rezil etme.
Allâh-ım! Sen en büyüksün. Allâh-ım! Sen en büyüksün. Allâh-ım! Sen en büyüksün. Allâh-ım! Sen en büyüksün. Allâh-ım! Sen en büyüksün. Allâh-ım! Sen en büyüksün. Allâh-ım! Sen en büyüksün. Tekbir Sana mahsustur, Allâh-ım! Sana çokça hamdolsun. Senin zıddın yoktur, Senin ortağın yoktur. Senin benzerin yoktur, Senin nihayetin yoktur, Senin sınırların yoktur, Senin mislin yoktur. Senin dengin yoktur, mülkünde Senin şerîkin yoktur, Senin vezirin yoktur.
Yâ ‘Azîz, Yâ ‘Azîz, Yâ ‘Azîz (ey ulu ve kavî)! Yâ Allâh, Yâ Allâh, Yâ Allâh! Senden umduğum şey­leri (nasıl elde edeceğimi) rüyamda bana göstermeni Senden istiyorum. Benim günahlarımı mağfiret ederek bana ikramda bulun, şüphesiz ki Sen dilediğin her şeye güç yetirensin. Ey azametli ve büyük olan Allâh-ım! Senin yardımın olmadan hiçbir günahtan dönüş ve hiçbir ibâdete kuvvet yoktur.
Yâ Hannân (ey çok acıyan)! Yâ Mennân (ey çok bağış yapan)! Yâ Burhan (ey yol gösteren)! Ey celâl, cemâl, behâ, azamet, sena (övgü) ve ikram (heybet, iyilik, güzellik, büyüklük, övgü ve lütuf) sahibi (olan Allâh-ım!) Şüphesiz ben şehâdet ederim ki Allâh-ü Te’âlâ her şeye hakkıyla gücü yetendir ve şüphesiz Allâh-ü Te’âlâ her şeyi ilmiyle gerçekten kuşatmıştır. Yine şahitlik ederim ki (mekân­dan münezzeh olan) keremli Zâtının hâricinde kalan, Senin Arşının altından yerlerin dibine kadarki tüm mabudlar bâtıldır (kendisine tapınılan her şey boştur). Ben Sana îmân ettim, Senden başka hiçbir ilâh yoktur.
Ey benim Mevlâm! Kıyamet gününün tüm kötülüklerinden ve korkularından beni kurtar. Ben Sen­den cömertliğin, ululuğun, keremin, saltanatın, büyüklüğün, acele etmemen ve bağışlaman hürmeti­ne isterim. 
Yine o gayb ilminde gizlenmiş ve Senin katında yazılmış olup kendisiyle Senden bir şey istendiği zaman kabul etmek Senin üzerine (aldığın bir) hak olan o ismin hürmetine ve yine o büyük, o en büyük ismin, en yüce itibarın hürmeti­ne isterim. 
İyi ya da kötü kimsenin kendilerini geçemeyeceği o kurtarıcı, koruyucu, seçilmiş ve tastamam olan mübarek kelimelerin hürmetine ve bir de:
‘Sen, Kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allansın, teksin, ortaksızsın’ (şeklinde vârid olan) ism-i (âzamı)’n bahsi için Senden dilerim ki Efendimiz Muhammed (sallellâh-ü ‘aleyh-i ve sellem)’e salât edesin ve hacetimi yeri­ne getiresin. Ey acıyanların en merhametlisi! Rahmetinle (bu duamı kabul eyle. Âmîn!)”[*]
[*] Necmü’d-Dîn Ömer en-Nesefî, el-Kand fî zikri Ulemâi Semerkand no:325, sh:204-206. (Lâlegül Aylık İlim-Kültür Ve Fikir Dergisi, Yıl:3, Sayı:36, Şubat 2016 sayısı, sh:94-96.)

BU GECE AY TUTULMASI VAR! NE YAPMALI, GÜNDÜZÜ NE OKUMALI?

BU GECE AY TUTULMASI OLACAK! NE YAPMALIYIZ!

Bu gece ay tutulması yaşanacak. Etkileri çok güçlü bir tutulma olduğu için tutulma anını mutlaka namaz ve dua ile değerlendirmek gerek. 
Ay tutulması namazı iki rek’attır ve bu niyetle kılınır. Sabah namazının sünneti gibi kılınır. Özel bir okuması yok ama ruku ve secdede ama özellikle secdede uzun kalmak çok faydalıdır. 
Tutulma 19.52 de başlayacak. Tam tutulma anı 21.54, bitişi 23.56. Namazı özellikle 21.50/22.10 arasına denk getirelim. 
Gün boyu “Estağfirullah el azim, el Kerim, ellezi la ilahe illa hüvel hayyul kayyumü ve etübü İleyh sübhaneh”
“La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minezzalimin.”
“Hasbünallah ve nimel vekil. Nimel Mevla ve nimen nasir. Gufraneke Rabbena ve ileykel mesır.” dualarını ve salatı Tüncinayı bol bol okuyalım. 
Ülkemiz açısından sıkıntılı şeylere sebep olabilecek bir tutulma olduğu için dua ederken özellikle “Rabbim düşmanlarımızı, birbirine düşür. Birbiriyle uğraşsınlar, bizimle uğraşmaya fırsat bulamasınlar. Planlarını başlarına çevir.” diye dua edelim mutlaka. 
Bugün mümkünse dışarı çıkmamakta, özellikle güneş battıktan sonra evde olmakta yarar var. Tutulma ülkemizden de gözlemlenecek ama seyretmemek, o vakti namaz ve dua ile geçirmek gerekir çünkü Rasülullah efendimiz asm öyle yapmıştır. 
Dua ederken çocuklarınıza da dua ettirin veya duanıza amin desinler.
Korkunun ecele faydası yok biliyorsunuz. Böyle göksel hadiseler yağmur duası özel dua vaktidir. Gereği de namaz, dua ve def-i bela niyetiyle sadaka vermektir. 
Rabbim anın hayrından istifademizi bol kılsın, şerrinden de bizi ve tüm İslam alemini muhafaza etsin. Amin.

Alıntı

Bir kıssa-Günahlarımız hakkında ibretlik bir kıssa

Şeyh hz şöyle bir kıssa anlatır.
Bir gün bir murid, seyhinin arkasında yürürken, temiz ve bembeyaz elbiselerinin çamura girmemesi için çok dikkat ediyormuş. Bir süre ilerledikten sonra birden muridin ayaklarının kenarindan elbisesine çamur sıçrar. Murid, ” Nasıl olsa kirlendi artık” diyerek, çamura hiç aldırış etmemeye başlamış. Bir süre sonra temiz elbisesi tamamen çamur olmuş. Şeyhi arkasına döner, muridinin o durumunu görünce muridine şöyle der.

“Senin halini, günaha girmemek için çok çabalayan, ardından bir gunah istedikten sonra artık bulaştim bir kere diyerek şeytanın vesvesesiyle kendini daha fazla gunaha batiran kisinin haline benzettim. Nasıl ki sen artık bu kadar çamura aldırış etmiyorsan, günahkar kiside artık kalbi katilasir, eskiden haram bir yana dursun, bir mekruh bile islemeye Allahtan korkan ve kalbi titreyen bu kişi artık onca harama rağmen kabinde en ufak bir titreme olmaz.”

Nafile namaz kılmak ve niyet hakkında…

Önemlidir!
Nafile Namaz Kılmak ve Niyet hakkında…
Nafile namazlar için niyet: Bunlarda sadece namaza niyet etmek kafidir.

Örneğin “Niyet ettim Allah rızası için namaz kılmaya.” diye niyet etmesi yeterlidir.

Veya Allah rızası için nafile namaza niyet ederek “Allahü Ekber” diye namaza başlanır. 
Nafile namazlarda sadece namaza niyet etmek kafidir. Ancak teravih namazı için: “Teravih namazını veya vaktin sünnetini kılmaya niyet ettim” demelidir, ihtiyat olan budur.” Örneğin bir kimse iki rekatlık teheccüd namazını kılmak için: “Niyet ettim Allah rızası için teheccüd namazını kılmaya.” diye niyet etmesi yeterlidir. Ancak iki rekat olan sabah namazının farzını kılmaya niyet ederken ise: “Niyet ettim Allah rızası için bugünkü sabah namazının farzını (ve ya sünnetini) kılmaya.” diye niyet ederek vakti belirtmesi gerekmektedir. Ancak rekat belirtmeye gerek yoktur. (Ömer Nasuhi Bilmen Büyük İslam İlmihali )
Tekellüf yani zorakilik-bitkinlikten kaçınılmak sûretiyle nafile namaz da kılınmalıdır. Ancak üzerinde kaza namazı bulunan kimselerin bu gibi mübarek gecelerde nafile namaz yerine kaza namazı kılmaları daha yerinde olur. Bu sebeple kaza namazı olan kimseler bol bol kaza namazı kılmalı ve bu gecelerde kılınacak bütün nafile namazları, kaza namazı olarak niyetlenmeli ve öylece kılmalıdırlar.

Üzerinde kaza namazı olan kimseler, şu kadar rekat nafile namazı(mesela 12 rekat nafile namaz)kaza niyeti ile kılmaları daha güzel olur. Mesela kılamadıkları sabah namazını kaza edebilirler. Hem geceyi ihya etmiş olurlar, hem de altı sabah namazı borcunu ödemiş olurlar. Rabbim kabul eylesin. Amin.