SINAV, IMTIHAN, BAŞARMAK, HEYECANLANMAMAK, AKLIN ARTMASI, EZBER GÜCÜ ARTMASI, EZBERLEDIĞINI UNUTMAMAK, HAFIZAYI/ZEKAYI AÇMAK-KUVVETLENDIRMEK, OKUDUĞUNU/DINLEDIĞINI BIR HARF UNUTMAMAK, UNUTKANLIKTAN KURTULMAK, ZIHNI KAPALI OLANA/KOLAY UNUTANA/ANLAMAKTA GÜÇLÜK ÇEKENE REÇETELER

SINAV, IMTIHAN, BAŞARMAK, HEYECANLANMAMAK, AKLIN ARTMASI, EZBER GÜCÜ ARTMASI, EZBERLEDIĞINI UNUTMAMAK, HAFIZAYI/ZEKAYI AÇMAK-KUVVETLENDIRMEK, OKUDUĞUNU/DINLEDIĞINI BIR HARF UNUTMAMAK, UNUTKANLIKTAN KURTULMAK, ZIHNI KAPALI OLANA/KOLAY UNUTANA/ANLAMAKTA GÜÇLÜK ÇEKENE REÇETELER

İMTİHANDA BAŞARMAK VE HEYECANLANMAMAK İÇİN REÇETE

İMTİHANDA BAŞARMAK VE HEYECANLANMAMAK İÇİN REÇETE

ALİ İMRAN SURESİ 198-199-200. AYETİ KERİMELER İMTİHANI OLANLARIN OKUYACAĞI AYETİ KERİMELERDİR.
VE ZİHİN AÇIKLIĞI İÇİN DE ŞU TESBİHİ ÇEKMELİ:

RABBİ ZİDNI İLMEN VE FEHMA

Meali:ALLAHIM İLMİMİ VE ANLAYIŞIMI ARTTIR
Merhûm Prof. Dr. Mahmud Es’ad Coşan rha. Hocaefendi, mübârek elleriyle yazdığı bu âyet-i kerimeyi imtihanda başarılı olmak ve heyecanlanmamak için 71 defa okumayı tavsiye etmiştir.

İmtihana girecek kardeşlerimize bir hâtıra ve hediye olarak takdîm ediyoruz:
İMTİHANDA BAŞARI VE HEYECANLANMAMAK İÇİN
بسم الله الرحمن الرحيم

والله غالب علي أمره
Bismillahirrahmânirrahîm

Vallahü ğâlibün alâ emrihî
71 defa okunacak.
Allah zihin açıklığı versin
Ayrıca;
ALİ İMRAN SURESİ 198-199-200. AYETİ KERİMELER İMTİHANI OLANLARIN OKUYACAĞI AYETİ KERİMELERDİR.
VE ZİHİN AÇIKLIĞI İÇİN DE ŞU TESBİHİ ÇEKMELİ:

RABBİ ZİDNI İLMEN VE FEHMA

Meali:ALLAHIM İLMİMİ VE ANLAYIŞIMI ARTTIR
Not; Yetişkin olanlar kendi okur veya okutur, küçük çocuklara az miktar bir suya okuyup birkaç yudum içirebilirsiniz.

Bunlara da tıklayınız

Hafıza ve zekayı kuvvetlendirmek için

Hafızayı açmak için

Hafızayı güçlendirmek için

Zihni kapalı, kolay unutan, anlamakta güçlük çeken

Okuduğunu dinlediğini bir harf bile unutmamak, güçlü hafıza için

Sınavlarda başarılı olmak için okunacaklar

Zekasının artmasını isteyen, unutkanlıktan kurtulmak isteyene reçete

Akıl anlayışın artması

Ezberlediğini unutmamak için

Ezber gücü olmayanın ezber gücünün artması için

İŞTE BESMELE NEDEN MUCİZE ÖĞRENİN! HEP SÖYLEYİN! HER ŞEY İÇİN SÖYLEYİN! ŞİFA İÇİN-BAŞLANILAN HER İŞ İÇİN-SIKINTI İÇİN…

İŞTE BESMELE NEDEN MUCİZE ÖĞRENİN!HEP SÖYLEYİN!

HER ŞEY İÇİN SÖYLEYİN!

ŞİFA İÇİN

BAŞLANILAN HER İŞ İÇİN

SIKINTI İÇİN…
Cenâb-ı Allah’ın üç bin (3000) ismi vardır, dediler. Cenâb-ı Allah, üç bin isminden bin tanesini Meleklere öğretti, onlardan başkası bilmez. Bin tanesini Peygamberlere öğretti, onlardan başkası bilmez. Üç yüz tanesi Tevrât’da, üç yüz tanesi Incîl’de, üç yüz tanesi Zebur’da, doksan dokuz tanesi Kur’an-ı Kerim’de mevcuttur. Bir tanesini Cenâb-ı Allah, kendine ayırdı.

Sonra bu üç bin ismin manası (besmelede bulunan) bu üç isim Allah, Rahman ve Rahîm’de vardır. Kim besmeleyi öğrenir ve söylerse, sanki Cenâb-ı Allah’ın bütün isimlerini zikretmiş gibi olur.

İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan 1/41

Kalpleri birbirine ısındırma, kendini sevdirme, kalpleri cezbetme duası (maksad hasıl olana dek günde 10 defa)




Kalpleri birbirine ısındırma, kendini sevdirme, kalpleri cezbetme duası (maksad hasıl olana dek günde 10 defa)Şeyh-i Ekber Muhyiddîn İbni Arabî (Kuddise sirruhû)’ya ait olan bu duayı günde on kere okuyanın sevgisinin kalplere yerleştirileceği Ahmed Ziyâeddîn Gümüşhânevî (Kuddisesirruhü)ya ait “Mecmû’atü’l-ahzâb” isimli eserde zikredilmiştir.
Bu fakir kardeşiniz hakkında zuhur eden muhabbet ve kabul biiznillah ve bihimmeti Şeyhî ve evliyâillâh (Allah-u Te’âlâ’nın, Şeyhim’in ve Allah’ın veli kullarinin izniyle) bu duanın eseridir. Rabbim hayırlara kullanmayı ve ahyâr (hayırlılar) tarafından sevilmeyi müyesser eylesin. Âmîn!

Bu dua şöyledir:

Bismillahirrahmanirrahim

Allahumme sehhir lî ve meyyil lî, veczib lî, ve leyyillî kulûbe ibâdike ecmaîne minel cinni vel ins, veclib lî havâtirahum bil mehabbetiddâimeti kâimeti aleddevâmi bi devâmilleyli vennehâr, ente mukallibul kulûbi vel ebsâr, ya azîzu ya gaffâr! ya celîlu ya cebbâr! ya muînu ya settâr! unsurnî nasran azîze, vefteh lî fetham mubiyne, vehzul cemîa e’dâi hizlâ nen kebîra, feddemernâhum tedmîra, ve sallallahu ala seyyidina muhammediv ve ala âlihi ve sahbihi ve sellem

Manası;

Bismillahirrahmanirrahim

“Ey Allah! Cinlerden ve insanlardan oluşan tüm kullarının kalplerini bana musahhar eyle. Bana meyilli, cezbeli ve yumuşak eyle. Gece ve gündüz devam ettikçe dâim ve kâim olan bir muhabbete tüm kullarının akıl ve fikirlerini bana celbeyle.

Nitekim kalpleri (istediği tarafa) çeviren ancak Sensin. Ey izzet sahibi! Ey çok bağışlayan! Ey çok yüce! Ey istediğini zorla da olsa yaptıran! Ey yardım eden! Ey çok örten! Bana güçlü bir yardımla yardım et. Aşikâr bir fetih müyesser eyle. Tüm düşmanlarımı ‘Biz onları tam bir ihlâk ile helâk ettik’ (isra Sûresi; 6’dan) (kavli şerîfinin izzetiyle) cümle düşmanlarımı kahreyle. Allah-u Teâlâ Efendimiz Muhammed’e ve âli ashâbına salât-ü selâm eyleye.”

“Mücerrebât-ı Senûsiyye”de muteallim olduğum vechile; bu dua ile irtibatlı olarak şu ayet-i kerimeleri çokça okuyan kişi bütün kalplerde sevgili kılınır ve kalpler ona musahhar olur. 

Âyet-i kerîmeler şunlardır:

Ya eyyuhellezine âmenû lâ tekûnû kellezîne âzev mûsâ febberra ehullahu mimmâ kâlû ve kâne indallahi vecîhâ,

“Ey iman etmiş olan kimseler! Mûsâ’ya eziyet etmiş olan o kişiler gibi (siz de peygamberimi üzenler arasında) olmayın. Nihayet Allah onu onların söylemiş oldukları şeyden temize çıkarmıştı. (Mûsa (Aıeyhisselâmı), Allah (ile mükalemeşerefine ermiş, duası makbul ve O’nun) katında değeri yüksek bir kimseydi.”(Ahzâb Sûresi:69)

Ve elkaytu aleyke muhabbetem minnî

“Ben sana Kendimden bır sevgi bıraktım.” (Tâhâ Sûresi:39’dan)

Yuhibbûnehum ke hubbillahi vellezine âmenû eşeddu hubbel lillah 

“Allâh’ı sever gibi onları severler. O inanmış olan kimseler ise Allah’a karşı sevgi bakımından daha güçlüdür(ler).”(Bakara Sûresi:165’den)

Vel kâzimînel ǧayza vel âfîne aninnâsi vallahu yuhibbul muhsinîn

“Bir de öfkelerini tutanlar ve insanlardan (kusurlarını) affedenler (işte sonsuz cennetler ve bitmez tükenmez nimetler onları beklemektedir). Allah güzel davranışta bulunan bu kulları sever (ve kendilerini mükâfatlandırır).” (Âli Imrân Sûresi: 114’den)

E ve men kâne meyten fe ahyeynâhu ve cealnâ lehu nûran yemşî bihî fîn nâsi ke men meseluhu fîz zulumâti leyse bi hâricin minhâ, 
“O kimse ki (kâfirlik döneminde) ölü (gibi) biriyken Biz (iman nasip ederek) onu diriltmişiz ve ona (yakînî) bir (iman) nur(u) vermişizdir ki, o onunla birlikte insanlar arasında (güvenli ve aydınlatıcı bir şekilde) dolaşmaktadır. (Böyle biri) hiç o kimseye benzer mi ki, onun durumu (kâfirlik, cehalet ve basîret körlüğü gibi türlü türlü) öyle büyük karanlıklar içerisinde (bocalayıp kalmış kişinin hali gibi)dir ki, o onların içinden asla çıkacak biri değildir.” (En’âm Sûresi:122’den)
..,fe lemmâ raeynehû ekbernehu ve katta’ne eydiyehunne ve kulne hâşe lillâhi mâ hâzâ beşerâ(beşeren),in hâzâ illâ melekun kerîm
“Kadınlar onu (Yûsuf (Aleyhısselâm)ı) gördüklerinde, kendisini(n eşsiz güzelliğinden dehşete kapılarak onu gözlerinde) büyüttüler de, (onun cemâli karşısında kendilerine hakim olamayıp) ellerini iyice kestiler(se de, hiçbir acı bile hissetmediler) ve (böyle bir insan olamayacağını düşünerek): ‘Tenzih olsun Allah’a! (Böyle bir güzeli yaratmaya Kadir olan Allah-u Te’âlâ acziyetten ne kadar uzaktır.) Bu kişi beşer olamaz (Olsa olsa) bu ancak pek değerli bir melektir’ dediler. (Yûsuf Sûresi 31’den)

Ve kulilhamdulillahillezî lem yettehiz ve ledev velem yekullehû şerîkun fil mulki velem yekullehû veliyyum minezzulli ve kebbirhu tekbîrâ

“(Habibim!) `Bütün hamdler O Allah’a mahsustur ki, O hiçbir çocuk edinmemiştir, mülkte Kendisi için hiçbir ortak mevcut olmamıştır, (güçsüz bir duruma

düşmekten münezzeh olduğu için) Kendisini acizlikten koruyanı da bulunmamıştır’ de ve (yine de hakkıyla Kendisine tâzimde bulunamadığını itiraf etmek üzere) O’nu iyice yücelterek büyüklükle vasıfla.” (İsrâ Sûresi: 111)

Bütün tertip de hapishanede amel ettiğim ve eserini gördüğüm mübarek bir virttir. Rabbim cümlemizi sevdiklerine sevdirsin. Âmîn!

Ahmet Mahmut Ünlü(Rabbim kendisinden razı olsun, ilmine kuvvet versin)

Kaynak:Lalegül Dergisi Mart 2013 sayısı

                     *****

Ayrıca Cübbeli Ahmet Hocamız videosunda bu duayı az değişik olarak okumuş. Bunuda aşağıda yazdık. Neticede dua olduğu için siz hangisini dilerseniz onu okuyun. Yukarıdaki; dergide yazılan şeklidir. 

Dua
Bismillahirrahmanirrahim

Allahumme sehhir lî ve meyyil lî, veczib lî kulûbe ibâdike ecmaîne minel insi vel cinni veclib lî havâtirahum bil mehabbetiddâimeti kâimeti aleddevâmi bi devâmilleyli vennehâr, ente mukallibul kulûbi vel ebsâr, ya azîzu ya gaffâr! ya celîlu ya cebbâr! ya muînu ya settâr! unsurnî nasran azîze, vefteh lî fetham mubiyne, vehzul e’dâi hizlâ nen kebîra, feddemernâhum tedmîra, birahmetike ya erhamer-rahımine ve selamün alel mürseliyn. Vel hamdü lillahi rabbil alemin. Amin!

Manası

Bismillahirrahmanirrahim

Allah’ım! İnsanlardan ve cinlerden bütün kullarının kalplerini bana musahhar et, onları bana meylettir, bana yönlendir. Onların duygularını -gece-gündüz devam ettiği sürece devam eden- sürekli bir sevgiyle bana celpet / yönelt. Kalpleri ve gözleri evirip çeviren sensin. Ey izzetli Aziz, bağışlayıcı Gaffar, mehabet sahibi Celil, her şeyin üstesinden gelen / kırık kalpleri onaran Cebbar, kullarına yardım eden Muîn, kusurları örten Settar! Ne olur, bana güçlüce yardım et, bana açık bir zafer ver, düşmanlarımı büyük bir yenilgiyle perişan et, Onları “Biz onları yerle bir ettik” (ayetinde buyurduğun gibi yap)! Bütün bunları o sonsuz rahmetinle gerçekleştir, ey merhametlilerin en merhametlisi! Allah’ın elçilerine selam olsun, Rabbu’l-âlemin olan Allah’a hamdü senalar olsun. Amin! (bu dualarımı kabul buyur!)

Bir kıssa-TAM KIRK YIL; AĞZINDAN ALLAHIN GAZABINA UĞRATICAK BİR SÖZ ÇIKAR KORKUSUYLA; SADECE KUR’AN AYETLERİYLE KONUŞAN KADIN(Bu kıssanın bitmesini istemeyeceksiniz!)

TAM KIRK YIL; AĞZINDAN ALLAHIN GAZABINA UĞRATICAK BİR SÖZ ÇIKAR KORKUSUYLA; SADECE KUR’AN AYETLERİYLE KONUŞAN KADIN
Bu kıssanın bitmesini istemeyeceksiniz!
——————————————–
Abdullah İbni Mübarek rahimehullah anlatır:

 

Hacca gidiyordum. Yol üzerinde bir yerden geçerken tek başına yolculuk yapan bir kadınla karşılaştım. Ona selam verdim. Ancak kadın selamımı:

 

سَلَامٌ قَوْلًا مِنْ رَبٍّ رَحٖيمٍ

 

“Çok merhametli Rabb’den bir söz olarak onlara selam vardır.” (36/Yasin, 58) ayetini okuyarak aldı.

 

— Buralarda ne yapıyorsun? diye sordum. Sorumu:

 

مَنْ يُضْلِلِ اللَّهُ فَلَا هَادِيَ لَهُ

 

“Allah kimi şaşırtmışsa onu doğru yola getirecek yoktur.” 

(7/Âraf, 186) ayetini okuyarak cevapladı. Yolunu kaybettiğini anladım ve nereye gitmek istediğini sordum. Yine soruma:

 

سُبْحَانَ الَّذِي أَسْرَى بِعَبْدِهِ لَيْلًا مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ إِلَى الْمَسْجِدِ الْأَقْصَى

 

“Bir gece kulu Muhammedi Mescid-i Haram’dan, Mescid-i Aksa’ya götüren (o zat) bütün eksikliklerden uzaktır!” 

(17/İsra, 1) ayetiyle karşılık verdi. Anladım ki, haccını tamamlamış, Kudüs’e gidiyor.

 

— Ne zamandan beri böyle yolunu kaybettin? dedim.

 

ثَلاَثَ لَيَالٍ سَوِيّاً

 

“Tam üç gündür.”

 (19/Meryem, 10) dedi.

 

— Yanında yiyecek bir şeylerin de yok, dedim.

 

هُوَ يُطْعِمُنِي وَيَسْقِينِ

 

“O’dur beni yediren ve içiren.” (26/Şuara, 79) ayetini okudu.

 

— Peki, ne ile abdest alıyorsun? dedim.

 

فَلَمْ تَجِدُواْ مَآءً فَتَيَمّمُواْ صَعِيداً طَيّباً

 

“Eğer su bulamazsanız temiz toprakla teyemmüm edin.” 

(4/Nisa, 43) ayetini okuyarak cevap verdi.

 

— Yanımda yiyecek-içecek bir şeyler var. (İstersen verebilirim) dedim.

 

ثُمّ أَتِمّواْ الصّيَامَ إِلَى الّليْلِ

 

“Sonra gece girinceye kadar orucu tamamlayın.” 

(2/Bakara, 187) ayetiyle karşılık verdi. (Oruçlu olduğunu anladım.)

 

— İçinde bulunduğumuz zaman dilimi Ramazan ayı değil ki, dedim. Buna karşılık:

 

وَمَن تَطَوّعَ خَيْراً فَإِنّ اللّهَ شَاكِرٌ عَلِيمٌ

 

“Her kim de, farz olmadığı hâlde gönlünden koparak bir hayır işlerse, hiç şüphe yok ki Allah şükrün karşılığını veren ve her şeyi bilendir.” 

(2/Bakara, 158) ayetiyle cevap verdi.

 

— Yolculukta orucu bozmamız bize caiz kılınmıştır, dedim.

 

وَأَن تَصُومُواْ خَيْرٌ لّكُمْ إِن كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ

 

“Eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.” 

(2/Bakara, 184) dedi.

 

— Neden benim gibi konuşmuyorsun, dedim.

 

ما يَلْفِظُ مِن قَوْلٍ إِلاّ لَدَيْهِ رَقِيبٌ عَتِيدٌ

 

“İnsanın ağzından çıkan bir tek söz olmaz ki, yanında (onun söylediğini ve yaptığını kaydeden) hazır bir gözcü olmasın.” 

(50/Kaf, 18) ayetini okudu.

 

— Hangi kabileden olduğunu sordum.

 

وَلاَ تَقْفُ مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ إِنّ السّمْعَ وَالْبَصَرَ وَالْفُؤَادَ كُلّ أُولَئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْؤُولاً

 

“Bilmediğin şeyin peşine düşme! Çünkü kulak, göz ve gönül/kalp (gibi azaların) hepsi de sorguya çekilecektir.” 

(17/İsra, 36) ayetiyle cevap verdi.

 

Hata ettiğimi, dolayısıyla kusura bakmayıp hakkını helal etmesini istedim.

 

قَالَ لاَ تَثْرَيبَ عَلَيْكُمُ الْيَوْمَ يَغْفِرُ اللّهُ لَكُمْ

 

“Bugün size hiçbir kınama yoktur. Allah sizi affetsin.” 

(12/Yusuf, 92) ayetiyle cevap verdi.

 

Kendisine, deveme bindirip kafilesine ulaştırma teklifinde bulundum.

 

وَمَا تَفْعَلُواْ مِنْ خَيْرٍ يَعْلَمْهُ اللّهُ

 

“Hayır olarak daha ne yaparsanız Allah muhakkak onu bilir.” 

(2/Bakara, 215) ayetiyle mukabelede bulundu.

 

Devemi yanına getirdim. Tam binecekken:

 

قُلْ لّلْمُؤْمِنِينَ يَغُضّواْ مِنْ أَبْصَارِهِمْ

 

“Mümin erkeklere bakışlarını kısmalarını söyle.” 

(24/Nur, 30) ayetini okudu. Ben de gözlerimi başka tarafa çevirdim. Tam bineceği sıra deve ürküp kaçtı, bu arada elbisesi de birazcık yırtıldı.

 

وَمَآ أَصَابَكُمْ مّن مّصِيبَةٍ فَبِمَا كَسَبَتْ أَيْدِيكُمْ

 

“Başınıza gelen her musibet, işlediğiniz günahlar sebebiyledir.”

 (42/Şûra, 30) ayetini mırıldandı.

 

Biraz sabretmesini ve devesini tutup bağlayacağımı söyleyince,

 

فَفَهّمْنَاهَا سُلَيْمَانَ

 

“Biz o mesel enin hükmünü Süleyman’a kavrattık.” 

(21/Enbiya, 79) ayetini okuyarak, deveyi sevk etme konusunda benim daha başarılı olduğumu ima etti.

 

Peşinden deveye bindi ve:

 

سُبْحَانَ الّذِي سَخّرَ لَنَا هَذَا وَمَا كُنّا لَهُ مُقْرِنِينَ وَإِنَّا إِلَى رَبِّنَا لَمُنْقَلِبُونَ

 

“Bunları bizim hizmetimize veren Allah t
üm eksik
liklerden uzaktır.

O lutfetmeseydi biz buna güç yetiremezdik. Muhakkak ki biz sonunda Rabb’imize döneceğiz.” 

(43/Zuhruf 13, 14) ayetlerini okudu. 

 

Bağırıp çağırarak deveyi hızlandırdım. Bu defa:

 

وَاقْصِدْ فِي مَشْيِكَ وَاغْضُضْ مِن صَوْتِكَ

 

“Yürürken ölçülü yürü, konuşurken de sesini kıs!” 

(31/Lokman, 19) mukabelesinde bulundu. 

 

Yürürken şiir okumaya başladım. Bu kez:

 

فَاقْرَءُواْ مَا تَيَسّرَ مِنَ الْقُرْآنِ

 

“Artık Kur’ân’dan kolayınıza geleni okuyun.” 

(73/Müzzemmil, 20) ayetini okudu.

 

— Şiir okumak haram değil ki, deyince:

 

وَمَا يَذّكّرُ إِلاّ أُوْلُواْ الألْبَابِ

 

“Ancak gerçek akıl sahipleri öğüt alırlar.” 

(2/Bakara, 269) ayetiyle cevap verdi. 

 

Bir süre yolculuğa devam ettikten sonra, evli olup-olmadığını sordum.

 

يَأَيّهَا الّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَسْأَلُواْ عَنْ أَشْيَآءَ إِن تُبْدَ لَكُمْ تَسُؤْكُمْ

 

“Ey iman edenler! Açıklandığı takdirde hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın!” 

(5/Maide, 101) ayetiyle cevap verdi.

 

Derken bu hanımın kafilesine arkadan yetiştik. Kendisine kafile içinde kimsesinin olup-olmadığını sordum. Bana:

 

الْمَالُ وَالْبَنُونَ زِينَةُ الْحَيَاةِ الدّنْيَا

 

“Mal ve çocuklar, dünya hayatının süsüdür.” 

(18/Kehf, 46) dedi. Anladım ki çocukları var.

 

— Onların hacda işleri ne? diye sordum.

 

وَعَلامَاتٍ وَبِالنّجْمِ هُمْ يَهْتَدُونَ

 

“O Allah nice alametler yaratmıştır ve o insanlar yıldızlarla yol bulurlar.” 

(16/Nahl, 16) dedi. Anladım ki, çocukları yol bulma işi/rehberlik yapıyorlar.

 

— Onların isimlerini sordum.

 

وَاتّخَذَ اللّهُ إِبْرَاهِيمَ خَلِيلاً

 

“Allah İbrahim’i dost edinmiştir.”, (4/Nisa, 125)

 

وَكَلّمَ اللّهُ مُوسَىَ تَكْلِيماً

 

“Allah Musa’yla konuşmuştur.” (4/Nisa, 164) ve:

 

يَيَحْيَىَ خُذِ الْكِتَابَ بِقُوّةٍ

 

“Ey Yahya! Kitaba kuvvetle sarıl.” 

(19/Meryem, 12) ayetlerini okudu. 

 

— Ey İbrahim, ey Musa, ey Yahya! diye kafileye doğru seslendim. Nur yüzlü üç genç ‘Buyur!’ diyerek çıkageldiler. Kadın onlara para verdi ve:

 

فَابْعَثُواْ أَحَدَكُمْ بِوَرِقِكُمْ هَذِهِ إِلَىَ الْمَدِينَةِ فَلْيَنْظُرْ أَيّهَآ أَزْكَىَ طَعَاماً فَلْيَأْتِكُمْ بِرِزْقٍ مّنْهُ

 

“Şu akçeyle içinizden birini şehre gönderin de, baksın hangi yiyecek daha hoş ve helal ise ondan size azık getirsin.” 

(18/Kehf, 19) dedi. Gençler gittiler, yiyeceği getirince bana:

 

كُلُواْ وَاشْرَبُواْ هَنِيئَاً بِمَآ أَسْلَفْتُمْ فِي الأيّامِ الْخَالِيَةِ

 

“Geçmiş günlerinizde yaptığınız güzel işlerden dolayı afiyetle yiyin, için!” 

(69/Hakka, 24) dedi. 

 

Bütün bu gördüklerim karşısında gençlere:

 

— Şayet annenizin bu durumunu bana söylemezseniz, bu yemekten asla yemem! dedim.

 

Gençler dediler ki:

 

— Annemiz, ağzından Allah’ın gazabını çekecek yanlış bir söz çıkar korkusuyla tam kırk yıldır bu şekilde sadece Kur’ân’la konuşur. Bunun üzerine ben de:

 

ذَلِكَ فَضْلُ اللّهِ يُؤْتِيهِ مَن يَشَآءُ وَاللّهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظِيم

 

“Bu, Allah’ın lütfudur; O, onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.” 

(57/Hakka, 21) dedim.

 

 Cevâhiru’l-Edeb, sf. 261.

10 sure 10 şeyi engeller. Ayrıca 114 surenin fazileti

10 sûre 10 şeyi engeller 

1-Fatiha Suresi: Allah’ın gazabını, 
2-Yasin Suresi: kıyamet günündeki susuzluğu, 
3-Duhan Suresi:kıyametin korku ve dehşetini, 
4-Vakıa Suresi: fakirliği, miskinliği, 
5-Mülk Suresi: kabir azabını, 
6-Kevser Suresi: hasımların kinini, 
7-Kafirun Suresi: ölüm anındaki küfrü, 
8-İhlas Suresi: iki yüzlülüğü, samimiyetsizliği, 
9- Felak Suresi: hased edenlerin hasedini, 
10-Nas Suresi: vesveseyi engeller.
Kur’an bir zırhtır. Bütün hayatımızı muhafaza edip, korur.  Bunu asla unutmayın.
******


114 surenin fazileti
1- Fatiha suresi: yatarken okuyan kimse ölümden başka her türlü kötülükten korunur,

2- Bakara suresi: Ruhi bunalıma karşı 3 defa okunur. Tehlike anında duanın kabul olması için “elif lam mim” ayeti okunur.

3- Âli İmran suresi: Borçtan kurtulmak ve zengin olmak için 3 defa okunur.

4- Nisa suresi: Akrabalar arasındaki anlaşmazlığı ortadan kaldırır.

5- Maide suresi: her türlü zarardan kurtulmak için 7 defa okunur.

6- En’am suresi: istek ve dileğin olması için 7 defa okuyunuz.

7- Araf suresi: dünya ve ahiret mutluluğu için okunur.

8- Enfal suresi: zindandan, iftira ve musibetten kurtulmak için 7 defa okunur.

9- Tevbe suresi: her çeşit şerden kurtulmak için 7 defa okunur, yazılır, asılırsa oraya hırsız girmez.

10- Yunus suresi: bu sureyi taşıyan kimsenin düşmanı hezimete uğrar.

11- Yusuf suresi: izzet ve saadete nail olup, bahtın açılması için okunur.

12- Hud suresi: zalimden intikam için 3 defa okunur.

13- Rad suresi: düşmanın kahrı için okunur.

14- Hicr suresi: ticaretin kazançlı olması için 3 defa okunur.

15- İbrahim suresi: ahlakın güzelleşmesi için okunur.

16- Nahl suresi: azgınlığın ve fesadın kaldırılması için 10 defa okunur.

17- İsra suresi: hilecilerin şerrinden korunmak için okunur. Misk ve safranla yazılarak, dili tutulanlara içirilirse şifa bulur.

18- Kehf suresi: bu sureyi okuyan kimse, fitne ve musibetden kurtulur.

19- Meryem suresi: 41 defa okuyan fakirlikten kurtulur.

20- Taha suresi: 21 defa okuyanın kısmeti açılır.

21- Enbiya suresi: her türlü tehlikeye karşı korur.

22- Hac suresi: mahşerin dehşetinden kurtulmak için okunur.

23- Mü’minun suresi: okuyan kimse imani ve itikadi yönden düzelir, imanın kemaline erer.

24- Nur suresi: okuyan vesveseden kurtulur.

25- Furkan suresi: düşmanın perişan olması için okunur.

26- Şuara suresi: zarardan korunmak için okunur.

27- Neml suresi: okuyan düşman şerrinden korunur.

28- Kasas suresi: azab ve esaretden kurtulmak için okunur.

29- Ankebut suresi: aklı yükselen kimselere okunursa şifa bulur. (1 kere okuyanın hafızası güçlenir) (Çare bulunamayan maddi ve manevi hastalıklara karşı sebeplere sığınıp Ankebüt suresinin 46. ayeti ile Rum suresinin 17-20. ayetleri 72 kere okunmalıdır.)

30- Rum suresi: düşmana galip olmak için okunur.

31- lokman suresi: dahili hastalıklara karşı 7 defa okunur.

32- Secde suresi: yazılarak bir şişe içine konur, evin yüksek bir kenarında saklanırsa her türlü afetten emin olunur.

33- Ahzab suresi: nasip ve kısmetin açılması için 7 defa okunur.

34- Sebe’ suresi: okuyan cin şerrinden emin olur.

35- Fatır suresi: okuyan mahlûkat tarafından sevilir.

36- Yasin suresi: 70 defa okuyan her muradına nail olur.

37- Saffat suresi: okuyanın rızkı çoğalır.

38- Sad suresi: okuyan zarar verici hayvanların şerrinden emin olur.

39- Zümer suresi: okuyan halk içinde aziz ve muhterem olur.

40- Mü’min suresi: kötü insanın şerrinden emin olmak için 7 defa okunur.

41- Fussilet suresi: okuyan yolculuktaki her türlü tehlikeden emin olur.

42- Şura suresi: bu sureyi okuyan hasmını malup eder.

43- Zuhruf suresi: okuyan her muradına erer.

44- Duhan suresi: 3 defa okuyan her dileğini elde eder.

45- Casiye suresi: iftiradan kurtulmak için okunur.

46- Ahkaf suresi: okuyan cin şerrinden emin olur.

47- Muhammed suresi: zarardan kurtulup, saadet için okunur.

48- Fetih suresi: 7 defa okuyan her müşkilini halledip, muradına nail olur.

49- Hucurat suresi: hastalığın şifası için 7 defa okunur.

50- Zariyat suresi: 70 defa okuyan kıtlık görmez.

51- Kaf suresi: Cuma geceleri okuyan ahiret saadetine nail olur.

52- Tur suresi: okuyan hakka yaklaşır.

53- Necm suresi: 21 defa okuyan her muradına erer.

54- Kamer suresi: 70 defa okuyan zalimden kurtulur.

55- Rahman suresi: hayır kapılarının açılması için 70 defa okunur.

56- Vakıa suresi: 41 defa okuyan fakirlik çekmez.

57- Hadid suresi: bunalımdan kurtulmak için 75 defa okunur. (İlk 3 ayet veya sadece 3. Ayet 75 defada okunursa da olur biiznillah)

58- Mücadele suresi: bir avuç toprağa 3 defa okunarak düşman tarafına saçılırsa düşman yenilir.

59- Haşr suresi: 40 gün 40 defa okuyan her muradına nail olur. 

60- Mümtehine suresi: bu sureyi okumaya devam edenler, haramdan korunur borcunu hemen öder.

61- Saf suresi: 70 defa okuyan aile huzursuzluğundan kurtulur.

62- Cuma suresi: helalinden evlenmek isteyen kimse 18 defa okursa nasibi olur.

63- Münafıkun suresi: münafıklıktan kurtulmak için 7 defa okunur.

64- Talak suresi: 3 defa okuyan refikasıyla güzel geçinir.

65- Teğabün suresi: nefes darlığına karşı suya 7 defa okunarak içilmeli.

66- Tahrim suresi: 21 defa okuyanın düşmanı dost olur.

67- İnşikak suresi: doğumun kolay olması için

68- Mülk suresi: 44 defa okuyan her beladan kurtulur. Kabir azabı çekmez.

69- Kalem suresi: şerden korunmak ve her muradına nail olmak için 71 defa okunmalı.

70- Elhakka suresi: ahiret mutluluğuna ermek için 71 defa okunur.

71- Mearic suresi: zafere ermek için 180 defa okunur.

72- Nuh suresi: 1800 defa okuyan düşmanını kahr eder.

73- Mütaffifin suresi: ağlayan çocuğu susturmak için 8 defa okunur.

74- Cin suresi:7 defa okuyan nazardan, sara hastalığından, evhamden şifaya kavuşur.

75- Müzemmil suresi: 40 defa okuyan rızkı ummadığı yerden alır.

76- Müddessir suresi: okuyan nefsi emmarenin vesvesesinden kurtulur.

77- Kıyamet suresi: Cuma günleri okuyan ahiret saadetine nail olur.

78- İnsan suresi: 70 defa okuyan kötü ahlaktan kurtulur.

79- Mürselat suresi: 7 defa okuyan göz hastalığı çekmez.

80- Nebe suresi: ikindiden sonra okuyan dünya ve ahiret saadetine erer.

81- Naziat suresi: her gece okuyan son nefesini kelime-i tevhid ile yapar.

82- Abese suresi: yakîne ermek için 7 defa okunur.

83- Tekvir suresi: müşkillerin halli için 7 defa okunur.

84- İnfitar suresi: her muradına ermek için 21 defa okunur.

85- Leyl suresi: 180 defa okuyan fakirlikten kurtulur.

86- Buruc suresi: fitneci ve hasetçilerin şerrinden kurtulmak için okunur.

87- Tarık suresi: cinlerin şerrinden korunmak için okunur.

88- Fecir suresi: belanın yaklaştırılması için 7 defa okunur.

89- A’ la suresi: 3 defa okuyan seferden selametle döner.

90- Gaşiye suresi: vucuddaki her türlü yelin (gaz sıkıntısı, şikayeti) izalesi için 3 defa okunur.

91- Beled suresi: kıyamette hesabın kolay geçmesi için 7 defa okunur.

92- Şems suresi: her türlü beladan kurtulmak için 41 defa okunur.

93- Duha suresi: okumaya devam edenler bunalım ve sıkıntıdan kurtulur.

94- İnşirah suresi: okuyan kalp sıkıntısından kurtulur.

95- Tin suresi: 7 defa okuyan kötü ahlaktan kurtulur.

96- Alak suresi: 7 defa okuyanın sözü geçerli olur.

97- Kadir suresi: her müşkilin hali için 21 defa okunur.

98- Beyyine suresi: devamlı okuyan kamil insanların makamına erer.

99- Zilzal suresi: 40 bin defa okuyan düşmanını helak eder.

100- Adiyat suresi: 3 defa okuyan nazardan korunur.

101- Karia suresi: her işin intizamı için 100 defa okunur.

102- Tekasür suresi: dünyevi ve uhrevi musibetlerden kurtulmak için günde 3 defa okunur.

103- Asr suresi: iç hastalıkların tedavisi için yazılarak suyu içilir. 70 defada okunur.

104- Hümeze suresi: insanların zemminden ve iftirasından kurtulmak için 21 defa okunur.

105- Fil suresi: akşamla yatsı arasında okuyan kimse her türlü muradına erer.

106- Kureyş suresi: zengin ve güzel ahlaka sahip olmak ve musibetlerden emin olmak için 7 defa okunur.

107- Maun suresi: 41 defa okuyan peygamber efendimizi rüyasında görür.

108- Kevser suresi: 100 defa okuyan muradına nail olur. Peygamber efendimizi rüyasında görür.

109- Kafirun suresi: yatarken okuyan kimse imanı şeytandan korur.

110- Nasr suresi: her muradın Halli için 1000 defa okunur.

111- Tebbet suresi: düşmanın helakı için 1000 defa okunur.

112- İhlas suresi: 100 defa okuyan kamil imana erer, 10 defa okuyanın amel defterine günah yazılmaz, 1000 defa okuyanın vucudu çürümez, 10 000 defa okuyan her murada erer.

113- Felak suresi: sihir ve büyüyü te’sirsiz hale getirmek ve şeytandan korunmak için 41 defa okunur.

114- Nas suresi: cin şerrinden ve evhamdan korunmak için 21 defa okunur.

MEŞÂYİH-I KİRÂM TARAFINDAN TECRÜBE EDİLMİŞ BAZI HAVÂSS-I ‘İZÂM YÂSÎN SÛRESİ HAKKINDA MÜHİM BİR HAVASMeşâyıhın Birçok İsteklerini Kendisiyle Gerçekleştirip Kitaplarında Naklettikleri Yâsin Sûresi’nin Acâyip Bir Terkiple Okunuşu

MÜCERREBAT’TAN MEŞÂYİH-I KİRÂM TARAFINDAN TECRÜBE EDİLMİŞ BAZI HAVÂSS-I ‘İZÂM YÂSÎN SÛRESİ HAKKINDA MÜHİM BİR HAVAS

Meşâyıhın Birçok İsteklerini Kendisiyle Gerçekleştirip Kitaplarında Naklettikleri Yâsin Sûresi’nin Acâyip Bir Terkiple Okunuşu

Not: kırmızı yazılan yerler zikredilen sayı üzere tekrar edilir. Yeşil yazılan yerde ise niyet tutulur. (Biz yazı içinde tekrar yerlerini, sayılarını ve niyet tutacak yerleri belirttik)

MÜCERREBAT osmanlıcada anlamı; Tecrübe olunmuş, Sınanmış, Denemesi yapılmış şeyler.

—————————
Yasin suresi 1. Ayet “Yâ sîn” 7 kez uzatarak okunur. Sonra; okumaya devam edilir.

Yasin suresi 9. ayet(Ve cealnâ min beyni eydîhim sedden ve min halfihim sedden fe agşeynâhum fe hum lâ yubsırûn(yubsırûne) okunduktan sonra alttaki okunur.

Allahümme yâ men nûruhu fî sırrıhi ve sırruhu fî halkıhi ihfazni min eayunin nâzirîne ve kulûbil hâsidîne vel bâğiyne kemâ hafizterrûha fil cesedi inneke alâ kulli şey’in kadiyr.” 

Sonra; okumaya devam edilir. 27. Ayet (“Bimâ gafere lî rabbî ve cealenî minel mukremîn.”) okunduktan sonra;

Allâhümme ekrimnî bi kadâi hâcetiy ve ekrimnî bi tâatike” burada niyet tutulur.Sonra okumaya devam edilir.

37. Ayet okunduktan sonra; 38. ayet (Veşşemsü tecrî limüstekarrin lehâ zâlike takdîrul azîzil alîm) 14 kere edilir. Sonra;

”Allâhümme innî eselüke min fadlikel vâsii ve cûdikessêbiği mâ tuğniyni bihi an cemîı halkıke” 3 kere tekrar edilir. Sonra okunmaya devam edilir.

58. Ayete gelince, 58. Ayet (“Selâmun kavlen min rabbin rahîm”) 16 kere okunur.

Sonra; “Allâhümme sellimnî min âfâtiddünyâ ve fitnetihâ” 16 kere okunur. Sonra okunmaya devam edilir.

Yasin suresi 80. ayet sonuna kadar okunur. Sonra; şöyle devam edilir.

Eveleysellezî halakas semâvâti vel arda bi kâdirin alâ en yahluka mislehum, belâ”(3 kere tekrar edilir)-hemen sonra “belâ vallâhü kâdirun alâ eyyakdiye lî hâcetî ve yuhassile mâ fî damîrî” burada niyet edilir.

Sonra yasin suresi 81. Ayet başından sonuna kadar okunur. Yasin suresi sonuna kadar okunarak bitirilir.

 

ALINTI ŞEYH AHMED ED-DİREBİ .EL MÜCERREBAT SH 15 -16
CÜBBELİ AHMET HOCAMIZIN LALEGÜL DERGİSİNDEN

OKUDUĞUNU, DİNLEDİĞİNİ UNUTMAMAK, HAFIZASININ GÜÇLÜ OLMASINI İSTEMEK, BİR HARF BİLE UNUTMAMAK, İLİM YAPARKEN-ALİM SOHBETİNE GİDERDEN DİNLEDİĞİNİ-ÖĞRENDİĞİNİ UNUTMAMAK İÇİN

OKUDUĞUNU, DİNLEDİĞİNİ UNUTMAMAK, HAFIZASININ GÜÇLÜ OLMASINI İSTEMEK, BİR HARF BİLE UNUTMAMAK, İLİM YAPARKEN-ALİM SOHBETİNE GİDERDEN DİNLEDİĞİNİ-ÖĞRENDİĞİNİ UNUTMAMAK İÇİN

1-) Okuduğunu ve dinlediğini unutmamak için insanlar içinde hafızası en güçlü olmak isteyen kişi
“el-Câmi‘u limefterak min düreri’l-ulûmi’l-fâiza” isimli eserde naklolunduğu üzere; insanlar içerisinde hafızası en güçlü olmak isteyen kişi okuyacağı kitabı eline alırken:

“Allâh’ın ismiyle! Allâh-u Te alâ noksan sıfatlardan münezzehtir. Allâh-u Te alâ ‘dan başka hiç bir ilâh yoktur. O en yüce ve en büyük Allâh-u Te‘âlânın yardımı olmadan hiç bir günahtan dönüş, hiç bir ibâdete de kuvvet yoktur.“ (Bu zikirleri) sonsuzların sonsuzuna ve ebediyyetlerin ebedîliğine kadar yazılacak her harf ve yazı adedince (söylüyorum). Allâh-u Tealâ Efendimiz Muhammed e Ehl-i Beyt’ine salât eylesin ve çokça selam eylesin.”

 “Bismillâhi ve sübhânellâhi ve lâ ilâhe illellâhü velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîmi adede külli harfin ve kitâbin yüktebü ilâ ebedîl âbidiyne ve dehrid dâhirîne  ve sallallâhü teâlâ alâ seyyidinâ muhammedin ve alâ âlihi ve sahbihi ve selleme teslimâ.”

 (Muhammed Fethâ ibni Abdilvâhid es-Sûsî, ed-Dürratül-harîde, 1/153)

******

2-) Okuduklarından bir harf bile unutmak istemeyen kişi
Okuduklarından bir harf bile unutmak istemeyen kişi Allah Allah hoca efendi bir dua ile oluyor mu? Bir dua ile oluyor ama namaz kılarsan oluyor 5 vakit namazı kılmayanın bu dualar tutar mı? Tutmaz havanda su dök. 5 vakit şart bir de haramdan sakınmak. Namahreme bakanların hafızası ne olur. Çok bozuk olur. Kafada hiç bir şey kalmaz. Kafası oraya gitmiş. Ulemanın beyanı veçhile; okuduklarından bir harf bile unutmak istemeyen kişi okumaya başlamadan önce şu duayı okur:

“Ey Allah! Sen bize hikmet kapılarını aç. Sen rahmetinin hazinelerini üzerimize saç ey celâl ve ikram sahihi (kabul et)!”
Okumaya başlamadan önce;
Bismillahirrahmanirrahim.

اللهم افتح لنا ابواب حكمتك وانشر علينا خزاءن رحمتك ياذالجلال والإكرام

Allahümmeftah lenâ ebvâbe hikmetike venşur aleynâ hazâine rahmetike yâ zel celâli vel ikrâm.
(MuhammedFethâ ibni Abdilvâhid es-Sûsî, ed-Dürratul-harîde, 1/153)

******

3) İlim kitaplarını müteala etmek isteyen kişi
el-Buğye isimli eserde zikredildiğine göre; İlim kitaplarını mütalea etmek isteyen kişinin itinâ göstermesi gereken hususlardan biri de okumaya başlamadan önce huzur u kalp ile şöyle demesidir:
“Ey Allâh! Bu kitapta göreceğim şeylerin tümünü, o bilgilere muhtaç olduğum vakit onları benim hıfzıma iade edesin diye Sana emanet ediyorum”İlim kitaplarını müteala etmek isteyen kişinin itina göstermesi gereken hususlardan biri okumaya başlamadan önce huzuru kalp ile şu duayı ediyor ne diyor. Ya Rabbi bu kitapta bakıp görüp okuyacağım bütün ilimleri sana emanet ediyorum.Ne zaman lazım olursa ihtiyaç halinde aklıma getiresin.

اللهم إنى استودعك جميع ما انظره فى هذا الكتاب حتى ترده على فى وقت احتياجي اليه.

Allâhümme innî estevdiuke cemîa mâ enzuruhü fi hazâl kitâbi hattâ teruddehu aleyye fî vaktihtiyâcî ileyhi.

******
4-) Bir alimin sohbetine gidince okunan dua, dinlediğini unutmamak için dua.

Bazı alimler bu duayı Allâh-u Te âlâ’nın fazlıyla hafıza için çok faydalı bulduklarım beyan etmişler, yine böylece bir âlimin sohbetine veya dersine katıldıklarında:
“Ey Allâh! Bu zattan veya bu mecliste istifade edeceğim ilimlerin tümünü, o bilgilere muhtaç olduğum vakit onlar, benim hıfzıma iade edesin diye Sana emanet ediyorum”
Ya Rabbi en muhtaç olduğum nerede ihtiyacım olsun tak aklıma getiresin.
اللهم إني استودعك جميع ما استفيده من هذا السيد او في هذا المجلس حتى ترده علي في وقت احتياجي اليه

Allâhümme innî estevdiuke cemîa mâ estefîduhü min hazasseyyidi ev fî hazal meclisi hattâ teruddehu aleyye fî vaktihtiyâcî ileyhi.
 dedikleri zaman Allâh-u Te âlânın izniyle hafızalar, zayıf olsa da o mecliste dinlediklerini unutmadıklarını bildirmişlerdir.

(Muhammed Fethâ ibni Abdilvâhid es-Sûsî, ed-Dürmtü’l-harîde, 1/153)

*Cennet Mekân Üstadımız Hacı Abdullah Baba Hz.leri böyle sıkıntılı durumlarda (savaş , düşman istilası)*100 ihlâsı şerif okumayı tavsiye etmiş ve*Ruslara karşı İslam adına savaşan Şeyh Şamil Hz.leri ile Seydişehirli Abdullah Efendi arasında geçen ibretlik hadiseyi bizlere şöyle nakletmiştir;*

*Araştırmacı Yazar Nuri KÖROĞLU yazıyor* 

*Cennet Mekân Üstadımız Hacı Abdullah Baba Hz.leri böyle sıkıntılı durumlarda (savaş , düşman istilası)*

*100 ihlâsı şerif okumayı tavsiye etmiş ve*

*Ruslara karşı İslam adına savaşan Şeyh Şamil Hz.leri ile Seydişehirli Abdullah Efendi arasında geçen ibretlik hadiseyi bizlere şöyle nakletmiştir;*
Şeyh Şamil Hazretlerinin kâfirle cihat ettiğini bilen Konya’nın Seydişehir ilçesinde Hacı Abdullah Efendi adında bir Allah dostu vardı. Bu mübarek oraya gidip kâfirle cihat edemediği için çok üzülürdü. Bir gün dervişlerine;

*“Evlatlarım! Bizim oraya gidip silahlanmamız mümkün değil. Varmamız da mümkün değil. Ancak manevi yardımda bulunabiliriz onlara…*

*Herkes 100 tane İhlâs-ı Şerif okusun.*

*Sonra da ’ Ya Rabbi! İhlâs melekleriyle Şeyh Şamil Hazretlerine yardım eyle’ diye dua etsin” buyurdu.*
Uzun yıllar bu şekilde Abdullah Efendi Hazretleri dervişleriyle beraber, Şeyh Şamil Hazretlerine manevi yardım gönderdi. Şeyh Şamil, Allah dostlarının dualarıyla kuvvetlenip kâfire karşı güç kazanırken, Ruslarda boş durmuyordu. Sürekli bir açık arıyorlar, türlü yollar deneyerek mücadele ediyorlardı. Ve ne yazık ki sonunda umduklarına nail oldular ve Müslümanları mağlup ederek Şeyh Şamil Hazretlerini esir ettiler. Otuz dokuz yıl boyunca kendilerine kök söktüren bu mübarek Allah dostunu yenmiş olmanın sevinciyle, sanki göklere uçuyorlardı. Ve Şeyh Şamil Hazretlerini Rus çarının yanına getirdiler. Allah’ın aziz ettiğini kimse zelil edemez. Rus çarı O’nu son derece hürmetle karşıladı;

 “Senin kılıcını alamam, Sana hürmet gerekir. Otuz dokuz sene koskoca çar imparatorluğunu dize getirdin. Biz otuz dokuz değil yüz otuz dokuz yılda geçse yine Seni yıkamazdık. Şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Sen yıkılmadın, seni zakirlerin yıktı. Biz sizi mağlup edemeyince dininizi araştırmaya başladık. Sizin Peygamberinizin sözlerini incelerken, Peygamberinizin

*‘Benim ümmetimi para sevgisi, kadın sevgisi, makam sevgisi yıkar’* diye bir sözünü bulduk. Bunun üzerine Senin zakirlerine;

 

‘Bir ihtiyarın arkasına düştünüz, gidiyorsunuz. Ömrünüz geldi geçiyor. Para isterseniz alın! Kadın isterseniz alın! Servet isterseniz alın! Dağda taşta senelerdir sıkıntı içindesiniz, arkadaşlarınız da hep ölüyor…’ dedik. Onlar bunları işitince;

‘Hakikaten de doğru. Koskoca çarlığa karşı gel, karşı gel nereye kadar. Biz bu işte yokuz.’ dediler ve kimisini parayla, kimisini kadınla, kimisini de sana falan yerin valiliğini verelim, şuranın amiri yapalım diye makamla teslim aldık. Onları satın aldık. Bunu da bil diye söyledim.

 Ancak Sen çok büyük bir kumandansın. Senin gibi büyük bir kumandanı ben esir edemem, özgürsün. Kılıcını eline al. Nerde yaşamak istiyorsan ailenle beraber gidebilirsin, serbestsin.” dedi. Bunun üzerine

*Şeyh Şamil Hazretleri; “Ben Medine’de yaşarım” diyerek Medine’ye gitti…*
O sene Seydişehirli Abdullah Efendi’de hac münasebetiyle Hicaz’da idi. Beytullah’tan sonra Medine’ye Ravzay-ı Mutahhara’ya gelmişti. Ravza’ya varınca Şeyh Şamil Hazretlerinin buraya geldiğini ve Medine’de yaşadığını öğrendi. Bunu duyar duymaz, Abdullah Efendi;

“Otuz dokuz sene kâfirle cihat eden bu mücahit zatın yanına elini öpmeye gidelim.” Diyerek dervişlerini topladı ve Şeyh Şamil Hazretlerinin yanına gitmek için yola koyuldu. Onlar yanına doğru gelirken Şeyh Şamil Hazretleri ’de manen Abdullah Efendi’nin kendisini ziyarete geldiğini haber aldı; 

“Bize yirmi beş sene ihlâs melekleriyle yardım gönderen Seydişehirli Abdullah Efendi geliyor. 
Ziyarete giden ziyaret edilenden daha fazla sevap alır. Bizde O’nu ziyarete gidelim” diyerek dervişleriyle beraber O mübareği karşılamaya gitti.
Nihayet yarı yolda karşılaştılar. Birbirlerini hiç görmedikleri halde tanıdılar ve ağlayarak birbirlerini kucakladılar.
Şeyh Şamil Hazretleri;

“Allah Senden razı olsun. Bize manevi kuvvet gönderdin. Ne zaman kâfir karşısında sıkışsak, zor duruma düşsek yeşil sarıklı meleklerin geldiğini görürdüm.

‘Yarabbi bu manevi destek kimdendir’ diye hayıflanırken bana ;

*’Alem-i manadan Seydişehirli Abdullah Efendi’nin dervişlerinin okuduğu ihlas-ı şeriflerden yaratılarak gönderilen melaike -i kiram hazeratıdır’* diye haber verildi.

‘Sizin gönderdiğiniz İhlâs melekleri bize yetişti. Kâfiri perişan ettik. Huzurlarınızda Seydişehirli Abdullah Efendi’ye minnetlerimi sunuyorum. Allah Ondan ve dervişlerinden razı olsun ” diyerek Abdullah Efendiye dua ederken, O’da;
 “Allah Senden razı olsun kâfirle din-i Mübin İslam için çarpıştın. Ne yazık ki kadın, para, makam sevdasıyla sizi mağlup ettiler.” Diyerek karşılık verdi.
100 ihlâsı şerife okumak bizlere Cennet Mekân Abdullah Babamızın tavsiyesidir. Nasıl okunacağını sorduğumuzda;
*”100 ihlâsı şerife okunacak, bağışlama yapmadan*

*‘Ya Rabbi okumuş olduğumuz ihlası şeriflerden yaratmış olduğun ihlâs meleklerinle ordumuza, polisimize, güvenlik kuvvetlerimize yardım eyle ’ diyerek dua edilecek.”* 
Buyurmuştur.

                                                                                  Arşt. Yaz. Nuri KÖROĞLU