Bu gece Cemaziyelahir ayı giriyor. Mübarek olsun. Her hicri ay’ın ilk gecesi yapılacaklar.

1)YENİ AY GÖRÜLDÜĞÜNDE OKUNACAK DUA(özellikle yeni senenin ayı görüldüğü vakit)

“Birinci veya ikinci günleri aya bakarak şu duayı okumak sünneti şeriftir”
هِلاَلُ خَيْرٍ وَرُشْدٍ آمَنْتُ بِللَّهِ الَّذِي خَلَقَكَ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعاَلَميِنَ
“Hilalü hayrin ve ruşdin amentü billahillezii halegake velhamdülillahi rabbil alemiin”
Manası: Hayır ve hidayet ayı(hilali)olasın. Ey hilal seni yaratan Hz.Allah’a iman ettim. Ve alemlerin rabbi olan Hz.Allah’a hamd olsun. (Ebul-Faruk KS Hazretleri buyurmuşlardır )

Bu dua’dan evvel şunlar okunur. 1 defa tekbir getirilir ve sonra bu dua 3 veya daha fazla okunur.
Bu duayı okuyan kimsenin çocuğunun çoluğunun dinini diyanetini Cenabı Hak kendisi muhafaza eder.
Ve maddi ve manevi faydası vardır ve sünneti seniyyedir. Dünyada ve ahirette sıkıntı görmez; yeni ayı gözetlemek sünneti şerifedir.
Veya
Hilâl görülünce üç kez tekbir ve tehlilden sonra üç kez şöyle demeli: Sonra da: şöyle dua etmelidir.

“Hilâle hayrin ve rüşdin! Amentü billâhillezî halekake. (3 kere)

Elhamdü lillâhillezî zehebe bişehrin keza ve cae bişehrin keza. (Ebu Davud)

Allahümme ahlilhü aleyna bil-emal ve’l-imani vesselâmeti vesselam.”

Anlamı: “Ey hayır ve salah hilâli? Seni yaratan Allahü Teâlâ’ya iman ettim. Şu ayı götürüp bu ayı getiren Yüce Allah’a hamd olsun, Allah’ım! Bu ayı bizlere emniyetle, imanla, selâmet ve selâmla bulundur.”


*********
2)
HER HİCRİ AY BAŞINDA MÜHRÜ ŞERİFE BAKMAK
MÜHRÜ ŞERİF’İN FAZİLETİ 

Tirmizi’nin Rivayetine Göre : Herkim bu mührü şerife abdestli olarak sabahleyin baksa akşama kadar , Ayın başında baksa sonuna kadar , yılın başında baksa sonuna kadar , yola çıkarken baksa dönünceye kadar geçen zaman hayırlı ve bereketli olur. (Tirmizi)


******
3)
BAŞINDA VE SONUNDA FATİHA İLE 1 MÜLK (TEBAREKE) SURESİ OKUMAK
Hilali görünce veya o gece, evvelinde ve sonunda Fatiha-i şerife ile beraber süre-i mülk (tebareke) okunmalıdır. Mülk suresi 30 ayettir. Her ayeti ayın bir gününe tekabül eder. Bu okunduğu zaman o kişiyi Cenabı Hak o ay içerisinde her türlü kazadan ve beladan muhafaza eder, hatta çoluğunu çocuğunu bile süfliyatın ve cinlerin tasallutundan muhafaza eder.

Alıntı

“HAKKIMI HELAL ETMİYORUM”İŞTE SULTANIN İNSANI TİTRETEN O MUHTEŞEM DUASI…(2.Abdülhamid Han)

“HAKKIMI HELAL ETMİYORUM”İŞTE SULTANIN İNSANI TİTRETEN O MUHTEŞEM DUASI…
Zalimlere beddua millete dua! İşte Abdülhamid Han’ın Duası:
Allahım helal etmiyorum!
Şahsımı değil, milletimi bu hale getirenlere, hakkımı helal etmiyorum!
Beni, benim için lif lif yolsalar, cımbız cımbız zerrelerimi koparsalar, sarayımı yaksalar, hanümanımı, hanedanımı söndürseler, çoluğumu gözümün önünde parçalasalar helal ederdim de Sevgili’nin (SalAllahu Aleyhi ve Sellem) yolunda yürüdüğüm için beni bu hale getiren ve milletimi ateşe atan insanlara hakkımı helal etmem!
Allahım! Mukaddes isimlerine kurban olduğum Allahım!
Ya Âdil!

Bana “Kızıl Sultan” adını takan ve devrilmem için ellerinden geleni yapan Ermenileri, şimdi beni devirenlere parçalatıyorsun!

Bu cellatları da, kim bilir, kimlere parçalatacaksın?..
Fakat yâ Rahman!..
Adaletinle tecelli edersen hepimiz kül oluruz!
Bize acı!
Resûlünün, Sevgilinin, Kainatın Efendisinin nurunu kaydeder gibi olduğu için bu hale gelen millete, rahmetinle, fazlınla, lütfunla tecelli et!
Yâ Kâdir!
Kundaktaki yavruyu gagasına almış, kaçıran leş kuşunu düşürüp çocuğu kurtarmak ancak senin kudretine sığabilir. Leş kuşlarının gagasında kundak çocuğuna dönen milletimi kurtar Allahım!

Ya Ma’bud !..
Ömrümde tek vakit farz namazı kaçırdığımı hatırlamıyorum!
Ama tek vakit namazım olduğunu iddiaya da nefsimde kuvvet bulamıyorum!..
Huzurunda eğileceğime kaskatı kalıyorum ve duada ruh teslim edeceğime yatağımda kıvranıyorum! Sana kulluk gösteremeyen bu kulunu affet Allahım!Eğer, yılları tesbih dizisince süren hükümdarlığımda Seni bir kere anabildim, Resûlüne bir an bağlanabildimse, duamı, o bir kere ve bir an yüzü suyu hürmetine kabul et!
Yâ Sübhan!
Şu titrek elleri, Kıyamet gününde sana “Ümmetim, ümmetim!” diye yalvaracak olan Habibinin eteğinde, şimdi “Milletim, milletim!”diye dilenen bu ihtiyarın duasını geri çevirme! Milletimi evvelâ “Ba’sü ba’de’l-mevtsiz” bir ölümle yok etmeye götüren sahte kurtarıcılar ve sahte kurtuluşlardan kurtar; ve ona bir gün gelecek kurtarıcıları, gerçek kurtuluşu nasib eyle!..
Benim artık bu dünya gözüyle görebileceğim hiçbir saadet ümidim kalmadı.
Bari felâketi olsun bana daha fazla gösterme Allahım!
Ayakta duramaz, haldeyim!
Vadem ne gün dolacak Allahım?..

Bu yazıyı TÜM ANNELER OKUMALI 

img_8760

TÜM ANNELER OKUMALI 

1 yaşındayım:

Çok mutluyum:”Annem her an benle!”

2 yaşındayım:

“Annem arasıra benle (neler oluyor acaba?

3 yaşındayım:

“Annem işte, bakıcı benle

5 yaşındayım:

“Annem toplantıda, büyükannem benle

7 yaşındayım:

“Annem seminerde; sınıftayım,öğretmenim benle.

13 yaşındayım ergenlik modundayım:

“Annem (hâlen çalışmak zorundaymış),arkadaşlarım benle.

17 yi dolduruyorum bu baharda.

Annem iş yorgunu.Dersânedeyim,okuldayım, kafedeyim: öğretmenim benle.

20 sinde ışıl ışıl bir gencim.

Annem evde yok. Kankimler benle.

23’ümde bir işe girdim. 

Annem evde artık.

Bense işte!

30’umdayım.düşünüyorum….

Annemle en son ne zaman birlikte güzel bir vakit geçirebildik?

Bir gariplik var bu işte!

35’imdeyim, evliyim.

Annem kendi evinde, ben kendi evimde.

40 oldum artık…

Annem yolumu gözlüyor.

Tıpkı çocukken benim onun yolunu gözlediğim gibi…

50’ye merdiven dayadım. 

Bende yaşlanmayan tek arzu:

“Kalbimi kalbinin üstüne getirerek ona sarılmak.

Ve dizlerine uzanmak, yaşlanmış iş yorgunu dizlerine…”

55’imde bir annenin yanındayım artık dâim olarak:

çocuklarımın annesi!

Annemse…

Kabrinde kendi hâliyle,

Bense onun hasretiyle. . .

Alışageldiğimiz hayat akışı içinde en ciddi ihmâlimiz: çocuklarımız…

Oysa nasıl da seyretmekten bıkılmayacak hârikulâde bir dizi film gibi; halden hâle, renkten renge, şekilden şekle bürünüveriyorlar.

Onları izlemeyi ihmâl ettikçe, 

Hayat Sinemasının hızla değişen perdeleri arasında eski halleriyle bulamayacağız hiçbir zaman.

Elimizde kumanda niyetine tuttuğumuz âletin ( yani hiç büyümeyeceklerine dâir zanlarımızın) “durdurma-başlatma, 

geri sarma, ” vasfının olmadığını idrak ettiğimizde, hüsranlı bir geç kalınmışlık olmasın inşallah. . .

Çocuğunu bugün sev, bugün öp-kokla.

Bugün tut ellerini.

Bugün onunla ol.

Onu bugün seyret, 

Bugünkü bölümünü sakın kaçırma!

Yarına izlemediğin bölümleriyle çıkmayasın ey sevgili anne…

Ey güzel anne …

SABAH EZANINDAN SONRA VAR OLAN BiR HiKMET 

Bu gece bu yazıyı okumadan uyumayın, lütfen!…Uyumayın ki yarın bunu hissedin…!

Hayırlı Cumalar
SABAH EZANINDAN SONRA VAR OLAN BiR HiKMET 
Bana çok sevdiğim ve değer verdiğim bir Arkadaşım çok eski bir kitap verdi…

Bu kitapta bir çok Peygamberin ve Evliyaların Hikmetleri, Sözleri ve menkıbeleri var…

SubhanAllah çok şaşırdığım konular var…

Bir tanesini siz değerli kardeşlerimle paylaşayım istedim..
Sahih Rivayetlere göre Peygamber SallAllahu Teala aleyhi ve sellem Sabah Ezanından güneş doğuncaya kadar uyanık kalırmış…

O vakitte Namazını kılar, ALLAH u Teala yı zikredermiş…
ALLAH u Teala nın Evliyaları, Peygamber SallAllahu Teala aleyhi ve sellemin neden uyumadığı hakkında araştırmışlar, ve sonunda o kadar yorulmuşlar ki, ALLAH u Teala da Onlara bu emeklerine karşılık, Peygamber SallAllahu Teala aleyhi ve sellemin neden uyanık kalmış olmasının Hikmetini bahşetmiş…
Sabah Namazı Ezanından sonra ALLAH u Teala nın kudreti ile yeryüzüne bir hava iniyor…

Bu hava o vakitte uyanık olan tüm canlılara RABBiL ALEMiYNiN bir Lütf bir Hediye olarak veriliyor…

Ancak uyanık olan canlılar fayda görüyor…

O vakitte uyanık olan canlıların hepsinin vücut dirençlerini artırıyor, ömürlerini uzatıyor, Ciltlerini parlaklaştırıyor, bunamalarını önlüyor ve hafızalarını kuvvetlendiriyor…
Bu hava güneş doğuncaya kadar yeryüzünde kalıyor… 

Güneş doğduktan Sonra iLAHi emir gereği o sağlıklı hava çekiliyor…

Onun için güneş doğduktan sonra kalkanlar bu havadan faydalanamıyorlar ve mahrum kalıyorlar…
Şimdi burada garib bir SIR var…

bu hava Sabah Ezanı ile yeryüzüne indiğinde özellikle abdest alıp Namaz kılanlara mıknatıs gibi yapışıyor…

Mıknatıs özelliği olan bir Demirin diğer bir demiri çektiği gibi, abdest alan kişinin vücudu da o anda salgıladığı o iLAHi SIR ile o havayı kendine çekiyor ve O iLAHi hava o kişiye yapışıyor…

O kişide o havayı hem soluyor hemde cildine yapışıyor…

İşte O Hava insana şifa veriyor, hastalıklara karşı vücut direncini artırıyor, kişinin cildinin genç kalmasını sağlıyor, hafızası kuvvetleniyor, Hilm sahibi oluyor, rahatlıyor ve daha bir çok Nimetlere kavuşuyor…

Bir önemli hususta kişinin ruhu da bu havadan etkileniyor ve ruh huzurlu oluyor…
Şimdi bu yazıyı okuyan herkes bu soruyu sorar…o saatte kalkıpta abdest almayanlar Namaz kılmayanlar veya gayri müslimlerin durumu ne olacak…

SubhanAllah bu sorunun cevabını bende merak ediyordum..

Kitapta şöyle bir ibare var;

“ALLAH u Teala nın şefkat ve merhameti yarattıklarına o kadar çoktur ki, o vakitte uyanık olanlar da o nisbetten bir nebze de olsa faydalanıyorlar…

inanan inanmayan, anlayan anlamayan insu cin ve hayvanların hepsine o hava nasib oluyor…

demek ki mahrum olanlar sadece yatanlardır… 

Bizler Sabah Ezanından sonra güneş çıkıncaya kadar uyanık olmaya gayret edelim ki bu Rahmetten mahrum olmayalım..
ALLAH u Teala cc Hepimize Sabah Ezanı ile uyanmayı ve O havayı solumayı Nasib etsin, ihsan etsin ve de Lütf etsin.

Çok enterasan gerçek bir olay… Ömer Nasuhi Bilmen merhum Amerikalıları şok etti!

Çok enterasan gerçek bir olay…

Ömer Nasuhi Bilmen merhum Amerikalıları şok etti!

1940’ların sonuna doğru Amerika’da bir olay cereyan ediyor. Zengin bir adamın ölümünden birkaç yıl sonra bir kadın yanında bir çocukla mahkemeye başvuruyor. Çocuğun ölen adamdan olduğunu iddia ediyor. Ölüden DNA testi yapılamayan bir dönem dünya için.
Amerika hukuk sistemlerinde bu olayın bir karşılığını bulamayınca başka sistemlere müracaat ediyorlar.
Roma hukukuna bakıyorlar yok. Yunan, Hint, Uzakdoğu’da yok. Bir heyet Türkiye’ye geliyor. Dönemin İstanbul Müftüsü Ömer Nasuhi Bilmen’e yönlendiriliyorlar. İlk başta anlam veremiyor gelen ekip. Gönülsüz de olsa görüşüyorlar.
Bilmen onlara ölen adamın kemiklerinin durup durmadığını sorduğunda şaşkınlıkları iyice büyüyor. Durduğunu söylüyorlar. Ömer Nasuhi onlara kuyruk sokumu kemiğinden bir yer tarif ediyor. Tarif ettiği yere çocuğun bir damla kanını damlatmalarını, eğer o kemik kanı emerse çocuğun o adamdan olduğunu aksi olursa kadının yalancı olduğunu ve buna göre hüküm verebileceklerini anlatıyor.
Gelen ekip görüşmeden memnun olmaksızın şaşkınlıklarını da yanlarına alıp ülkelerine dönüyorlar. Bir müftünün böyle bir tıp bilgisine nasıl hâkim olabileceğine ihtimal veremiyorlar. Ekipteki bir doktorun ise kafasını kurcalıyor bu mesele. Müftünün yanlışlığını ispat etmek için mezar açtırılıp adamın bedeni çıkarılıyor. Tarif edilen kemiğin üzerine önce kendi kanını damlatıyor. Kan akıp gidiyor kemiğin üzerinden. Sonra çocuğun kanını döktüğünde gözleri fal taşı gibi açılıyor. Kemiğin kanı emdiğini gördüğünde hayretini gizlemiyor.
Görüşmede Ömer Nasuhi’nin yanında olanlar da ilk duymuş olacaklar ki heyet gittikten sonra bu meseleyi nereden bildiğini soruyorlar. Adı geçen kemiğin sadece kendi neslini kabul ettiğini uzun uzun anlatıyor. Oradaki küçük bir parçanın önemine değiniyor. Vücuda ne yaparsanız yapın o kemiği yok edemediğinizi, kıyamete kadar hiçbir gücünde buna muktedir olamayacağını, zira mahşerde insanlar o kemik parçasından yeniden diriltileceğini anlatıyor.
*****
“Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?” dedi.
De ki; “Onları ilk defa yaratan diriltecek. O, her yaratmayı bilir.”
Yasin 78-79. âyetler

SEVGİLİLER GÜNÜ HAKKINDA…

SEVGİLİLER GÜNÜ HAKKINDA… Hepsi yalan, dolan, boş. Tek gerçek gün Hesap Günü…

Ne işimiz olur bizim sevgililer günüyle ya hu? Sevgililer günü, evlilik dışı, nikahsız ilişki yaşayanların işidir. Müminiz biz kardeşim. Seversek adam gibi evleniriz. Evlenince her günümüz sevgi günü olur. Eşimize olan sevgimizi sosyal mecralarda değil, bizzat kendisine ifade ederiz.
Biz sevgimizi göstermek için, sevgililer günü diye bir saçmalığı gözetmeyiz. Eşimize yemek yaparız, tatlı yaparız. Güleryüzlü, saygılı oluruz. Yemek sonrası “Kesemize bereket” deriz. “Allah razı olsun” deriz. Hayır dua ederiz. “Hız yapma dikkat et” deriz. Arkasından Felak-Nas okuruz. Çamaşırını yıkar ütüleriz. Canı sıkkınsa bir kahve yaparız. Kalkıp annesini arar hatrını sorarız. Evini, malını, namusunu koruruz.

*****

“Seni seviyorum” diyemez her erkek. Ama seviyorum demenin başka yolları da vardır. Evden çıkarken “Allah’a emanet ol” der. Eve girer selam verir. “Günün nasıl geçti” der. “Ellerine sağlık” der. Siz seviyorsunuz diye sevdiğiniz bir meyveyi alır. “Kendine dikkat et” der. “Hava soğuk sıkı giyin” der. “Namazını kıldın mı” der. Rüzgarlı günlerde dışarı çıkınca, rüzgar uçurmasın diye eşarbınızın arkasını tutar. Misafir gelince erkek tarafına çayı servis eder. Görünmeyin diye kapıyı kollar. “Yoruldun biraz dinlen” der. “Bırak mutfağı sabah toplarsın” der. “Ben sana yardım ederim” der.

Sevgililer günü kapitalizmin sevgiyi katlettiği gündür! Ki öldürmek ister gerçek sevgileri. Uzun uzadıya olmasını istemez sevgilerin… Çarçabuk harcansın, sık sık değiştirilsin ister. Elinizden yüreğinizden tutup sizi sonsuza götürmesine izin vermez. Hep sahte sevgileri, geçici olanı dayatır size…

Sevgililer günü evlilik düşmanı bir inancın günüdür. Günü birlik ilişkileri destekleyen, gençlere evliliğin kötü olduğunu anlatanların günüdür.

Sevgililer günü ahlakı, hayayı, örf ve adetleri, islam inancını yıpratmaya yönelik çirkin bir zihniyetin günüdür.
Peygamber Efendimiz (asm) buyurdu ki: “Müşriklere (her hâl ve hareketinizle) muhalefet ediniz ve benzemeyiniz…” Buhârî, 12/1955 ” Kim bir kavme benzerse o onlardandır.”( Ebu Davud)

alıntı

img_8560-2

img_8561-2

KARI-KOCA ARASINDA SIKINTI-DARGINLIK-MUHABBET EKSİKLİĞİ-İHANET HAKKINDA BAZI REÇETELER

img_7669

KARI-KOCA ARASINDA SIKINTI-DARGINLIK-MUHABBET EKSİKLİĞİ-İHANET HAKKINDA BAZI REÇETELER
Yapabileceğiniz bazı şeyleri aşağıya yazacağız.

 Önce bu problemlerin sebeblerini bulmalı (tıbbı veya psikolojik) ve bir uzmanla konuşmalı. Tabiki manevi yöndende Allahtan sıkıntıların giderilmesi için dua etmek ve reçeteler uygulamak çok isabetli olur, duamız olmasa neyimiz var…
*Çok tesirli olduğu söylenen bir reçete var. (Eşini aldatan hakkında)

NUR SURESİ 16-18 Ayet-i Kerimeyi BEYAZ ÜZÜM SUYU üzerine 21 kere okuyup ardından üzerine ŞEKER ilave ederek bununla HELVA yada başka yenilecek birşeyler yapıp zinaya müptela (Eşiniz dostunuz komşunuz akadaşınız) bundan yedirirse Allah-u Te’ala’nın izniyle bu beladan kurtulur bir daha zinaya yaklaşamaz..!
* Aranızda sevgiyi tekrar tesis etmeniz gerekir. Bunun için bazı tavsiyeler:

    ***Sabah namazını kıldıktan sonra 66 kere YA ALLAH celle celaluhu lafzı celal’ini ve ardındanda 1 kere TARIK suresini okuyanı herkes sever. Bu zikre devam eden eşler arasında da sevgi devamlı olur.

TARİK SURESİ

Bismillahirrahmanirrahim 

1. Vessemai vettarikı. 

2. Ve ma edrake mettariku. 

3. Ennecmüssakıbü. 

4. İn küllü nefsin lemma ‘aleyha hafizun. 

5. Felyenzuril’insanü mimme hulika. 

6. Hulika min main dafikın. 

7. Yahrücü min beynissulbi vetteraibi. 

8. İnnehu ‘ala rec’ıhı lekadirün. 

9. Yevme tüblesserairü. 

10. Fema lehu min kuvvetin ve la nasırin. 

11. Vessemai zatirrec’ı. 

12. Vel’ardı zatissad’ı. 

13. İnnehu likavlün faslün. 

14. Ve ma hüve bilhezli. 

15. İnnehüm yekiydune keyden. 

16. Ve ekiydü keyden. 

17. Femehhililkafiriyne emhilhüm rüveyden.

     ***Bir kişi eşini seviyor ve ondan yeteri kadar sevgi göremiyorsa bir bardak suya 786 kere ” Besmele ” okuyup suya üfler ve o suyu eşine içirirse Allahü Tealanın izniyle ona karşı muhabbet hasıl olur, biiznillah.

     ***Karı-Koca arasındaki muhabbetin artması için Ta-Ha Suresinin 39. ayeti 41 defa okunursa eşler arasındaki muhabbet artar.

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

” VE ELKAYTÜ ALEYKE MEHABBETEN MİNNİ ”

41 defa okunursa aralarında muhabbet meydana gelir. 

Meali : (Ey Musa! Sevilmen) ve benim nezaretimde yetiştirilmen için sana kendimden sevgi verdim.

      *** Evli bayan kardeşlerimiz Cuma selası ile cuma ezanı arasında 5 tane cuma suresi okuyup ve 7 cuma tekrarlarsanız evinize bereket gelir, eşinizle hep mutlu olursunuz dargın olan eşlerde barışırlar, biiznillah…

       *** Bir kadın veya erkek (sıkıntısı olan), iki cuma arasında her gün akşam ve sabah namazlarından sonra 12 kere: (YA KAVİYYÜ. YA GANİYYÜ. YA VEFİYYÜ. YA AZİZÜ. YA RAHİMÜ. YA RABBİ. YA ZEL ARŞİL MECİD. YA FA’ALÜN LİMA YÜRİDÜ Bİ’L HAKKI E’INNA BİRAHMETİKE YA ERHAMER-RAHİMİN) deyip, her seferinde bir bardak suya üfler ve o suyu her gün eşine içirirse, ALLAH ü Teala’nın izniyle aralarındaki soğukluk son bulur.

       *** Cuma akşamı bu hacet namazını kılınız. NOT: Herkim bu namazı kılmak isterse cuma gecesi gusül abdesti alıp, temiz elbiseler giyerek imsaktan önce bu namazı kılıp istediklerini Allahu Tealaya arz ederse Biiznillah duaları kabul edilir…

İmam-ı Şafii buyuruyorki. “Öyle bir nafile namaz (hacet namazı) varki, diğerlerinden bin kat daha tesirli ve faziletlidir. Onu bana Hızır(a.s) öğretmiştir.
iki rekatlık namazın ilk rekatında fatiha’dan sonra (10) defa Kafirun Suresi okunur, ikinci rekatında da Fatiha’dan sonra (11) defa İhlas Suresi okunur. Selamdan sonra secdeye gidilir. Secde esnasında Hazreti Resul(s.a.v)’e (11) defa salat-ü selam getirilir. (10) defa da “Sübhanellahi vel hamdü ve la ilahe illallahü vallaü ekber, ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azıym.” denir. Hemen ardından (10) defa “Rabbena atina fid dünya haseneten ve fil ahirati haseneten ve kına azaben nar.” diye dua edilir. Ve ardından secdede Allah’tan hacetini iste!… Mevla Teala inşaAllah istediği şeyi geri çevirmez…

Gıybet edeni Allahü Teâlâ on şeyle cezalandırır:

img_6897

Gıybet edeni Allahü Teâlâ on şeyle cezalandırır:
1.Rahmetinden uzak eder.(Ahirette biz amellerimizle değil rahmeti ilahi ile cennete gireceğiz.)

2.Meleklerden uzak eder.

3.Taatini, iyiliklerini yok eder.(Kabir âlemine amellerimizle gideceğiz.)

4.Resülullah’ın ruhunu ondan çevirir. (Şefaati uzamaya nail olamaz.)

5.Allahü Teâlâ ona gadab eder.(Allah mümin kulunun kalbine 360 defa rahmet nazarı ile bakar. Gıybet yaparsa gadaba döner.) 

6.Ruhu teslim olurken, onu baş aşağı eder. 

7.Kabir azabı şiddetli olur. (Kabir azabı 3 şeyden olur. Gıybet-kovuculuk-bevil) 

8-Ölüm zamanında amellerini sevapsız bırakır. 

9.Cehenneme yakın eder. 

10.Cennetten uzak eder. (Cehennemden en son çıkan, gıybetten tövbe edendir. Cehenneme ilk giren, gıybetten tövbe etmeden ölendir. R. Nasihin) (Dürretül vaizin)

Yılbaşı hakkında…

Ya rab!

Böyle mi olacaktı , benim cennet yurdum? 
Baktım da etrafima yalnızım ağladım durdum.

Bir mana veremedim, şu miladi yılbaşına! 

Şaştım da kaldım, müslümanların vah telaşına!

çevirdim başımı, nereye ettimse bi nazar.

Gördüm ki, noel için hazır, yer-yer çarsı-pazar.

Haykırmak gelmişti içimden, seslendim millete.

Heyhat! Duyuramadım, ne ahmede ne mehmede 

Ey Alem-i ıslam’in baştacı, büyük türkiye!

Mukaddesi unuttun , Avrupa diye diye!

Yurdumu işgal etmiş, şu garbin safsafasi,

Kiminin maymunu var, kiminin noel babası” 

Yarabbi!Hidayet ver kurtulsun bu millete

islama gelsin milletim son versin şu zillete. . . .

M.Akif