“Batıdaki insanlar Ay’a ulaştı, sen hala Buhârî şerhi yapıyorsun!”

Bir adam Buhârî dersi yapan şeyhin yanına girip der ki:

“Batıdaki insanlar Ay’a ulaştı, sen hala Buhârî şerhi yapıyorsun!”

Şeyh der ki:

“Mahluk mahluk’a ulaşmış, biz Hâlık’a ulaşmak istiyoruz. Lakin aramızda müflis olan bir tek sensin. Ne onlarla Ay’a ulaştın, ne bizimle Buhari okudun!

Müthiş bir kıssadan hisse…

Müthiş bir kıssadan hisse…

Serçe Allah’a küsmüştü. Günler geçiyordu ve serçe hiçbir şey söylemiyordu. İçine kapanmış derin bir hüzne boğulmuştu. Artık Rabbine bir şey demiyor ve onunla konuşmuyordu! Melekler merakla Allah’a serçeyi soruyorlardı ve her defasında Allah, meleklere “o gelecek” diye cevap veriyordu.

“Çünkü onun sesini duyacak tek kulak benim ve onun minik kalbindeki derdini anlayacak olan da tek benim” diyordu.

Bir zaman sonra serçe, kalbi hüzün, gözü yaşla dolu bir halde bir ağacın dalına kondu. Hiçbir şey söylemiyordu öyle sessiz sessiz bekliyordu.

Allah,serçeye seslendi.

Söyle bana! Canını sıkan ve kalbini hüzne boğan derdin nedir senin?

Melekler serçe ne söyleyecek diye ona bakıyordu.

Serçe mahzun biraz da sitemli ses tonuyla;

“Küçük bir yuvam vardı. Yorulduğumda dinlendiğim üşüdüğümde sığındığım. Kimseyi rahatsız etmiyordum ve kocaman Dünya’da ufacık bir yerdi kimsenin yerini dar etmiyordu.Sen onu da bana çok gördün neydi o zamansız fırtına? Esip yıktı yuvamı ve beni yuvasız bıraktı.”

Artık konuşamadı serçe sözleri boğazında düğümlendi.

Sessizlik Arş-ı rahmanda yankılanıyordu ve melekler başlarını eğmiş Allah’ın vereceği cevabı bekliyordu.

Allah; “ sen, o yuvanda dinlenirken seni avlamak isteyen bir yılan yuvana doğru geliyordu, seni yılandan korumak için fırtınaya emrettim yuvanı yıksın diye böylece sen oradan uzaklaşarak yılandan kurtuldun.

Nice belalar var ki muhabbetimle senden uzaklaştırdım ve sen kuşatıcı muhabbetimi görmüyor geçici belalardan dolayı bana düşman oluyorsun.

Serçenin gözleri doldu ve hüngür hüngür ağlamaya başladı ve onu çok seven Allah’ın şefkat ve merhametine hayran kaldı.

Utangaç bir sesle:

“Affet Allah’ım “ diyebildi sadece.

Ve gönül sözü Arş-ı İlahi’de yankılandı

“Affet Allahım!”

Başımıza gelen her musibbette,

elbette ki nice hayırlar gizlidir.

Rabbimize isyan etmek yerine,

olanda hayır vardır diyerek rıza göstermek gerekir…

Selam olsun,

HAYIRLISI OLSUN diyebilenlere…

Selam Olsun,

VARDIR BUNDA BİR HAYIR? diyebilenlere…

Selam olsun,

BU DA GEÇER deyip yoluna devam edebilenlere..

“Osmanlı cuma duası!”

“Osmanlı cuma duası!”

Hayırlar feth ola.

Şerler def ola.

Gönüller şâd ola.

Kalplerimiz mesrûr, sırlarımız mestûr, zahirimiz mâmûr, bâtınımız pür nûr ola.

Cenâb-ı Hakk dert verip derman aratmaya.

Hastalarımıza şifa, dertlilerimize deva, gönüllerimize imân, kalplerimizi musaffa eyleye.

Zümre-i salihinden ve gürûh-ı naci’den eyleyip, dualarımızı dergâh-ı izzetinde kabul ve makbul eyleye, nefesimiz Hakk, nutkumuz can bula.

Cuma Akşamımız Mübarek Ola…

Havra veya kilise görünce,boru veya çan sesi işitince veya yahudi ve hristiyan ya da müşriklerden bir grup insanı gören kimse şu duayı okusun:

Havra veya kilise görünce,boru veya çan sesi işitince veya yahudi ve hristiyan ya da müşriklerden bir grup insanı gören kimse şu duayı okusun:

Eşhedü en lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke lehû ilâhen vâhiden lâ na’büdü illâ iyyâhü.

Anlamı:Ben şehadet ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur.O tektir.O’nun ortağı yoktur.O tek olan ilahtır.O’ndan başkasına ibadet yapmayız,ancak O’na ibadet ederiz.

Kaynak:Gönül İncileri

veya daha kısası;

Lâ ilâhe illallâh ve lâ na’büdü illâllâh

 

Fetvalar…

Güzelce abdest aldıktan sonra “Eşhedü en la ilahe illallahü vahdehü la şerikeleh ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve Resulühü” diyene cennetin sekiz kapısı açılır, istediğinden içeri girer.

(Nesai)

—–

Bir kimse farz namaza başladıktan sonra yanında cemaat başlasa;

Dört rekâtlık bir namazın ilk ve üçüncü rekatında henüz secde etmedi ise namazını ayakta iken bozar ve cemaate dahil olur.

İkinci rekatta ise teşehhütte namazı bozar ve bu kıldığı iki rekat nafile yerine geçer.

Sabah ve akşam namazında ise ilk rekatta secde yapmışsa da bozar ve namaza dahil olur.

Fıkhu’l-Müyesseru

———-

Allah, kullarını mümin veya kafir olarak yaratmamış; kullarını şahıslar olarak küfre ve imana eşit uzaklıkta yaratmıştır.

Kendi isteği ile küfrü seçeni kafir, imanı seçeni de mümin diye vasıflandırıp ahirette hükmedecektir.

Fıkhu’l-Ekber

—–

“Bir kimse, haram olduğu kesin olarak bilinen fiilleri işlerken “Bismillah” derse, imanı tehlikeye girmiş olur. Mesela; kumar oynarken, şarap içerken, zina ederken, yenmesi haram olan bir malı yerken “Bismillah” derse dinden çıkar. Çünkü bu insan Allah’ın ismini hafife almış, onunla alay etmiş oluyor.”

İmam-ı azâm ebû hânife (rahimehullah)

SORU: Hanefi Mezhebinde namaz sırasında kaşınmak namazı bozar mı ?

CEVAP:

Bir kimse namazda iken vücudunu bir kere veya arka arkaya iki kere veya değişik rekâtlarda birer, ikişer kere kaşısa, namazı bozulmaz. Fakat bir rekâtta birbiri ardınca üç defa kaşısa, bozulur. Ancak bir organını, elini tekrar kaldırmadan birkaç defa kaşıması, bir defa kaşıma sayılır.

Kaynak:(Büyük İslam İlmihali, Ömer N.B.)

Namaz kılan kimse, bir rükünde üç defa bir yerini kaşırsa, namazı bozulur. Bu hüküm, her defasında elini kaldırdığı zamandır. Fakat her defada elini kaldırmasa da, elini bir defa kaldırınca, tekrar tekrar kaşırsa, namazı bozulmaz. Hulâsa’da da böyledir.

Kaynak:(Fetevayi Hindiyye)

—-

Kadınlar adetli veya loğusa iken dua edebilirler mi?

Hanımlar adet günlerinde veya nifas (loğusalık) hallerinde iken dua edebilirler; zikir ve dua anlamı taşıyan ayet-i kerimeleri okuyabilirler. Bunun yanında, Kelime-i şehadet, Kelime-i tevhid, istiğfar, salavat-ı şerife getirebilirler. Aynı şekilde tefsir, hadis ve fıkıh gibi dini eserleri okuyup mütalaa edebilirler (Merğinani, el-Hidaye, I, 31; İbn Nüceym, Bahru’raik, I, 49; Şirbini, Muğni’l-Muhtac, Beyrut, 1418/1997, I, 120-121, 172).

Uçakta ayakta namaz kılmak mümkün iken oturarak kılmak caiz değildir.

Ayakta kılmak mümkün olmazsa, yere oturarak (rüku ve secde yaparak) namaz kılınır; bu da mümkün olmazsw koltukta oturarak ima ile kılınır ve ima ile kılınan namaz daha sonra iade edilir.

Meraki’l-Felah

——

SÜTRE

İnsanların geçebileceği bir noktada sütre edinmeden namaz kılmak caiz değildir.

Bu durumda namaz kılan da namazın önünden geçen gibi günahkar olur.

İlk safına 40 kişinin sığabildiği büyük mescidlerde kişinin ayak ucuyla secde yaptığı yer arasından geçmek caiz olmaz, secde mahallinin ötesinden (sütre olmadan da) geçilebilir.

Küçük mescidlerde ise, namaz kılanla kıble duvarı arasından geçmek caiz olmaz; ancak geçecek kişi namaz kılanın önüne sütre koyarsa geçmesi caiz olur.

Meraki’l-Felah, Babu’s-Sütre

Fetvalar…/Avret yeri…

Ali radıyallahu anh’tan nakledilmiştir:

Allah, (avreti açık olana) bakana ve bakılana lanet etsin.

Avret erkekler için; göbek deliği ile diz kapağı arasındaki bölgedir.

Kadınların kadınlara göre avreti, göbek deliği ve diz kapağı arası,

Erkeklere göre ise el ve yüz hariç tüm bedenidir.

Bir kimsenin avreti açık olsa ona bakmak caiz değildir, avreti açık insanların bulunduğu yerde ihtiyaç ve zorunluluk olmadan bulunmak da caiz değildir; bundan ötürü avretini örtmeye dikkat etmeyen insanların olduğu havuz, hamam veya denize gitmek de caiz olmaz.

Ben, Müslüman Olduğunu İddia Edenlerin, İslâm’ı Oyuncak Hâline Getirmelerinden, Namazsızlığı, Yalanı, Hayâsızlığı Hoş Görmelerinden Korkuyorum; İslâmsız Müslümanlardan Korkuyorum!

Bundan 10 Yıl Kadar Önce İlk Kez Taytlı Bir Kadın Gördüğümde Gözlerime İnanamamış, Onun Üzerine Kıyafet Giymeyi Unuttuğunu Sanmıştım. Daha Sonraları Bu Taytlı Kadınları Daha Sık Görünce, Bunun Lânet Olası Bir Moda Olduğunu Anlamıştım. Gün Geldi, O Çirkin Kıyafeti Başörtülü Kadınlar Bile Giyer Oldu. Hadîs Âlimi Îmâm-ı Nevevî Rahimehullâh, “Giyinik Çıplaklar” Hadîs-i Şerifini Okuduğu Zaman, Bunun Ne Demek Olduğunu Anlayamamış. Mübârek Epey Düşünmüş, “Hem Giyinik, Hem Çıplak Nasıl Olur? Herhâlde Bu da Hazreti Allah’ın Bir Mucizesi Olacak!” Demiş. Biz Hadîs Âlimi Değiliz Fakât Bu Hadîs-i Şerifi Çok İyi Anlıyoruz. Sokakta Saçı Ambalajlı Çok Kadın Var Ama Tesettürlü Kadın Yok Denecek Kadar Az. Neredeyse Streç Pantolon veyâ Tayt Giymeyeni Dövecekler! Kadınların Her Detayı, En Mahrem Bölgeleri Meydanda ve Maalesef Utanma Duygusu da Yok Olmuş. Erkekler Müslüman Kızların Arkasında, Onların Hareketlerini İzliyor. Bundan Büyük Belâ Olur mu? Yazık ki Hepimiz Alıştık Bu Çirkinliklere ve Neredeyse Kimse Onları Uyarmaya Gerek Bile Duymuyor, Hattâ Normal Karşılıyor. “Herkesin İnancı Kendine…” Diyor, “Her Koyun Kendi Bacağından Asılır!” Diye Zırva Yahudice Bir Laf Geveliyor, Uyarmadıkları Gibi Bir de Övgüler Diziyorlar… Müslüman, Hazreti Allah’ın Hoş Görmediğini Hoş Göremez, Hazreti Allah’ın Râzı Olmadığından Râzı Olamaz, İyi Diyemez!

Îmâm-ı Mâlik (ks), Hadîs İnkârcısı Bir Adamla Oturdu Diye 40 Gün Boyunca Talebesiyle Konuşmamış. Varın Hâlimizi Siz Düşünün. Başımıza Taş Yağacağından Korkmuyorum Ben, Taştan Daha Katı Olan Kalplerden, Münâfık Hâllerden Korkuyorum. Kalbiyle Buğz Etmeyi Bile Hoş Görüsüzlük Olarak Gören Müslümanlar Ürkütüyor Beni. Kendisi Başörtülü Olduğu Hâlde Kızları Edepsiz Kıyafetlerle Gezen ve Bunu Umursamayan Anneler ve Babalar Kanatıyor İçimi.

Ben Toplu Azâba Uğrayıp Yok Edilmekten Korkmuyorum, Amerika’dan, İsrail’den Korkmuyorum Kardeşlerim! Elmanın Kurdu Kendindenmiş Derler. Ben, Müslüman Olduğunu İddia Edenlerin, İslâm’ı Oyuncak Hâline Getirmelerinden, Namazsızlığı, Yalanı, Hayâsızlığı Hoş Görmelerinden Korkuyorum; İslâmsız Müslümanlardan Korkuyorum!

Alıntı

ISTANBUL FETHEDİLDİ… Günlerden CUMA…

ISTANBUL FETHEDİLDİ…

Günlerden CUMA…

Fatih Sultan Mehmed Han, Cuma Namazı kıldırarak hâkimiyetini ilân edecek.

Tekbir alıyor.

Bütün ordu arkasında!

Herkes ulvî bir sesle tekbir alıp, ellerini bağlıyor.

Mehmed, birden selâm veriyor.

Sonra bir daha tekbir alıyor.

300 bin kişi bir daha tekbir alıyor!

Sultan, sonra yine selâm veriyor; tekrar tekbir alıp, üç tekbir de namazı kıldırıyor.

Hocası Ak Şemseddin, namazdan sonra talebesi olan Sultan’a:

-“Yazıklar olsun sana! İstanbul’u fethettim diye kibre kapılıp, namazı 3 kere de kıldırırsın!” diyor.

Fatih’in gözleri yaşlı…

Dönüyor hocasına, diyor ki:

-“Hocam eğer bu sitemin olmasa idi, söylemeyecektim.

‘Birinci tekbir de aklıma bir şey girdi.

Bu kilisenin yönü Kıble değil, selâm verdim.

Sonraki tekbir de yine evham geldi, selâm verdim;

Üçüncü tekbiri alırken, Kâbe bütün ihtişamı ile önümde belirdi! Rahatladım ve namazı kıldırdım’…”

Bunun üzerine Ak Şemseddin de Fâtih Mehmed’e şunları söylüyor:

-“Bende, sen bunu anlatmasa idin, asla anlatmaz idim.

‘Sen birinci tekbiri alınca:

Eyvah!

Buranın yönü Kıble değil; yetiş Allah’ım imdâda!”

dedim,

sen selâm verdin.

İkinci tekbir de yine Allah’a yalvardım, sen selâm verince rahatladım.

Sen üçüncü defa tekbir alır iken, Hızır (a.s) geldi, parmağını Camii’nin duvarına sokup Kıbleye çevirdi ve dedi ki:

“Allah bize fethi müyesser eyledi (nasîb etti)..”

Hayırlı cumalar…

İbni Mesud hazretleri, (Dövme yapan ve yaptırana lanet olsun) mealindeki hadis-i şerifi rivayet edince, Ümmü Yakub adında ihtiyar bir kadın itiraz edip,

“Ben Kur’anın hepsini okudum, ama böyle bir lanet yok” dedi.

İbni Mesud hazretleri,

“Dikkatli okusaydın mutlaka görürdün” diyerek şu mealdeki âyet-i kerimeyi okudu:

(Resulullahın size verdiklerini alın, yasakladıklarından sakının!)

Haşr 7

Hayırlı Cumalar