Hayırlı Cumalar

Hayırlı Cumalar

☆ İbrahim, 1-3.Ayetler: “Elif Lâm Râ. Bu Kur’an, Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, mutlak güç sahibi ve övgüye lâyık, göklerdeki ve yerdeki her şey kendisine ait olan Allah’ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır. Şiddetli azaptan dolayı vay kâfirlerin hâline. Dünya hayatını ahirete tercih edenler, (insanları) Allah yolundan çevirip onu eğri ve çelişkili göstermek isteyenler var ya, işte onlar derin bir sapıklık içindedirler.”

☆İbn-i Abbas(R.A.) dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (S.A.V), keder sırasında şöyle derdi: “Lâ İlâhe illallâhül azimül Halîm. Lâ ilâhe illallâhü rabbül arşil Azîm. Lâ ilâhe illallâhu Rabbüssemâvâti ve Rabbül ardı Rabbül arşil Kerim.”

[Büyük ve hilim sahibi Allah’tan başka ilah yoktur. Büyük arşın sahibi Allah’tan başka ilah yoktur. Göklerin Rabbi yerin Rabbi ve şerefli arşın Rabb’i Allah’tan başka ilah yoktur.] ( Buhârî ve Müslim)

☆Ahmed Ziyâuddin Gümüşhanevi Hz.lerinin Mecmuâtul Ahzab’dan;

Hastalığı Önleme Duası:

“Allahümme inneke kadîmun ezeliyyun tuzîlul ilele ve kâimun ezeliyyun bi ezeliyyetin ve lâ yezâlü ve hâzâ kezâlike yâ kesîrel hayrı ve yâ dâimel mazrûfi, birahmetike yâ Erhamerrâhimîn.”

[ Allah’ım sen kadimsin, ezelîsin. İlletleri kaldıran ve ezelleriyle bazen illetleri olduğu yerde bırakan Sensin. Hiçbir şeyi bırakmazsın. Bu Senin için hoştur. Ey hayırları bol, iyiliklere dâim olan rahmetini isterim. Ey rahmet sahibi olan, Sen merhametlilerin en merhametlisisin.]

( Bu dua hastalık gelmeden sıhhat ve afiyetin nimetini bilmek için okunacaktır. Başkası tarafından hastaya 21 defa okunursa biiznillah şifa bulur. Ancak okuyanın İhlas üzere okuması ve okunanın da itikat etmesi lazımdır.)

☆İmam Gazâli’nin Esmâ-i Hüsnâ isimli eserinden:

EL-KAVÎY, pek güçlü, pek kuvvetli, tam bir kudret sahibi, her şeye gücü yeten demektir. (116 defa okuyanın maddi manevi kuvveti artar)

El-Kavîy ismi, fizîki ve manevî kuvveti, ilâhi kudreti, Allah’ın kendisi için hiçbir acziyetin söz konusu olmadığını anlatır.

Hz Adem’den bu yana, Allah kullarına peygamberler göndermiş, doğru yolu göstermiş, yalnız kendisine kulluk edilmesini istemiştir. Allah, zaman içinde, yeryüzünde iktidar, güç ve servet sahibi olduklarını görerek büyüklenen ve yoldan çıkan kavimleri de, o “üstün gücü” ile yakalayarak cezalandırmıştır.

İnkâr edenleri sonsuz gücü ile yakalayıp cezalandırırken, yine o “sonsuz gücü” ile mü’min kullarına güç vermiştir, gönüllerine güven duygusu indirmiştir.

Âl-i İmrân, 139. Ayet: “Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.” Ayet-i kerimesiyle gücüne güç katmıştır.

Rabbimiz! En başta nefsimizle olan savaşımızda bizleri “kavîy” kıl. Kavîy isminin tecellileriyle her türlü düşmanlarımıza karşı güçlü kıl, başarılı kıl!

Korktuklarımızdan emin olup, umduklarımıza nail olmamız niyazıyla….Âmin.

Malezyalı arkadaşımın yeni zelandada ki akrabasının, şehitlerin bazısının uğurlandıkları gün şahit oldukları…

Malezyalı arkadaşımın yeni zelandada ki akrabasının, şehitlerin bazısının uğurlandıkları gün şahit oldukları…

Taken from Aunty Salmah Kassim’s post:

Assalamualaikum wrt Brothers and Sisters,

Kia ora koutou katoa …

Today marks another sad day of our lives ini New Zealand. We witnessed burial of 10 more victims of the mass shooting.The earliest being a young boy, 15 years old, Sayyad Milne (Mom from Singapore, Dad a Kiwi) and our own Malaysian young boy of 17 years of age, Haziq Tarmizi.For the very first time in my life, I joined a congregation of 10 solat janazah in one day..it is so painful…Allahu… 😞

Nevertheless, the support was overwhelming!

First, beginning from me crossing the road to get into my car, passing cars stopped from both sides to allow me to cross with such honour. Some drivers waved at me and some placed their hand on their heart. I was in a black abaya with black hijab. I have never felt this proud to walk in my hijab as I have felt today. That was my first tears.

Then, when my daughter Shafiqah Ilyana, her friends (Akil and Hakimah) and I arrived at the Memorial Park Cemetery, we were welcomed by Kiwi women volunteers in hijab, and the men with their hand on the heart with “Salam alaykum.” Even female police officers were wearing hijab instead of their police hats. almost all female visitors came in hijab…all wearing hijab! I truly hope this sight will encourage more Muslim women to wear hijab because that is the requirement by Allah. If the Kiwis could understand wearing hijab reflect who we are as Muslims, this is the best time to put on your hijab for good. In shaa Allah. I sincerely make Du’a for all my sisters in New Zealand, Malaysia and wherever you are to not shy to wear the hijab. In shaa Allah.

Next, it was another heartbreaking moment to see one body after another being laid to rest. School girls and boys came with their moms, dads and some with teachers to pay their last respect to the fallen classmates. Some young students came in abayas and hijab (where did they get all the abayas and hijab??) Those with school uniforms also put on hijab as a sign of respect. It was a very touching and meaningful sight. Indeed it was a hijab day!

The hills surrounding the cemetery were almost solemn, covered with teary clouds. It was cold with a light drizzle of rain could almost tell us, how it was such a difficult separation from these martyrs. Thousands of people gathered and the men were taking every chances they could to lay the bodies to rest. Islamic scholars from around the world such as Sheikh Omar Suleiman, Sheikh Rafat, one Mufti from Australia were among the figures who performed solat janazah. How lucky the fallen must have felt. At that spur of moment, I cannot help feeling envious of these martyrs. I wonder who would attend mine and perform my solat janazah? 😞

It was a painful sight to see parents having to bury their children because it is only natural to me if it is otherwise. Haziq’s father (on wheelchair) who has just been discharged this morning from the hospital was seen escorting Haziq sadly to his final rest. Puan Marina was no where in sight at the cemetery today. But she had asked us friends to be there for her Haziq. Yesterday evening, Puan Marina, Haziq’s mother whom I met for the very first time was also very calm although she told me Haziq was still missing. Alhamdulillah, though it must very painful for Puan Marina, at least she knows her loving Haziq is in the hand of Allah, heading towards jannah and would be waiting for her at the door of jannah.

Another strong mother, Sayyad Milne’s mom, Kak Norani was calm, smiling away and telling people she is strong because of the tremendous support she is receiving. Alhamdulillah, Allah gave us this precious chance to be part of the martyrs’ lives.

Most of the victims’ families that I have spoken to had such amazing Iman and Taqwa. Added by the massive vigils held all over New Zealand, they felt that this is the best victory that they gained over this tragedy. In Dunedin itself, 18000 people turned up to show their support. Allahuakbar! Allahuakbar! Allahuakbar!

Say (Prophet Muhammad SAW): I do not control for myself any harm, or any benefit except what Allah pleases; every nation has a term; when their term comes, they shall not then remain behind for an hour, nor can they go before (their time). Surah Yunus: 49 (Al Quran)

Tomorrow at 1.25pm, there will be a special speech by the Prime Minister, the lovely Jacinda Arden at Hagley Park, just outside the mosque. Then, there will be azan for Friday prayer which will be broadcasted on radio and TV in whole of New Zealand and I believe it will be broadcasted around the world too. Muslims (men and women) will perform solat outside Al Noor mosque, heavily guarded by police and human walls. The Kiwis would be guarding us while we pray, in shaa Allah. Who would ever thought this could happen? This is Allah’s plan…we just have to husnudzon billah towards Allah The Almighty..

In shaa Allah at 4.00pm, there will be a mass burial at the Memorial Park Cemetery. Honestly, I don’t know how I would feel …I just don’t know.

But still, I would like to share the aroha around us and sending them to all of you in Malaysia and all my friends and families where ever you are..

Hasbunallahu wani’mal wakiil.

Naku noā, na

Hjh Salmah Kassim

Ōtautahi, Aotearoa

#KiakahaAotearoa

#Arohanui

Amerika’nın muhtelif üniversitelerinde görev yapan matematik Prof. Jeffrey Lang İslam’a giriş hikayesini yazmış olduğu ‘Melekler soruncaya kadar’ (Even Angels Ask: A Journey to Islam in America) isimli eserinde derin felsefi düşüncelerle,ruhani duygular arasında ilk namazını şöyle dile getiriyor:

Amerika’nın muhtelif üniversitelerinde görev yapan matematik Prof. Jeffrey Lang İslam’a giriş hikayesini yazmış olduğu ‘Melekler soruncaya kadar’ (Even Angels Ask: A Journey to Islam in America) isimli eserinde derin felsefi düşüncelerle,ruhani duygular arasında ilk namazını şöyle dile getiriyor:

“Müslüman olduğum gün cami imamı, bana namazın kılınışını açıklayan bir kitap verdi. Ancak Müslüman talebelerin buna endişelerini gördüm, bana: “Acele etme, rahat ol, zamanla yavaş yavaş yaparsın” dediler. Ben de kendi kendime, namaz bu kadar zor mu? Dedim ve talebeleri duymazlıktan gelerek, hemen vaktinde beş vakit namaz kılmaya karar verdim. O gece, loş ve küçük odama çekilerek kitaptan abdest ve namaz hareketleri eksersizlerini yaptım, namazda okunacak bazı surelerin Arapça okunuşlarıyla İngilizce anlamlarını ezberlemeye çalıştım. Bu çalışmalar saatlerce devam etti.

İlk namaz denemesi için kendime güven gelince yatsı namazını kılmaya karar verdim. Vakit gece yarısıydı, kitabı alıp banyoya girdim, kitabı açarak, mutfaktaki ilk yemek denemesi yapan aşçı gibi kitaptaki talimatları dikkat ve incelikle bir bir uyguladım.

Abdest bitince odanın ortasında durup, kapı ve pencerelerin kilitli ve kapalı olmasından emin olduktan sonra kıble olarak bildiğim tarafa yöneldim, derin bir nefes aldım ve elimi kaldırarak alçak bir sesle Allahu Ekber dedim. Kimsenin

beni işitmemesini ve görmemesini umuyordum, yavaş yavaş Fatiha suresi ile kısa bir sureyi Arapça olarak okudum. Öyle zan ediyorum ki herhangi bir Arap beni dinlemiş olsaydı benim okumamdan bir şey anlamayacaktı.

İkinci bir tekbir alarak Rükua gittim, rükuda biraz tedirginlik hissettim, çünkü hayatımda hiç kimseye eğilmemiştim. Odada yalnız olduğumu hatırlayınca sevindim. Subhane Rabbiyel azim dediğimde kalbimin hızla çarptığını hissettim. Tekrar tekbir getirerek doğruldum ve artık secdeye varma zamanı gelmişti. Secdeye varmak üzere ellerimi ve dizlerimi yere koyunca dona kaldım, secdeye gidemiyordum, efendisinin önünde başını yere koyan köle gibi yüzümü, burnumu yere koyup kendimi zillet sandığım bir duruma düşüremiyordum, üstelik bacaklarım da katlanamıyordu, utandım gülünç duruma düştüm zannettim.

Bu durumda beni gören, arkadaş ve tanıdıklarımın önünde acınacak ve alay edilecek halimi düşündüm, arkadaşlarımın kahkahalarını duyar gibi oluyordum. ‘San Francisco’da Araplar çarptı bu hale düştü’ gibi sözler sarf edeceklerini tahayyül ederek zavallı duruma düştüğümü hissettim. Bir müddet tereddüt ettikten sonra derin bir nefes aldım başımı seccadeye koydum, zihnimdeki bütün düşünceleri attım, dikkatimi dağıtacak düşüncelere yer vermeden ikinci secdeye de vardım. Bu esnada kendi kendime “Daha önümde üç tur daha var”

diye düşündüm ve kararlıydım: Neye mal olursa olsun bu namazı tamamlayacağım. Kalan rekatlarda işler gittikçe daha da kolaylaşıyordu.

Son secdede tam bir sükunet hissettim. Nihayet teşehhütten sonra selam verdim.

Selamdan sonra bulunduğum yerde olduğum gibi kaldım, geriye dönüp nefsimle giriştiğim savaşı aklımdan geçirdim, bir savaştan çıktığımı hissettim sonra başımı önüme eğerek mahcup bir şekilde “Allah’ım geri zekalılığımdan ve tekebbürümden dolayı beni bağışla, uzak bir yerden geldim ve daha önümde kat edilecek uzun bir yol var” diye dua ettim.

Bu esnada daha önce hiç yaşamadığım bir şeyi hissettim. Bunu kelimelerle ifade etmek mümkün değil. Vücudumu, kalbimin bir noktasından çıktığını hissettiğim ve anlatmaktan aciz kaldığım bir dalga kapladı, soğuk gibiydi, ilk etapta irkildim, vücuduma olan etkisinden ziyade garip bir şekilde duygularımı etkiledi ve görünür bir rahmetin varlığını hissettim. Bu rahmet sonra içime nüfuz ederek içimde kaynamaya başladı.

Sonra sebebini bilmeden ağlamaya başladım, ağlamam artıp gözyaşlarım aktıkça, rahmet ve lütuftan harika bir gücün beni kucakladığını hissettim. Günahkar olmama rağmen, günahlarımdan veya utanç ve sevinçten dolayı ağlamıyordum. Sanki büyük bir set açılmış ve içimdeki korku ve keder sel olup gidiyor. Bu satırları yazarken kendi kendime diyordum: “Allah’ın rahmet ve mağfireti, sadece günahları affetmiyor, o aynı zamanda bir şifa ve bir sekinedir”. Uzun bir süre başım eğik bir şekilde öylece diz üstü kaldım.

Ağlamam durunca, yaşadığım deneyin akıl ile izah etmenin mümkün olmadığını anladım, Bu esnada idrak ettiğim en önemli husus ise, benim Allah’a ve namaza şiddetle muhtaç olduğum gerçeği oldu. Yerimden kalkmadan önce de şu duayı yaptım: “Allah’ım bir daha küfre girmeye cüret edersem beni, o küfre girmeden önce öldür ve bu hayattan kurtar, hata ve eksiksiz yaşamanın çok zor olduğunu biliyorum, ancak şunu yakinen biliyorum ki, bir tek gün dahi olsa sensiz yaşamak senin varlığını inkar etmem mümkün değildir”.

Mübarek Receb Ay’ı 15.gece ve 15.gün nafile namazlar. 14 Rekat namaz, namaz sonrası yapılacaklar var. Sitemiz, Hicri aylardan Recep ayı ibadetlerinden 15.geceye bakabilirsiniz. Allah kabul etsin.

15.GECESİ
  • Receb-i Şerif’in 15. Gecesi Allah (c.c)Musa aleyhisselam ile konuştu
    • İdris aleyhisselam’ı semaya yükseltti
  • Allah (c.c) kulların amelleri ile görevli meleklere: “Ne kadar günah varsa silin yerine sevab yazın.” Buyurdu.
  • Her kim 15. Gece14 rekat namaz kılar
    • Her rekatta 1 Fatiha Suresi, 20 İhlas Suresi, 3 Felak Suresi, 3 Nas Suresiokur
    • 2 rekatta bir selam verir
    • Namazdan Sonra10 salavat-ı Şerife
      • 30 kere Subhanallâhi velhamdülillâhi velâ ilâhe illallâhu vallahu ekber derseSevabı:Allah (c.c) 1000 melek gönderir. (sevabları yazmak firdevs cennetine ağaç dikmek için.)
          • Günahları silinir, seneye kadar hiç günah yazılmaz
          • Namazda okuduğu her harfe 700 sevab alır
          • Bir melek gelir elini omuzları arasına koyar:”Geçmiş günahların bağışlandı, amellerine yeniden başla.” der.
            • (Cûzekanî,Suyûtî,el-Le’âli,2/57)
            • Not;nafiledir, vakti olmayan rekat sayısını, okunan sure sayısını azaltabilir, niyet için nafile namaza niyet edin.

    ayrıca;

    Re­ce­bin ya­rı (on be­şin­ci) ge­ce­si, bir Fâ­ti­ha, on İh­lâs ile yüz re­kat kı­lı­nıp, pe­şi­ne bin ke­re is­tiğ­far­da bu­lun­mak,

    gü­nün­de debir Fâ­ti­ha ve bir İh­las ile el­li re­kat kıl­mak teş­vik edi­len amel­ler­den­dir.

    (Mu­ham­med en-Nâ­zi­lî, Ha­zî­ne­tü­’l es­râr, sh:67)

    İS­TİF­TAH GE­CE­Sİ NA­MA­ZI Mu­ham­med ib­ni Ha­tî­rüd­dîn Haz­ret­le­ri­’nin nak­li­ne gö­re; re­ce­bin on be­şin­ci ge­ce­si beş se­lam­la on re­kat kı­lı­nır, her re­kat­ta Fâ­ti­ha­’dan son­ra otuz ke­re İh­las Sû­re­si oku­nur, na­maz bi­tin­ce yüz ke­re: ‘Es­tağ­fi­rul­lâ­h’ de­ni­le­rek Al­lâh-u Te­âlâ’­dan mağ­fi­ret ta­lep edi­lir.

    (Mu­ham­med ib­ni Ha­tî­rüd­dîn, el-Ce­vâ­hi­ru­’l-hams, sh:57)

    (İSTİFTAH : Siftah etmek, başlamak, açmak gibi manalara geliyor.)

    ON BE­ŞİN­Cİ GÜN NA­MA­ZI Mu­ham­med ib­ni Ha­tî­rüd­dîn Haz­ret­le­ri­’nin nak­li­ne gö­re; re­ce­bin on be­şin­ci gü­nü iş­rak­tan son­ra yir­mi beş se­lam­la el­li re­kat kı­lı­nır, her re­kat­ta Fâ­ti­ha­’dan son­ra bi­rer ke­re İh­las ve Mu­av­vi­ze­teyn (Fe­lak-Nas) sû­re­le­ri oku­nur, da­ha son­ra sec­de­ye va­rı­la­rak şu du­a oku­nur:

    “Ey Al­lâh! Yal­nız Se­nin için na­maz kıl­dım, an­cak Sa­na sec­de yap­tım, sa­de­ce Sa­na iman et­tim, bir tek Sa­na te­vek­kül et­tim, o hal­de Sen be­nim Se­nin hu­zu­run­da al­çal­ma­ma, yüz üs­tü ka­pan­ma­ma, yal­nız kal­ma­ma, bo­yun kır­ma­ma, yal­va­rıp ya­kar­ma­ma, şaş­kın­lı­ğı­ma, ih­ti­yaç ve za­ru­re­ti­me acı da, dert­le­rim­den bir çı­kış ve kur­tu­luş ba­na na­sip et. Ey acı­yan­la­rın en mer­ha­met­li­si! Rah­me­tin­le (dua­mı) ka­bul ey­le!”

    (Mu­ham­med ib­ni Ha­tî­rüd­dîn, el-Ce­vâ­hi­ru­’l-hams, sh:57)

    alıntı

    UNUTMAYIN!RECEBİ ŞERİFİN 10. GÜNÜ HAYIRLI KAZA VE KADER İÇİN OKUNACAK DUA (RECEP 10.GÜN)

     

    Büyük zatlar, Berat Gecesinde şöyle de dua ederlerdi; Bu dua Recebi Şerifin 10. Gecesi de okunur. (Ya Rabbî, Kur’an-ı keriminde, “Allah, dilediğini siler, dilediğini de sabit bırakır, Levh-i mahfuz Onun katındadır” buyuruyorsun. Eğer benim ismim saidler [cennetlikler] defterinde ise, orada sabit kıl! İsmim şakiler [cehennemlikler] defterinde ise, ismimi oradan silip, saidler defterine yaz! Ey büyük Allah’ım, kalbleri iyiden kötüye, kötüden iyiye çeviren, ancak sensin. Kalbimi, dininde sabit kıl, dininden döndürme, ayırma! Amin

    *Arapça bilmeyenlerin duanın türkçe manasını okumaları daha isabetli olabilir(mesela yukarıdakini).

    UNUTMAYIN!
    RECEBİ ŞERİFİN 10. GÜNÜ HAYIRLI KAZA VE KADER İÇİN OKUNACAK DUA (GÜNÜ-RECEP 10.GÜN)
    Duanın Türkçe Okunuşu:
    Allahümme in ketebtenî şegıyyen fektüb sa’ııı’den. Vemhusmiii an divânil eşgıya’i ve semminiii tegıyyen verzügniii. A’yetel enbiya’i vensurniii ala cemi’ıl egda’i vahşürniii yevmel gıyameti fiii zümratil’embiya’i aleyhimüs’selam.Ve e’ız’ni min derkil eşgıya’i inneke semiud’düa’i bi rahmetike ya erhamer’rahımiyn.

    Manası; Ey Allah! Eğer beni bedbaht (sonu kötü) yazdıysan bahtiyar yaz, adımı kötülerin dosyasından sil ve beni takva sahibi biri olarak kayda geçir. Sen bana Enbiya (suresi)nin (101.) ayetin (de, haklarında güzel karar geçtiğini bildirdiğin kulların arasına girmey)i nasip et, bütün düşmanlarıma karşı bana yardım et, kıyamet günü beni peygamberler-aleyhimüsselam-zümresinde haşret, kötülerin derekesin(e düşmek) den beni muhafaza et. Şüphesiz duaları hakkıyla işiten ancak sensin. Ey acıyanların en merhametlisi! Rahmetinle (duamı kabul et)!

    Allah kabul eylesin.
    Not; En enzından 33 kere okumaya gayret edin ikindi ezanına kadar çok mühim bir dua bugün için veya tekrar tekrar oku… (Berat gecesinde) 300 dedi okuyabilen 300 kere okur ise ne alâ nurun Ala nur olur. (Berat gecesi yapabilen 300 kere)