Cahit Zarifoğlu’nun 40 yıl önce yazdığı bir bayram tebriği.

Cahit Zarifoğlu’nun 40 yıl önce yazdığı bir bayram tebriği.
İYİ BAYRAMLAR….
“Büyüklerin ellerinden

Küçüklerin gözlerinden

Suriye’nin toprağından

Bosna’nın bayrağından

Ebu Zer in yalnızlığından

Bilal-i Habeşi’nin ilk ezanından

Tarık bin Ziyad’ın kılıcından

Filistinli Cafer’in haykırışından

Gazze’nin gözyaşından öpüyoruz…

İyi bayramlar meleklerin şehri Gazze.

İyi bayramlar utancımız,açlığımız Afrika.

İyi bayramlar Ömer Muhtar’ın soylu çocukları.

İyi bayramlar acının, ölümün başkenti Hama.

İyi bayramlar Recep onbaşı,Salih uzman,er Mehmet.

İyi bayramlar kırılganlıklar,üzüntüler

İyi bayramlar ey Hüzün…”
***
Değişen aktörler, imtihan dünyası aynı…
Allah kabul etsin. Bayramınız mübarek olsun. Bayram gibi bayramlar nasip olsun.

BABALAR VE OĞULLAR (5 BABA 5 OĞULUN HİKÂYESİ)

BABALAR VE OĞULLAR (5 BABA 5 OĞULUN HİKÂYESİ)
(Kapitalizmin çarkına su taşımak için icat edilmiş olan babalar gününe inat, Kur’an ikliminde 5 baba ve 5 oğulun hikâyesi)
Hayat Âdem babamız ve Havvâ anamızla başladı… Ve Allah bu ikisinden bütün insanlığı var etti. Kur’an bize peygamberlerin hayatlarında tebliğ mücadeleleri yanında “baba” ve “oğul” davranışlarına ilişkin asırlara mâl olmuş rol modellerden de söz eder. “Bunlarda aklını kullananlar için dersler / ibretler vardır.”
1. Nuh aleyhisselam…
Dokuz yüz elli yıl kavmini davet etti… Çalıştı, çabaladı… Açık söyledi olmadı, gizli anlattı olmadı… Sonunda tufan günü geldi çattı… Kendi oğlu bile ona inanmamıştı… Oğul “Nûh” dedi ama “peygamber” demedi, Nuh’un gemisine binmedi… “Ben kendimi korurum! Sen işine bak!” dedi. Uyarılara kulak asmadı. Boğulanlardan oldu… Sadece bu dünyasını değil ahretini de kaybetti…Nuh, Rabbine yalvarınca “o senin âilenden değil, onun yaptığı sâlih olmayan bir iş, seni cahillerden olmaman konusunda uyarırım!” [Hûd, 11/46] diye uyarıldı…
Öyleyse ders 1: Baban peygamber bile olsa onun yolundan gitmedikçe baban seni kurtaramaz. Aynı âileden olmanın ölçüsü kan bağı değil din bağıdır.
2. İbrahim aleyhisselam…
Evlat hasretiyle yandı kavruldu… Gün oldu Allah ona bir erkek çocuk nasip etti… Ama, sevgisini sadece Hakk’a hâs kılması için bir imtihana tabi tutuldu… Daha önce ateşle ve canıyla sınanan İbrahim bu sefer can pâresiyle, oğluyla sınandı… “Ey oğlum! Rüyamda seni boğazladığımı görüyorum. Sen bu işe ne dersin?” dediğinde oğlu “Babacağım sana emredileni yap! Beni inşallah sabırlı bulacaksın!” dedi… Her ikisi de imtihanı kazandı… Hem bu dünya da hem de ukbâda kazandılar…
Ders 2: Peygamberin emrine itaat görünüşte ölüm bile olsa sonu hayır getirir.
3. Âzer… Hz. İbrahim’in babası….
İbrahim’in babası Âzer de babaydı ama sadece biyolojik baba… İbrahim babasına “ey babacağım! Gel beni dinle, gittiğin yol yol değil” diye ne kadar uyarıda bulunduysa da dinletemedi… Oğlunun hakkı haykıran sözlerini değil kavminin bâtılı fışkıran işlerini kendine yol edindi… Hem bu dünyada hem de âhirette kaybedenlerden oldu… İbrahim’in babası için tövbe ve istiğfarda bulunması bile yasak oldu…
Ders 3: Zâlimden âlim doğabilir, soya çekmek mutlak bir kural değildir. Kâfir olarak ölen yakın için istiğfarda bulunulmaz.
4. Yakub aleyhisselam…
Evlatlarının kumpasıyla en sevdiği evladından ayrı düştü… Ağlamaktan gözlerine ak indi… Hüznünü, gam ve kederini Allah’tan başkasına açmadı… Ümidini kesmedi, Rabbe isyan etmedi… Kaderin çarkı döndü, Yusuf Mısır’a yönetici oldu… Ne babasını, ne kardeşlerini unuttu… Onların derdiyle dertlendi… Babasının ak inen gözlerini aydın kıldı…
Ders 4: Kim Allah’a karşı gelmekten sakınır ve sabrederse Allah iyi davranışta bulunanların bu iyiliğini asla zayi etmez… İyiler mutlaka kazanır!
5. Lokman aleyhisselam….
Peygamber olup olmadığını net olarak bilmediğimiz Lokman aleyhisselam… Oğluna en güzel öğütleri verdi… Hikmeti öğretti… “Oğulcuğum!” diye başlayan şefkat dolu öğütleriyle ona yol gösterdi… Şirki de anlattı, tevhidi de… Yolda nasıl yürüyeceğini de, sesini nasıl ayarlayacağını da…
Ders 5: Her baba, çocuğunu yakıtı insanlar ve ateş olan cehennemden kurtarmak için çalışmalı, ona sözleriyle nasihat ederken davranışlarıyla da güzel örnek olmalıdır.
Babalar ve oğullar için (analar ve kızlar da buna dahildir) Kur’an’ın nurlu ikliminden alınacak nice dersler var… Rabbim Kur’an’ı hakkıyla okuyan ve gereğiyle amel edenlerden eylesin. Ana-babası hayatta olanlara uzun ömürler ihsan eylesin, vefat etmiş olanlara rahmet eylesin.
(Soner Duman /Hayata Bir de Böyle Bak adlı kitabımdan)

Kıssadan hisse…

Bir adam sık sık Kur’an okurdu. Ancak O’ndan bir şey ezberlemezdi.Bu adamın küçük oğlu babasına dedi ki;

-Babacığım Kur’an okuyorsun ama hiç ezberlemiyorsun, sana ne faydası var ki?

Baba oğluna dedi ki;

-Evladım, sana söyleyeceğim ancak önce şu hasır sepeti şu dereden su doldur getir.

Hasır sepet kömür taşımak için kullanılıyordu.

Oğul dedi ki;

-Baba, ama bu imkansız!

Baba;

-Sen dene bakalım ne oluyor.

Oğul bu söz üzerine hasır sepeti alıp dereye gitti ve su doldurup taşımaya başladı. Yol yarı olmadan bütün su akıp gitti. Oğul babaya dönüp dedi ki;

-Baba görüyorsun ki bu imkansız bir şey!

Baba;

-Olsun bir daha dene.

dedi.

Oğul bir daha denedi, bir daha derken beşinci seferde iyice yorulan oğlu bitkinliğini belirterek babasına;

-Baba sen de biliyorsunki bu imkansız neden tekrar ettiriyorsun? deyince baba dedi ki;

-Evladım sepette bir şey farketmedin mi? deyince oğlu anladı ve 

-Evet babacığım, sepet tertemiz olmuş dedi. Baba;

-İşte böyle evlat, nasıl bu sepet kendinde bir şey tutamasa bile su ile tekrar tekrar temas edince tertemiz oldu, insan kalbi de dünya ve işlerinden kirlenir, Kur’an okumakla da ezberlemese bile kalbi suyun hasır sepeti temizlediği gibi tertemiz olur. Evladım Kur’an kalbin ve ruhun temizleyicisi, gıdası ve şifasıdır, sakın şeytanın bu ‘ezberlemeden ne faydası var’ oyununa gelmeyesin!

diyerek oğluna harika bir ders vermiş oldu.

EVLATLARIMIZ İÇİN GÜZEL BİR DUA 

EVLATLARIMIZ İÇİN GÜZEL BİR DUA 
“Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve sellim” Bismillahirrahmanirrahim Allahım ! Bizlere hayırlı evlatlar ihsan ettin,onların başkalarına karşı faydalı olmalarını nasib et, Sana itaat etmeye muvaffak kıl, iyilikleriyle bizi rızıklandır; Ey Hz Musa ve Hz Ademin muallimi olan ve Hz Süleyman’a anlama kabiliyeti ihsan eyleyen Allahım ! Onlara anlayış kabiliyeti ver. Ey Hz Lokman’a hikmet ve güzel konuşma yeteneği bahşeden Allahım onlarada hikmet ve güzel konuşma yeteneği bahşeyle; Allahım! Çocuklarımıza bilmediklerini öğret, unuttuklarını hatırlat, onlara göğün ve yerin bereketlerini aç , sen duyan ve duaları kabul edensin; Allahım! Onlara ezberleme kuvveti, çabuk anlama kabiliyeti ve zihin açıklığı ver; Allahım! Onları sapanlardan ve saptıranlardan değil; doğru yolu gösteren ve doğru yola uyanlardan eyle; Allahım! Onlara imanı sevdir ve onu gönüllerine yerleştir , fıskı ve isyanı onlara çirkin göster , onları doğru yolda olanlardan eyle ve onlara hayırlı zürriyetler bağışla ve bizi takva sahiplerine önder kıl; Allahım! Onları dünyada ve ahirette en bol nasibi olan talihli kullarından eyle; Allahım! Onları önlerinden ve sağlarından amellerinin nurları akıp giden, korku ve üzüntü çekmeyen veli ve has kullarından eyle; Allahım! Onların günahlarını bagışla,kalplerini temizle, namuslarını koru; Onların ahlaklarını güzelleştir , kalplerini nur ve hikmetle doldur, onları her türlü hayırlı nimete ehil kıl, onların kalplerine hidayet ver ve insanların hidayetine vesile kıl; Allahım! Onları dinin bekçileri eyle, Seni daima zikredenlerden ve kendilerini hayırla anılanlardan eyle Onlara lütfunla muamele eyle Ya Kerimallah; Allahım! Kalplerini camilere ve Sana itaate bağla . Onları Sana yönelen ve Seni sevenlerin öncülerinden eyle; Allahım! Onları kitabını ezberleyenlerden, Senin rızan için camilere çağrılanlardan; Senin yolunda cihat yapanlardan ve Rasulünün tebliğcilerinden eyle; Allahım! Onlara Ariflere bahşettiğin keşif kabiliyetini ver; Onları hikmet ve faydalı ilimle rızıklandır, ahlaklarını sabır ve hoşgörü ile ziynetlendir, onlara takva ile ikramda bulun, onlara afiyetler ihsan eyle , onları koru, onları bağışla; onlara hayırlı arkadaşlar nasip et; Allahım! Onları kanaat ile rıza ile rızıklandır; Kalplerini senden başkasına bağlanmaktan temizle. Onları sevdiklerinden eyle;Onları Seni sevmekle, Peygamberin Hz Muhammed’i sas sevmekle, Seni seven herkesi sevmekle, Senin sevgine yaklaştıracak her çeşit ameli sevmekle rızıklandır; Allahım! Evlatlarımızı Sana karşı tevazu gösterip yücelttiklerinden Senin heybetine boyun eğip Seni kazananlardan , Sana yaklaşıp kendine yaklaştırdıklarından ve Senden isteyip desteklerini kabul ettiklerinden eyle; Allahım! Onlarla seçilmiş peygamberini mutlu eyle , onlar vasıtasıyla ilahi nuru yücelt; Ya Kerim onları sevdiğin şeyleri yapmaya yönelt; Allahım! Onlara geniş rahmetinden helal rızık kapılarını aç, haram şeylerden uzaklaşıp helal rızkınla yetinsinler, Senden başkasından uzaklaşıp Senin Fazlınla yetinsinler, Senden başkasını dost edinmelerine fırsat verme; Allahım! Onları her türlü fuhşiyattan, musibetlerden, depremlerden açık ve gizli fitnelerden uzak tut; Onları kötü arkadaşlardan beri eyle;Onları zinadan uzak tut; Onları her türlü uyuşturucudan, içkiden kumardan muhafaza eyle; Allahım! Onları hastalıklardan, devasız dertlerden ve afetlerden koru; Allahım! Gecenin bir kısım saatleri ile gündüzün etrafında açık ve gizli ortamlarda kötü kimselerin kötülüğünden onları koru, yapmalarına razı olduğun şeyleri yapmalarını nasip et; Ey Gaffar olan Allahım onları affet; Onları doğru yola ilettikten sonra kalplerini eğriltme, onlara tarafından rahmet bağışla, onları rahmet kanatlarının altına al; Onları iki cihanda koru 

AMİN YARABB..

İftar veren hanım kardeşlerimizin dikkatine…

İftar veren hanım kardeşlerimizin dikkatine…
Kim koymuş, bu kurallar nasıl şekillenmiş, işleyişi nasıl olmuş, ne ara kabul görmüş bilmiyorum ama bizim toplumumuzda hususen hatunlar arasında kalıplaşmış İftar Daveti kuralları var… Nasıl mı? 

1- Her ne koşulda olursan ol; seni iftara davet eden herkesi iftara davet etmek zorundasın. 

2- Tabiii iftara davet etmek aslında ne hoş, ne güzel bir iştir, sevabı ve neşesi boldur ancak bizim hatunlar cemiyetinde işler öyle yürümüyor 🙂 Eğer bir iftar daveti vereceksen; banyoların derz arasından tut da; pencerelerin pimapenlerine; avizelerin tozundan, duvarlardaki parmak izine kadar herşeyi ve heryeri temizleyeceksin. (‘Kim bakacak ki oralara!? ‘ diye düşünmeyeceksin, zira sistem böyle, kimse bakmıyor ancak yapılıyor 

3- Sofrada en az(!) 6-7 çeşit yiyecek türü olacak ve tüm bunlar en uğraşmalılardan olacak, öyle ki menüyü oluşturmak için bile en az 2 gün düşüneceksin 🙂 EĞER ÇOCUKLUYSAN; 

4- Çocukların eteğine yapışıp bütün sümüklerini sile sile höykürse de; misafirlerin için koşturman gerektiğinden çocuğu manen bir kenara itecek, öteleyecek, belki de Tv karşısına kitleyeceksin 

5- Hatta tam sen kuş olup uçar ve herşeyi yetiştirmeye çalışırken, o gelip bakliyat dolabını indirirecek ve sen en az 2 alt kata gidecek kadar yüksek oktavdan çığıracaksın 

6- Tabi bunun hemen ardı sıra vicdan azabı gelecek ve bu kez de sen ağlayacak, bir yandan ağlayıp bir yandan tatlının şerbetini dökmeye devam edeceksin. 

7- Misafirle ilgileneyim derken çocukların heder olacak, ama sen ser verip kimseye sır vermeyeceksin. 

PEKİ BÖYLE OLMAK ZORUNDA MI? 

En güzel sünnetlerden birini yerine getirirken; herkesin burnundan gelmek zorunda mı? 

Sofrada 8 çeşit olmak zorunda mı? 

Banyonun derz araları silinmek zorunda mı? 

Tüm bunlar olmadığında; kalkıp kimse bize birşey diyecek mi? 

Hayır deseler ne olacak 🙂 1 bilemedin 2 seneye unutulup gidilmeyecek mi? 

Çok zor durumdayken YARDIM istesek incilerimiz dökülecek mi?

Misafire GÜLER YÜZ, TATLI DİL tüm o hengamede sıkışıp kalmış annenin yılgınlığından bin kat evla gelmeyecek mi? 

Ağız tadıyla, duayla yapılıp yenilmiş 2-3 çeşit yemek kimseye yetmeyecek mi? 

Bu zinciri biz kırmazsak, bu böyle sürüp gitmeyecek mi!?
Alıntı