Delail-in Nur, Resul-u Ekrem Efendimiz’e ümmetin büyüklerinin okuduğu salatu selamları derleyen bir eserdir. Tertipleyen, Üstad Bediüzzaman Said Nursi’dir. Büyük Cevşen’in içine konulan bu kıymetli eser hakkında, muhterem İsmail Çetin Hocaefendi “Ahlaki Reçeteler” adlı eserinde “Üstad Bediüzzaman Delail’in Nur’da aktabın salâvatlarını cem etmiştir” demektedir.

Biz de Hayrat vakfının bastırdığı Cevşen-i Kebir’de yer alan, bu salâvatların kimlere ait ve kıymetlerinin ne derece olduğuna dair olan yazıyı sizinle paylaşmak arzu ettik. Cevaplar.org ailesine yeni katılan muhterem büyüğümüz Ahmed Tahiri Bitlisli Bey bahsi geçen yazıyı Latin harflerine çevirdi. Kendisine teşekkürlerimizi sunuyor, günlerinizin bu salâvatların bereketiyle bereketlenmesini diliyoruz. Saygılarımızla. Cevaplar.org

Peygamberimiz aleyhissalatü vesselam efendimize salât ve selam etmenin faziletine dair ayet ve hadisler

*“Muhakkak ki Allah ve melekleri peygambere salât ederler. Ey iman edenler!(siz de)ona salât edin ve (ona)teslimiyetle selam verin.(Ahzab–56)

*Kim bana bir salât ederse, Allah ona on salat eder ve kendisinden on hata silinir. (Müsned-i Ahmed bin Hanbel cild:2 sh:102)

*Kim bana sabah on ve akşam on salat ederse kıyamet günü şefaatim ona ulaşır.(Kenzül Ummal cild:1 sh:49)

*İnsanların kıyamet günü bana en yakını, onların bana en çok salat edenidir.(Tirmizi cild:2 sh:354)

*Bana salat eden hiç bir Müslüman yoktur ki, bana salat ettiği müddetçe melekler de ona salat etmesin.(İbn-i Mace cild:1 sh:294)

*Bana salat edin, çünkü nerede olursanız olun sizin salatınız bana ulaşır.(Ebu Davud cild:2 sh:354)

*Bana selam veren hiç bir kimse yoktur ki ben onun selamına cevap verinceye Allah bana ruhumu iade etmesin.(Ahmed bin Hanbel cilt:2 sh:527)

*Yeryüzünde Allah’ın seyyah melekleri vardır, ümmetimin selamını bana tebliğ ederler.(Nesai cild:2 sh:354)

*Hz. Ömer(ra) şöyle demiştir: “Muhakkak dua sema ile arz arasında durdurulmaktadır. Peygamberimize (sas) salât etmedikçe ondan bir şey yükselmez.(Tirmizi cild:2 sh:356)

Delail-in nur’da zikredilen salâvatların faziletleri

“Nebiy-i Zişan’ın (sas)makam-ı Mahmud’u ilahi bir maide ve rabbani bir sofra hükmündedir. Evet, tevzii edilen lütuflar, feyizler, nimetler o sofrada akıyor. Resul-u zişan’a (sas) okunan salavat-ı şerifeler o sofraya edilen davete icabettir. (Mesnevi-yi Nuriye)

 

DELAİL-İN NUR’DA ZİKREDİLEN SALÂVATLARIN FAZİLETLERİ

Delail-in nur’da zikredilen salâvatların faziletleri
“Nebiy-i Zişan’ın (sas)makam-ı Mahmud’u ilahi bir maide ve rabbani bir sofra hükmündedir. Evet, tevzii edilen lütuflar, feyizler, nimetler o sofrada akıyor. Resul-u zişan’a (sas) okunan salavat-ı şerifeler o sofraya edilen davete icabettir. (Mesnevi-yi Nuriye)

1.Salavat: Salavat-ı Münciye; Âlemce meşhur ve gayet mücerreb ve umum aktapların mergubu bir salavat-ı şerifedir.(Salaten Tüncina salavatı)

2.Salavat: Bu salavat-ı şerifenin üç defası on bin salavat-ı şerife kadar kıymetli ve bir rivayette otuz bin salavat-ı şerife kıymetinde olduğunu ehl-i hakikat ve keşf haber vermişler.

3.Salavat: Bu mübarek salavat-ı şerifenin bir defa okunması otuz bin salavat-ı şerifeye mukabil denilmiştir.

4.Salavat:Gavs-ı Azam Abdulkadir Geylani(ks) hazretlerinin pek çok ehl-i keşfin ittifakıyla bin salavat-ı şerifeye mukabil daimi virdi ve meşhur bir salavatıdır.

5.Salavat: Seyyid Ahmed Bedevi’nin(ks) binler salavat-ı şerife kıymetinde bir salavatıdır. Ve âlem-i manada Resul-u Ekrem(asm)’ın işaretiyle en yüksek bir salavat-ı şerife olduğunu ehl-i keşf beyan etmişler.

6.Salavat:Aktab-ı Erbaa(dört büyük kutuplar)dan biri olan Seyyid İbrahim Dessuki’(ks)nin gayet meşhur ve üç defası bin salavat-ı şerife kadar kıymetli bir salavatıdır.

7.Salavat: Seyyid taifeteyn ünvanıyla meşhur-u âlem, gavs-ı ekmel ve Kutb-u Azam Cüneyd-i Bağdadi’nin (ks) ehl-i tahkikçe bin salavat-ı şerife kıymetinde olduğu beyan edilen uzun bir salavat-ı şerifenin hülasasıdır.

8.Salavat: Salavat-ı meşyeşe namıyla meşhur ve Şazeli tarikatının evrad-ı meşhuresinden, müteaddid şerhleri bulunan gayet manidar bin salavat-ı şerife kıymetinde bir salavattır.

9.Salavat: Sıddık-ı ekber ahfadından Muhammed Hanefi(ks) namında bir kutb-u azamın gayet azim ve kıymettar bir salavat-ı şerifesidir.

10.Salavat: Maddi manevi şifa için gayet mücerreb bir ilac-ı manevi gayet kıymettar bir salavat-ı şerifedir.

11.Salavat: Münferice ve nariye namıyla meşhur çok kıymettar ve vüsul-u matlub(herhangi bir murad)için mücerreb bir salavat-ı şerifedir.(4444 defa okunur) Not: Salat-ı Tefriciyye diye de bilinir.

12-13-14-15.Salavatlar: Gayet meşhur ve kısa ve kıymettar ve mütedavil salavat-ı şerifelerdir.

16.Salavat: Bu salavat-ı şerife kısalığıyla beraber bin salavat-ı şerife kadar kıymetli olduğu beyan edilmiştir.

17-18. Salavat: Bu salavat-ı şerife ve arkasındakiyle beraber Eski Said’in Yeni Said’e (ks) inkılap edeceği zamanda hatıra gelmiş. On üç senedir halâvetini kaybetmediğinden ve usanç vermediğinden ve ondan sonra keşf edilecek esrar-ı Kur’aniye’ye işaret ettiğinden, sair meşhur evliya salâvatları derecesinde olmasa da, bir cihette onlara benzer hükmünde olduğu zannıyla buraya yazıldı(Said Nursi)

*Ya vedud ya vedud ya vedud ile başlayan salavatın altında yazılacak dua, aslında salavattan olmayıp Peygamber-i zişan (sas)efendimiz Hazret-i Hasan ve Hazreti Hüseyin’e (ra) talim buyurmuşlar. İçinde İsm-i azam bulunması muhtameldir. Ahfad-ı resule (asm) talim olunan dua budur.

19.Salavat: Şah-ı Nakşibendi(ks)hazretlerinin gayet nurlu ve nurani beş cümlesidir. Nur manasını ifade eden kıymettar bir salavattır.

20.Salavat: Bu salavat-ı şerife hem Gavs-ı Azam’ın (ks) hem Şah-ı Nakşibendi’nin (ks) her iki mübarek zatın (üstadın)gayet camii ve gayet kıymettar bir salavat-ı şerifeleridir.

21.Salavat: Bediüzzaman hazretlerinin(ks) yirmi bir adet mucizat-ı katiyye-i Ahmediyyeye (asm)işaret eden gayet kıymettar ve şirin ve zevkli bir salavatıdır.

22.Salavat: Gayet zevkli ve canlı ve kibar-ı evliyaullahın mergubu, Farisi bir salavat-ı şerifedir.

23.Salavat: Kibar-ı evliyaullah’ın merğubu ve Bediüzzaman (ks) hazretlerinin bir salavatıdır.

24.Salavat: Buseyri(ks) âlem-i manada Kasidey-i Bürde’yi Resul-u Ekrem (asm)efendimize okuduğu zaman, gelecek salavat-ı şerifenin yarısını okumuş, yarısını hatırlayamamış olduğundan, Resul-u Ekrem (asm) Efendimiz (ala habibike hayril halki küllihim)diye salavat-ı şerifeyi tekmil etmiş. Gayet kıymettar bir salavat-ı şerifedir.

25.Salavat: İmam-ı Ali (ra)’ın Risale-i Nur-a işaret ettiği Kaside-i Celcelutiye-yi meşhuresinin ahirinde gayet kıymettar zikr ettiği bir salavat-ı şerifedir.
________________
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
1. Allah ve melekleri, Peygambere çok salâvat getirirler (yani, Allah ona rahmet eder, melekler de duâ edip onun şânını yüceltirler). Ey îman edenler, siz de ona salavât getirin (yani dua edin) ve tam bir teslimiyetle selâm verin. (Ahzâb Sûresi, 33:56)

Ey Allah’ım, Emrini yerine getiriyoruz! Efendimiz Muhammed’e ve nesline öyle bir salât ve rahmet eyle ki; onunla bizi nereden geleceği belli olmayan korkulardan ve bütün âfetlerden kurtar. Onunla bütün ihtiyaçlarımızı gider. Bizi her türlü kötülüklerden ve günahlardan temizle. Onunla bizi katındaki en yüce derecelere yükselt ve bizi bu dünyada ve öldükten sonra bütün hayırların en son gayelerine ulaştır, ey dualara cevap veren Allah’ım! Âmin. Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.

2. Allah’ım! Geceyle gündüzün yer değiştirmesinde, her akşamın ardından sabahın gelmesinde, gece ve gündüzün her tekrarında ve iki Kutup Yıldızı birbirini her karşıladığında Efendimiz Muhammed’e ve onun nesline salât eyle! Bizden onun ruhuna ve Ehl-i Beytinin ruhlarına hediyeler ve selâm ulaştır. Ona ve Ehl-i Beytine haşir günü gelinceye ve Cennete girinceye kadar pek çok rahmet ve bereket ihsan eyle! (3) Bu salavâttan her biri hürmetine, ey İlâhımız, bizi bağışla, bize merhamet et, bize lûtfunla ihsanda bulun.

3. Allah’ım, nurlarının deryası, sırlarının kaynağı, ihsan ve inayetinin pınarı, hidayetinin güneşi, memleketinin seması, yüce zâtının huzurunda insanların ve diğer varlıkların imamı, yaratılmışların en hayırlısı ve Sana en sevimlisi, kulun, habibin, resûlün ve kendisiyle nebîleri ve resulleri sona erdirdiğin ümmî peygamberin olan Efendimiz Muhammed’e, diğer nebî ve resullere, bütün nesline ve ashâbına, mukarreb meleklere, göklerde ve yerlerde olan sâlih kullarına salât eyle! Allah Tealânın rızası onların ve bizim üzerimize olsun. Âmin. Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur

4. İnsanlık âleminin en şereflisi, îman hakikatlerinin merkezi, ihsanî tecellilerin Tûr’u, Rahmânî sırların iniş yeri, memleket-i Rabbâniyenin semâsı, peygamberler gerdanlığının ortasındaki en büyük mücevheri, peygamberler ordusunun komutanı, peygam-berler kervanının öncüsü, bütün varlıkların en üstünü, izzet sanca-ğının sancaktârı, şeref ve vakar dizginlerinin sahibi, ezel sırlarının şâhidi, zaman ve mekân üstü ezelî lisanın tercümanı; ilmin, hil-min ve hikmetlerin kaynağı, cüz’î-küllî her bir cömertlik sırrının kaynağı, yer ve gök âlemlerinin gözbebeği, iki cihanın ruhu, dünya ve âhiret hayatının gözü, kulluk rütbelerinin en yükseğine ulaştıranı; arınmış, en seçkin makamlara lâyık olanı, en büyük dost ve pek şerefli sevgili, Abdulmuttalib’in torunu Abdullah oğlu Efendimiz Muhammed’e, diğer nebî ve resullere, âline ve bütün ashâbına, mukarreb meleklere, göklerde ve yerlerde bulunan Senin sâlih kullarına rahmetlerinin en üstününü ebedî kıl. Bereketi-nin artarak devam etmesini nasip eyle ve selâmlarının en pâk olanının sayıca artır!—Allah onlardan ve hepimizden razı olsun—Onlar üzerine çok selâm et.

Zikredenler Seni andığı, gâfiller de zikrinden geri kaldığı müddetçe, her göz açıp kapamada milyon kere salât ve selâm et. Bu salâvatların her birisi hürmetine, ey İlâhımız, bizi bağışla,
bize merhamet et ve bize lütfunla muamele et!
5. Allah’ım, aslın ve asaletin nurlu ağacı; Rahmânî mülk ve ihsanların parıltısı; yaratılış bakımından insanların en üstünü; cismânî sûretlerin en mükemmeli; Rabbânî sırların ve gaybî ilim hazinelerinin kaynağı; asıl mülk ve gerçek nimetin, göz kamaştırıcı güzelliğin ve yüce rütbenin sahibi; bütün peygamberlerin kendi sancağı altında toplandığı (ki, onların dinlerinin bütün esaslarını kendi dininde topladığından, hepsi de onun sancağının altına geliyor), Efendimiz Muhammed’e salât et. Ona ve onun âl ve ashâbına pek çok selâm eyle! Öldürdüklerini dirilteceğin güne kadar yarattığın, rızıklandırdığın, öldürdüğün ve dirilttiğin bütün varlıklar sayısınca onlara salât ve selâm eyle. Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.
6. Allah’ım, sırlar semasının güneşi, nurların mazharı, celâl dairesinin merkezi, cemal âleminin kutbu olan Muhammed’in, İlâhî isimlere ehâdiyet tecellisiyle a’zâm derecesinde mazhar olmuş lâtif zâtına salât eyle! Allah’ım, katındaki o zatın sırrı; ve iman ve kulluk yoluyla manevî makamları aşarak Sana yakınlaşması hürmetine korkumu emniyete çevir.

Maddî ve manevî düşüşlerden beni koru. Üzüntümü ve hırsımı gider, yardımını üzerimden eksik etme. Beni rızan dışındaki her şeyden alarak kulluğun kemâline ulaştır. Bencilliğimi ve enaniyetimi yok etmek suretiyle beni rızıklandır. Beni nefsime meftun ve hislerimle perdelenmiş basîretsiz etme; her gizli sırrı bana aç! Ey varlıklara hayat verip canlandıran, Kendi hayatı ise zâtî, ezelî ve ebedî olan; varlığıyla bütün varlıkları düzenli bir şekilde ayakta tutan; fakat Kendi varlığı ise hiçbir varlığa bağlı olmayan Hayyu Kayyûm, Ey Hayyu Kayyûm, Ey Hayyu Kayyûm! (3 defa)

7. Allah’ım! Cömertlik ve ikramınla yüklü bulutların çoşkun yağmurları gibi devam edip artan; cömertlik ve in’amlarının değerli, enfes ve lâtif tecellileriyle gelişip çoğalan; ezeliyetine münasip tarzda kesilmeyen ve ebediyetine lâyık şekilde sona ermeyen en üstün, en güzel, en yüce, en zâhir, en temiz, en hoş, en iyi, en değerli, en aziz, en büyük, en şerefli, en yüksek, en pâk, en mübârek ve en lâtif salâvatın; ve en mükemmel, en çok, en ziyâde, en yüksek, en yüce ve en devamlı selâmın; bir salât ü selâm, bir rahmet ve rıza ve bir af ve mağfiret manasında; göz kamaştıran parlak nur, pek kesin delil, uçsuz bucaksız bir deryâ, aydınlığı pek şiddetli nur, pek parlak güzellik, pek üstün heybet, fevkalâde mükemmel ve yarattıklarının en hayırlısı, kulun, habîbin ve
resulün olan Muhammed’in üzerine olsun.

Senin yüce zâtına yakışır şekilde ona ve aynı şekilde onun âl ve ashâbına salât et.

Allah’ım, bu salâvat sebebiyle günahlarımızı bağışla, gönlü-müze ferahlık ver, kalplerimizi temizle, ruhlarımızı rahatlat, sırlarımızı pak eyle, kalbimizden geçenleri ve düşüncelerimizi arındır, sırlarımızdaki bulanıklığı berraklaştır, hastalıklarımıza şifa ver, feth-i mübînin nuruyla kalplerimizin kilitlerini aç, merha-metinle ey merhametlilerin en merhametlisi ve ikram edenlerin en kerîmi…
Senden, Habibine ettiğin salâvâtının nurları hakkı için rızanı, affını, Cennetini ve bizleri sırât-ı müstakîm üzere doğru yolda tutmanı diliyoruz, rahmetinle nasip eyle ey merhamet edenlerin en merhametlisi. Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür
ve minnet, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.

8. Allah’ım, ona salât et. Ki, onunla sırlar açılıp nurlar par-ladı; elinde hakikatler yüceldi; Âdem’in ilimleri en geniş şekliyle kendisine indi ve bunlarla bütün mahlûkatı âciz bıraktı; akıllar da onlara ulaşmada çaresiz kaldı; bizden ne geçmiş, ne gelecek hiç kimse onun yüksek ilimlerini kavrayamadı.
O öyle bir kimsedir ki, melekût bahçeleri onun güzellik çiçekleriyle güzel; saltanatının havuzları onun nurlarının feyziyle dopdolu; hiç bir şey yoktur ki, ona bağlı olmasın, her şeyin varlık sebebi o—”Vasıta olmayınca, ona bağlı olan sonuçda ortadan kalkar” sözünde ifade edilen hakikat gibi. Ona, yüce katına yakışır şekilde salât et; çünkü o buna lâyıktır.

Allah’ım! O zât, Seni tanıtan bütün hakikatleri kendinde toplamış sırrın ve huzurunda duran en büyük teşrifatçındır. Allah’ım, beni onun soyundan gelenlerin arasına kat ve o asâ-lete lâyık bir ferd olmayı nasip eyle. Onu bana hakkıyla tanıt ki, onunla cehâlet barınaklarından zarar görmeyeyim, fazîletin pınarlarından susuzluğumu gidereyim. Beni yardımınla koru-***** onun gittiği yoldan huzuruna götür. Beni bâtılın tepesine öyle bir indir ki, onun beynini dağıtayım. Beni, her bir varlıkta isim ve sıfatlarının ayrı ayrı tecellilerini görme zenginliğine ulaş-tır ve kâinatı kaplayan vahdet deryasının kaynağına daldır ki, sadece o birlik şuuruyla göreyim, işiteyim, bulayım ve hissedeyim.
Allah’ım, Seni tanıtan en büyük üstat ve teşrifatçını ruhumun hayatı; onun ruhunu ise benim hakikatimin sırrı ve onun hakikatini de, ilk hakikatin tahkikiyle âlemlerimi kaplayan bir hakikat eyle!
Ey her şeyin aslını ve başlangıcını ezelî ilmiyle tespit eden ve Kendisinden önce hiçbir şey olmayan Evvel; ey her şeyin sonunu ezelî ilmiyle belirleyen ve bunu gelen varlıkların neslini tohum ve çekirdek gibi hülâsalarla tanzim eden ve her şeyden sonra yalnız Kendisi bâkî kalan Âhir; ey her şeyin dış yüzlerini çeşitli cihazlarla ve ince nakışlarla süsleyerek fevkalâde mükemmel ve güzel yaratan ve bütün varlıklarda ilim, irade, kudret, rahmet gibi sıfatlarının ve varlık ve birliğinin işaretleri açıkça görünen Zâhir; bütün varlıkların iç yüzlerini ve bilhassa canlıların içlerini mükemmel bir fabrikanın harika makineleri gibi yaratıp işleten ve varlıkların iç yüzüne hükmeden Bâtın!
Kulun Zekeriyâ Aleyhisselâmın seslenişine cevap verdiğin gibi Benim seslenişime de cevap ver.
Rızana giden yolda bana yardım et ve rızana kavuşmak için bizzat beni destekle. Beni Kendine bağla ve diğer varlıklarla arama perde koy.
Allah, Allah, Allah, “Kur’ân’ı okumayı,

tebliğ etmeyi ve ona uymayı sana farz kılan Allah, muhakkak ki, seni söz verdiği yere geri döndürecektir.” (Kasas, 28:85.)
“Ey Rabbimiz, bize yüce katından bir rahmet ver ve işimiz-de Senin rızâna erişmek için başarı nasip et.” (Kehf, 10.ayet)
İşimde bir genişlik ve çıkış yolu ihsan eyle. “Allah ve melek-leri, Peygambere çok salâvat getirirler (yani, Allah ona rahmet eder, melekler de duâ edip onun şânını yüceltirler). Ey îman edenler, siz de ona salâvat getirin (yani ona dua edin) ve tam bir teslimiyetle selâm verin.” (Ahzâb, 33:56).
Allah’ım salâvâtın, selâmın, tahiyyen, rahmetin ve bereketin; Senin kulun, nebin, sevgilin, resûlün ve ümmî Peygamberin Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve ashâbına olsun. Ona tekler ve çiftler sayısınca ve Senin noksansız ve mübarek kelimelerin adedince selâm eyle.

9. Allah’ım, en üstün salâvâtını, en mükemmel tahiyyâtını ve en güzel selâmlarını; peygamberliğin başlangıcı ve sonu, risâlet semasının güneşi, en parlak nur, en temiz sır, Mahşer gününde Kevser Havuzunun ve şefaatin sahibi, melek ve insanların en seçkin efendisi, Hak Tealânın diğer varlıklara karşı delili, peygamberlerin sultanı, tetkik ehli olan asfiyânın delili, Rabbü’l-âlemînin sevgilisi olan Efendimiz ve mevlâmız Hazreti Muhammed’e nasip eyle. Allah Tealâ ona ve bütün âl ve ashâbına rahmet etsin.

10. Allah’ım! Kalplerin tabibi ve ilâcı, bedenlerin âfiyet ve şifâsı, gözlerin nuru ve ışığı olan Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve Ashâbına salât eyle.

11. Allah’ım, sayesinde çözümsüz işlerin çözüldüğü, sıkıntıların dağıldığı, ihtiyaçların karşılandığı, isteklerin elde edilerek güzel bir sonla dünyadan göçme bahtiyarlığına erişildiği ve mübârek yüzü suyu hürmetine buluttan yağmur inmesi için Sana dua edildiği Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve ashâbına, her göz açıp kapamada ve her nefeste sonsuz ilminle bildiğin şeyler sayısınca mükemmel bir salât ve eksiksiz bir selâm eyle.

12. Allah’ım, Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve ashâbına, Senin bildiğin şeyler sayısınca ve Senin mülkün devam ettiği sürece daimî salât ve selâm eyle.

13. Allah’ım, Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve ashâbına, ezelden ebede kadar, Senin ilminde var olan şeyler sayısınca salât ve selâm eyle.

14. Allah’ım, ümmî, sevgili, kadri yüce ve şerefi büyük olan peygamberin, Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve Ashâbına, salât ve selâm eyle.
15. Allah’ım, Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve Ashâbına, bizi rızana kavuşturacak ve onun üzerimizdeki hakkını ödemeye vesile olacak kadar salât ve selâm et.
16. Allah’ım, Zâtının nuru ve İlâhî isim ve sıfatların bütün eserlere sirayet etmiş bir sırrı olan Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve ashâbına, İlâhî ilminde var olan şeylerin kat kat çar-pımları sayısınca ve varlığın devam ettiği sürece salât ve selâm eyle.
17. Allah’ım, Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve ashâbına; ilk indiği günden kıyametin kopmasına kadar, her bir okuyucunun Kur’ân’ın kelimelerini okuduğunda, Rahmân’ın izniyle hava dal-galarının aynalarına yansıyan Kur’ân harfleri sayısınca salât, se-lâm ve bereket ihsan eyle. Ey İlâhımız! Bu salâvatlardan her biri-si hürmetine bizi bağışla, bize merhamet et ve bize lütufta bulun.

18. Allah’ım! Ümmî Peygamberin olan Efendimiz ve Mev-lâmız Muhammed’e, onun âline ve ashâbına, hanımlarına ve zürriyetine, nebîlere ve resullere, Mukarreb meleklere,

evliyâya ve sâlih kimselere; Kur’an’ın sûreleri, âyetleri, harfleri, kelimeleri, mânâları, işâretleri, remizleri ve delâletleri sayısınca; toprağın parçaları, madenleri, bitkileri ve canlıları sayısınca; göklerin burçları, yıldızları, hareketleri ve melekleri sayısınca en üstün salât, en temiz selâm ve en fazla artan bereketler ihsan eyle.
19. Ey İlâhımız! Ey Rabbimiz! Ey Yaratıcımız! Affına, keremine ve rahmetine yakışır şekilde bizi affeyle, bize merhamet et ve bize lütufta bulun. Ey bu dünyada iyi kötü, dost düşman ayırt etmeden her varlığa şefkatle rızıklarını veren Rahmân! Ey Rahmeti her şeyi kuşatmakla birlikte imanlı kullarına hususî ihsan ve şefkatte bulunan Rahîm! Ey merhamet edenlerin en merhametlisi! Kur’ân-ı Kerîmin hakkı için, Habib-i Ekremin hakkı için, en güzel isimlerinin hakkı için ve İsm-i A’zamın hakkı için, beni ve kardeşlerimi nefis ve şeytanın şerrinden, ehl-i dalâlet ve ehl-i tuğyanın şerrinden muhafaza eyle. Bizi şüphelerden, sapıklıklardan, bid’alardan ve bütün şerlerden koru, ey kullarını koruyan Hâfız! Ey bütün varlıkların, hallerinden hareketlerine kadar her şeyini ve bilhassa insanların ve cinlerin bütün amellerini dikkatle kaydedip koruyan ve bütün varlıkları her türlü kötülük ve tehlikelere karşı muhafaza eden Hafîz! Ey koruyanların en hayırlısı! Âmin. Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.

20. Ey yarattığı varlıklara sonsuz lütufta bulunan! Ey yarattığı varlıkları çok iyi bilen! Ey yarattığı varlıklardan hakkıyla haberdâr olan! Bize lütufta bulun. Ey varlıkları nazik ve lâtif güzelliklerle yaratıp onlara lütufta bulunan ve ilmi her şeyin bütün inceliklerine nüfuz eden Lâtif! Ey gizli açık, küçük büyük her şeyi hakkıyla bilen ve ilmi, ezelden ebede her şeyi kuşatan Alîm!
Ey bütün varlıkların küçük büyük, gizli açık her hâlinden her an haberdâr olan Habîr! Ey yarattığı varlıkları çok seven ve onlara da Kendisini her vesileyle sevdiren Vedûd, Ey Vedûd, Ey Vedûd! Ey yüce Arşın Sahibi! Ey kâinatı hiçten ve benzersiz bir şekilde yaratıp bin bir isminin tecellileriyle emsalsiz bir şekilde süsleyen Mübdi’! Ey varlıkları ölümünden sonra yeniden inşa edip dirilten Muîd! Ey dilediği her şeyi yapan! Arşının rükünlerini dolduran Zâtının nûru hürmetine; yarattığın bütün varlıklara hükmeden kudretin hürmetine ve her şeyi kaplayan rahmetin hürmetine istiyorum. Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Ey kendisinden yardım isteyene yardım eden! Bize yardım et.
Ey güç durumda olanlara yardım eden ve ummadıkları yerlerden ihtiyaçlarını ellerine veren Muğîs! Bize yardım et! Rahmetinden yardım diliyoruz. Azâbından Sana sığınıyoruz. Bizi Cehennemin nursuz ateşinden koru. Bizi, seçilmiş Peygamberinin şefaatiyle iyi kullarınla birlikte Cennete koy. Âmin. Rahmetinle, ey merhamet edenlerin en merhametlisi! Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.
21. Ey nurların nuru! Ey varlıkları nazik ve lâtif güzelliklerle yaratıp onlara lütufta bulunan ve ilmi her şeyin bütün inceliklerine nüfuz eden Lâtif! Ey ayıp ve kusurları örten ve çirkinlikleri perdeler altında saklayan Settâr!

Yüce katından, peygamberlerin kandili, evliyânın yıldızı, tetkik ehli olan asfiyânın ay ve güneşi, cin ve insanların şemsi ve doğu ve batının ışığı olan Efendimiz Muhammed’e salât eylemeni, vücudumuzu da irfan semasına yükseltmeni ve amellerimizi ise, ihsan makamında sâbit tutmanı diliyoruz. Âmin. Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.
22. Allah’ım, nuru varlıklardan önce var olan ve dünyaya teşrifleri âlemlere rahmet olan Efendimiz Muhammed’e, geçmiş ve gelecek varlıklar adedince ve bu varlıklardan Cenneti kazanmış ve Cehennemi hak etmiş olanları sayısınca salât eyle! Öyle bir salât ki, bütün sayıları içine alan ve bütün sınırları kuşatan, sınırsız, sonsuz, uçsuz bucaksız ve kesintisiz bir salât…
Senin salâtınla beraber bu salâtın aynısı, Yüce varlığın devam ettiği sürece, yine onun ve onun âlinin, ashâbının ve âile efradının üzerine olsun, ey merhamet edenlerin en merha-metlisi.
23. Rahmânü’r-Rahîmden, Arş-ı Âzamdan gelen Furkân-ı Hakîm’in kendisine indiği, Miracın sahibi olan ve gözü asla şaşmayan Efendimiz Muhammed’e… Milyonlar salât ve milyonlar selâm üzerine olsun ey Allah’ın Resulü.

24. Risaleti; Tevrat, İncil, Zebur ve peygamberlere gön-derilen sayfalarda müjdelenen; peygamberliği, irhâsat denilen peygamberlik görevinden önce meydana gelen harikulâde olaylarla, cinlerin sesleriyle, insanların evliyalarıyla, beşerin kâhinleriyle müjdelenen ve güneşin kendisi için durduğu, bir işaretiyle ayın ikiye bölündüğü Efendimiz ve Mevlâmız Muham-med’e… Milyonlar salât ve milyonlar selâm üzerine olsun ey Allah’ın Habibi.

25. Davetine ağaçların koşup geldiği, duâsıyla yağmurun hemen iniverdiği, sıcaktan korunmak için bulutların ona gölge yaptığı, bir ölçek yemeğiyle yüzlerce insanın doyduğu, parmak-larının arasından üç defa kevser gibi suların çağladığı, onun hürmetine Allah’ın, kertenkeleyi, ceylânı, ağaç kütüğünü, zehirli keçinin kolunu, deveyi, dağı, taşı ve toprağı konuşturduğu Efen-dimiz, Mevlâmız ve Şefaatçimiz Muhammed’e… Milyonlar salât ve milyonlar selâm üzerine olsun ey Allah’ın vahyinin emini.

.
__________________
Kur’an, gerçek iyileri,
“ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler”
ifadesiyle tarif eder.
Vefa, bir mümin özelliği, vefasızlık ise münafık özelliğidir. Peygamberimiz (sav), münafıkların özelliklerinden söz ederken onların üç özelliğini şöyle sıralar:
“Konuştuğu zaman yalan söyler. Söz verdiği zaman sözünü tutmaz. Emanete ihanet eder.”

 

 

alıntı

2 thoughts on “Delailin Nur’da Zikredilen Salavatlar

  1. DELAİLUN-NUR
    ÖNEMLİ BİR İHTAR: Đad (ض) harfini đ ile, hırıltılı ħa ( خ ) harfini ħ ile, beltek śe ( ث ) harfini ś ile, beltek ź ( ذ ) harfini ź ile, żı ( ظ ) harfini ż ile,( ق ) ķaf harfini ķ ile, ţı ( ط‎‎ )harfini ţ ile, cezm halindeki ayn ( ﻉ ) harfini ve elifi ( ﺍ ) kesme işareti ( ‘ ) ile göstermeye çalıştım. Çözemediğimiz problem ayn harfinde ve elif harfinde oldu. Okurken uzunları kısa ve kısaları da uzun okumamaya dikkat edersek iyi olur.
    1-“Allâhumme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli Seyyidinâ Muhammedin salâten tüncînâ bihâ min-cemîil-ehvâli vel-âfât. Ve taķđî lenâ bihâ cemîal hâcât, ve tuțahhirunâ bihâ min-cemîis-seyyiât, ve terfeunâ bihâ ındeke a’lâd-deracât, ve tubelliğunâ bihâ aķsal-ğâyât, min cemiîl-ħayrâti fîl-hayâti ve ba’del-memât, birahmetike yâ Erhamer-rahimîn. Hasbunallâhu ve ni’mel vekîl, ni’mel mevlâ ve ni’me’n-nasîr. Ğufraneke Rabbenâ ve ileykel-masîr.”
    Salavat-ı Münciye; Âlemce meşhur ve gayet mücerreb ve umum aktapların mergubu bir salavat-ı şerifedir.(Salaten Tüncina salavatı)
    2-Allâhümme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî küllemaħtelefel-melevâni ve teâķabel-asrâni ve kerraral-cedîdâni vesteķbelel-ferķadâni ve belliğ rûhahû ve ervâha ehl-i beytihî minnat-tahiyyete ves-selâme verham ve bârik ve sellim aleyhi ve aleyhim keśîran keśîrâ ilâ yevmil-haşrı vel-ķarâr. (3)
    Bu salavat-ı şerifenin üç defası on bin salavat-ı şerife kadar kıymetli ve bir rivayette otuz bin salavat-ı şerife kıymetinde olduğunu ehl-i hakikat ve keşf haber vermişler.
    3- Allâhümme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin bahri envârike ve ma’dini esrârike, ve áyni ınâyetike ve şemsi hidâyetike, ve arûsi memleketike ve imâmi hađratik, ve ħayri ħalķıke, ve ehabbil ħalķı ileyke, abdike ve habîbike ve rasûliken nebiyyil ümmiy-yilleźî ħâtemte bihil enbiyâe vel mürselîn, ve alâ sâiril enbiyâi vel-mürselîne ve âlihî ve sahbihî ecmaîne, ve alâ melâiketil-müķarrabîn, ve alâ ibâdikes-sâlihîn, min ehlis-semâvâti ve ehlil erađîn, rıđvânüllâhi Teâlâ aleynâ ve aleyhim ecmeîn, âmin, vel-hamdü lillâhi Rabbil âlemin.
    Bu mübarek salavatı şerifenin “Bir defa okunması, otuz bin salavatı şerifeye mukabil” denilmiştir.
    4- Allâhümmec’al efđale salavâtike ebedâ, enmâ berakâtike sermedê ve ezkâ tehiyyâtike feđlen ve adedê, alâ eşrafil-ħalâiķıl-insâniyyeh, ve mecmail haķâiķıl îmâniyyeh, ve ţûril tecelliyâtil-ihsâniyyeh, ve mahbiţil-esrârir-Rahmâniyyeh, ve arûsil-memleketir-Rabbâniyyeh, vâsıţati iķdin-nebiyyîne, ve muķaddimi ceyşil Murselîn, ve ķâidi rakbil-enbiyâil mükerremîn, ve efđalil ħalķı ecmaîn, hâmili livâil izzil-e’lâ, ve mêliki ezimmetil- mecdil- esnâ, şâhidi esrâril-ezel ve müşâhidi envâris-sevâbiķıl-uvel, ve tercümâni lisânil ķıdem, ve menbail ilmi vel-hilmi vel-hikem, mazharın-nûril-cüz’iyyi vel-külliyyi, ve insâni aynil vücûdil- ulviyyi ves-sufliyyi, rûhi cesedil-kevniyyi ve ayni hayâtit-dâreyn, el-mütehaķķıķı bi a’lâ rutebil ubûdiyyeh, vel-müteħalliķı bil-aħlâķıl-maķâmâtil-ıŝtifâiyyeh, El-Ħalîlil-A’żami vel-Habîbil-Ekrem, Seyyidinâ Muhammedibni Abdillâhibni Abdilmuţţalib, ve alâ sâiril Enbiyâi vel- Murselîn, ve alâ âlihî ve ŝahbihî ecmaîn, ve alel-melâiketil-Muķarrebîn, ve alâ ibâdillâhis-sâlihîne min ehlis-semâvâti ve ehlil-arađîn. Rıđvânullđhi Teâlâ aleyhim ve aleynâ ecmaîn ve sellim teslîmen keśîrâ. Küllemâ źekerekeź-źâkirûne ve küllemâ ğafele an źikrikel-ğâfilûn, fî külli țarfeti aynin elfu elfi salâtin ve elfu elfi selâm, vağfirlenâ verhamnâ velțuf binâ yâ İlâhenâ bi külli salâtin minhâ.
    Gavsı A’zam Abdulkadir Geylani Hazretlerinin-kudise sırruhu- pek çok ehli keşfin ittifakıyla bin salavatı şerifeye mukabil dâimi virdi ve meşhur bir salavatıdır.
    5- Allâhümme salli ve sellim ve bârik alâ Seyyidinâ ve Mevlanâ Muhammedin şeceratil aŝlin nûrâniyyeti, ve lem’atil ķabđatir- Rahmâniyyeti, ve efđalil ħalîķatil insâniyyeti ve eşrafis suveril cismâniyyeti ve ma’dinil-esrârir-Rabbâniyyeti, ve ħazâinil ulûmil ıŝtıfâiyyeti, sâhibil ķabđatil aŝliyyeti, vel behcetis seniyyeti, ver-rutbetil aliyyeti, meninderacen-nebiyyûne tahte livâihî fehüm minhü ve ileyhi ve ŝalli ve sellim ve bârik aleyhi ve alâ âlihî ve adede mâ ħalaķte ve rezaķte ve emette ve ahyeyte ilâ yevmin teb’aśü men efneyte teslîmen keśirâ, vel-hamdulillahi Rabbil-Âlemîn.
    Seyyid Ahmed-i Bedevi’nin-kuddise sırruhû- binler salavatı şerife kıymetinde bir salavatıdır. Ve alem-i ma’nada Resul-ü Ekrem aleyhissalatü vesselamın işareti ile en yüksek bir salavatı şerife olduğu ehl-i keşif beyan etmişlerdir.
    6-Allâhümme salli aleźźâtil-Muhammediyyetil-laţîfeti Ahadiyyetiş-şemsi semâil esrâri ve mazharil envâr, ve merkezi medâril Celâl, ve ķutbi felekil-Cemâl. Allâhümme bi sırrıhî ledeyke ve bi seyrihî ileyk, âmin ħavfî, ve eķıl aśretî ve eźhib hüznî ve hırsî, ve kun lî ve ħüźnî ileyke minnî, verzuķnil-fenâe annî, velâ tec’alnî meftûnen bi nefsî mahcûben bi hıssî, vekşiflî an külli sirrın mektûmin, yâ Hayyu yâ Ķayyûmu, yâ Hayyu yâ Ķayyûmu yâ Hayyu yâ Ķayyûm, verhamnî verham rufeķâi verham ehlel îmâni vel-Ķur’âni âmîne yâ Erhamer-râhimîn yâ Ekramel-ekramîn “ve âħiru da’vâhum anil-hamdulillâhi Rabbil-âlemîne”
    Aktab-ı Erbaa(dört büyük kutublar)dan biri olan Seyyid İbrahim Desuki’in-kuddise sırruhu- gayet meşhur ve üç defası bin balavatı şerife kadar kıymetli bir salavatıdır.
    7- Allâhümme salli ve sellim efđale ve ecmele ve enbele ve ezhara ve eţhara ve ahsene ve eberra ve ekrame ve eazze ve a’żame ve eşrafe ve a’lâ ve ezkâ ve ebrake ve elţafe salavâtike ve evfâ ve ekśera ve ezyede ve erķâ ve erfea ve edveme selâmike; salâten ve selâmen ve rahmeten ve rıđvânen ve avfen ve ğufrânen temteddü ve tezîdü bivâbili sehâibi mevâhibi cûdike ve keramike ve tenmû ve tezkû binefâisi şarâifi leţâifi cûdike ve minenike ezeliyyeten bi ezeliyyetike lâ tezûlu ebediyyen bi ebediyyetike lâ tehûlu alâ abdike ve habîbike ve rasûlike Muhammedin ħayrı ħalķıken-nûril bâhiril-lâmıı, vel-burhânız-zâhiril ķâţıı, vel-bahriz-zâħiri, ven-nûril ğâmiri, vel-cemâliz-zâhiri, vel-celâlil-ķâhiri, vel-kemâlil-fâħıri, salâtekelletî salleyte bi ażameti źâtike aleyhi ve alâ âlihî ve sahbihî keźâlike salâten tağfiru bihâ źünûbenâ ve teşrahu bihâ sudûrenâ ve tuţahhiru bihâ ķulûbenâ ve turavvihu bihâ ervâhenâ ve tuķaddisu bihâ esrârenâ ve tünezzihu bihâ ħavâţırenâ ve efkâranâ ve tusaffî bihâ kudûrâti mâ fî esrârinâ ve teşfî bihâ emrâđenâ ve teftehu bihâ eķfâle ķulûbinâ bi nûril-fethil-mubîni (Ayet) Rabbenâ lâ tuziğ ķulûbenâ ba’de iź hedeytenâ ve heblenâ min ledunke Rahmeten, İnneke Entel-Vehhêbu. Birahmetike yâ Erhamer-Râhimîne ve yâ Ekramel-Ekramîne nes’elüke bi haķķı envâri salavâtike alâ Habîbike rıđvâneke ve ğufrâneke ve cenneteke vel-istiķâmete ales-sırâţıl-müsteķîmi birahmetike yâ Erhamer-Râhimîne vel-hamdulillâhi Rabbil-âlemin.
    Seyyidüt-Taifeteyn ünvanıyla meşhuru alem Gavs-ı Ekmel ve Kutb-u A’zam Cüneyd-i Bağdadinin-kudduse sırruhu-ehli tahkikçe bin salavatı şerife kıymetinde olduğu beyan edilen uzun bir salavatı şerifeninin hulâsasıdır.
    8- Allâhümme salli alâ men minhun-şaķķatil-esrâru, venfelaķatil-envâru, ve fîhir-teķatil-haķâiķu, ve tenezzelet ulûmu Âdeme fea’cezel-ħalâiķa, ve lehû teđâeletil-fuhûmu felem yudrikhu minnâ sâbiķun ve lâ lâhıķun, Feriyâđul-melekûti biezhâri cemâlihî mûniķatün, ve hıyâđul-Ceberûti bi feyđi envârihî mütedeffiķatün, ve lâ şey’e illâ ve Huve bihî menûtun. İź levlal-vâsıţatü le źehebe kemâ ķîlel-mevsûţu, salâten telîķu bike minke ileyhi kemâ Huve ehluhû * Allâhümme innehû sırrukel-câmiud-dêllu aleyke, ve hicâbukel-a’żamul-ķâimu leke beyne yedeyke* Allâhümme elhıķnî bi nesebihî, ve haķķıķnî bi hasebihî, ve arrifnî iyyâhu ma’rifeten eslemu bihâ min mevâridil-cehli, ve ekrau bihâ min mevâridil-fađli, vahmilnî alâ sebîlihî ilâ hađretike hamlen mahfûfen bi nuŝretike, vaķźif bî alal-bâţıli feetmağahû, ve zücce bî fî bihâril-Ahadiyyeti, ve ağriķnî fî ayni bahril-vahdeti, hattâ lâ erâ ve lâ esmaa ve lâ ecide ve lâ uhisse illâ bihâ, vec’alil-hicâbel-a’żame hayâte rûhî, ve rûhahû sırra haķıķatî, ve haķıķatehû câmia avâlimî, bi tahķıķıl haķķıl-evveli, yâ Evvelu yâ Aħiru yâ Żâhiru yâ Bâţinu isma’ nidâî bimâ semi’te bihî nidâe abdike Zekariyyâ Aleyhisselâmu, vensurnî bike leke, ve eyyidnî bike leke, vecma’ beynî ve beyneke, ve hul beynî ve beyne ğayrike, yâ Allâh, yâ Allâh yâ Allâh
    Ayet: İnnelleźî ferađa aleykel-Ķur’âne le râdduke ilâ meâdin(meâd)- Rebbenâ âtinâ min ledunke rahmeten ve heyyi’ lenâ min emrinâ reşaden(reşadâ). İc’al lî min emrî feracen ve maħrecen. “İnnallâhe ve melâiketehû yüsallûne alen-nebiyyi; yâ eyyühelleźîne âmenû, sallû aleyhi ve sellimû teslîmen. Subhâne Rabbike Rabbil-İzzeti ammâ yasifûne x Ve selâmun alel-mürselîne x Vel-hamdu-lillâhi Rabbil-âlemîne.
    Salavatı Meşişe namıyla meşhur ve Şazeli Tarikati’nin evradı mühimmesinden müteaddid şerhleri bulunan gayet manider bin salavatı şerife kıymetinde bir salavattır. (Seyyid Abdüsselam İbni Beşiş’in salavtıdır.Hasan Şazeli Hazretlerinin hocasıdır.)
    9- Allâhümmec’al efđale salavâtike ve ekmele tahiyyâtike ve ecmele teslîmâtike alal-fâtihi linübüvveti ve ħâtemihâ şemsi semâir-risâletin-nûril-envâri ves-sırrıl- aţharı sâhibil-havđi vel-kevśeri veş-şefâati fî yevmil-haşri seyyidi sêdêtil-meleki vel-beşeri huccetil-haķķı alel-ħalķı sulţânil-enbiyâi ve burhânıl-asfiyâi habîbi Rabbil-âlemîne Seyyidinâ ve Mevlenâ hađreti Muhammedin sallallâhu Teâlâ aleyhi ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîne.
    Sıddık-ı Ekber ahfadından Muhammed Hanefi-kuddise sırruhu-namında bir kutbu a’żamın gayet ażîm ve kıymettar bir salavatı şerifesidir.
    10- Allâhümme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin ţıbbıl-ķulûbi ve devâihâ ve âfiyetil abdâni ve şifâihâ ve nûril-ebsâri ve điyâihâ ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
    Maddi manevi şifa için gayet mücerreb bir ilac-ı manevi gayet kıymettar bir salavat-ı şerifedir.
    11-Allâhümme salli salâten kâmileten ve sellim selâmen tâmmen alâ seyyidinâ Muhammedinilleźî tenhallü bihil-uķadü ve tenfericü bihil- kürabü ve tuķđâ bihil-havâicü ve tünâlü bihir-reğâibü ve hüsnül- ħavâtimi ve yüstesķal-ğamâmü bi-vechihil-kerîmi ve alâ âlihî ve sahbihî fî külli lemhatin ve nefesin bi-adedi külli ma’lûmin leke.
    Münferice ve nariye namıyla meşhur çok kıymettar ve vüsul-u matlub(herhangi bir murad)için mücerreb bir salavat-ı şerifedir.(4444 defa okunur) Not: Salat-ı Tefriciyye diye de bilinir.
    12- Allâhümme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin adede mâ fî ilmillâhi salâten dâimeten bi devâmi mülkillâhi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
    Gayet meşhur ve kısa ve kıymettar ve mütedavil salavat-ı şerifelerdir.
    13-Allâhümme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin minel-ezeli ilel-ebedi adede mâ fî ilmillâhi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
    Gayet meşhur ve kısa ve kıymettar ve mütedavil salavat-ı şerifelerdir.
    14- Allâhümme salli alâ Seyyidinâ Muhammedinin-nebiyyil-ümmiyyil-habîbil-âlil-ķadril-ażîmil-câhi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
    Gayet meşhur ve kısa ve kıymettar ve mütedavil salavat-ı şerifelerdir.
    15- Allâhümme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli Seyyidinâ Muhammedin salâten tekûnü leke rıđâen ve lihaķķıhî edâen ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
    Gayet meşhur ve kısa ve kıymettar ve mütedavil salavat-ı şerifelerdir.
    16- Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ Seyyidinâ Muhammedin nûriź-źâti ves-sırrıs sârî fî cemî’ıl-éśâril- esmâi ves-sıfâti ve alâ âlihî ve sahbihî ve adede mâ fî ilmike müđâafen bi devâmike.
    Bu salavat-ı şerife kısalığıyla beraber bin salavat-ı şerife kadar kıymetli olduğu beyan edilmiştir.
    17- Allâhümme salli ve sellim ve bârik alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî bi adedi cemîil-hurufâtil- müteşekkileti fî cemîil kelimâtil mütemeśśileti bi iźnir-Rahmânı fî merayâ temevvucâtil-havâi inde ķırâeti külli kelimâti minel Ķur’ân’ı min külli ķâriin min evvelin-nuzûli ilâ âħiriz-zamâni verhamnâ ve li vâlideynâ ver-hamil mü’minîne vel-mu’minâti bi adedihâ birahmetike yâ Erhamerrâhîmin. Âmin vel-hamdulillâhi Rabbil-âlemîn.
    Bu salavat-ı şerife ve arkasındakiyle beraber Eski Said’in Yeni Said’e (ks) inkılap edeceği zamanda hatıra gelmiş. On üç senedir halâvetini kaybetmediğinden ve usanç vermediğinden ve ondan sonra keşf edilecek esrar-ı Kur’aniye’ye işaret ettiğinden, sair meşhur evliya salâvatları derecesinde olmasa da, bir cihette onlara benzer hükmünde olduğu zannıyla buraya yazıldı(Said Nursi)
    18- Allâhümme salli ve sellim ve bârik ve kerrim alâ Seyyidinâ ve Mevlânâ Muhammedin abdike ve nebiyyike ve rasûluken-nebiyyil-ümmiyyi ve alâ âlihî ve ezvâcihî ve źürriyyâtihî ve alen-nebiyyîne vel-mürselîne vel-melâiketil-muķarrebîne vel-evliyâi ves-sâlihîne efđale salâtin ve ezkâ selâmin ve enmâ berakâtin biadedi suveril-Ķur’âni ve âyâtihî ve hurûfihî ve kelimâtihî ve meânihî ve işâretihî ve rumûzihî ve delêlâtihî ve biadedi eczâit-türâbi ve meâdinihâ ve nebâtihâ ve hayvânâtihâ ve bi adedi burûcis-semâi ve nücûmihâ ve harekâtihâ ve melâiketihâ veğfirlenâ verhamnâ veltufbinâ yâ İlâhenâ yâ Rabbenâ yâ Ĥâliķanâ kemâ yelîķu bi afvike ve keramike birahmetike yâ Rahmânu yâ Rahîmu yâ Erhamer-râhimîne bi haķķı Furķânikel-Kerîmi ve bihurmeti Habîbikel- Ekrami ve bi haķķı Esmâikel-Hüsnâ ve bi hürmeti İsmikel-A’żami ihfaznî vahfaz iħvetî min şerrin-nefsi veş-şeyţâni ve min şerri ehliđ-đalâleti ve ehliţ-ţuğyâni, vahfaznâ mineş-şübühâti veđ-đalâlati vel-bid’iyyâti ve min cemîiş-şerri yâ Hafîzü yâ Hâfizu yâ Ĥayral-Hâfizîne âmin vel-hamdulillâhi Rabbil-Alemîne yâ Laţîfen bi ħalķıhî yâ Alîmen bi ħalķıhî yâ Ĥabîren bi ħalķıhî ulţufbinâ yâ Laţîfu yâ Alîmu yâ Ĥabîru yâ Vedûdu yâ Vedûdu yâ Vedûdu yâ Źel-Arşil-Mecîdi yâ Mubdiu yâ Muîdu yâ Fa’âlen limâ yurîdu es’eluke bi nûri vechikelleźî melee erkâni Arşike ve es’eluke bi ķudretikelletî ķaderte bihâ alâ cemîi ħalķıke ve bi rahmetikelletî vesiat külle şey’in Lâilâhe illâ Ente yâ Ğiyâśel-müsteğîśîne eğiśnâ yâ Muğîśü eğiśnâ bi rahmetike nesteğîśü ve min aźebike nestecîru ecirnâ minen-nâri ve edħilnel-cennete maal-Ebrâri bi şefâati nebiyyikel-Muħtâri ve âlihil-aţhâri ve ashâbihil-aħyâri âmin birahmetike yâ Erhamerrâhimîn vel-hamdu lillâhi Rabbil-âlemîne âmîn.
    Bu salavat-ı şerife ve arkasındakiyle beraber Eski Said’in Yeni Said’e (ks) inkılap edeceği zamanda hatıra gelmiş. On üç senedir halâvetini kaybetmediğinden ve usanç vermediğinden ve ondan sonra keşf edilecek esrar-ı Kur’aniye’ye işaret ettiğinden, sair meşhur evliya salâvatları derecesinde olmasa da, bir cihette onlara benzer hükmünde olduğu zannıyla buraya yazıldı(Said Nursi)
    Yâ Vedûd yâ Vedûd yâ Vedûd ile başlayan salavatın altında yazılacak dua, aslında salavattan olmayıp Peygamber-i zişan (sas)efendimiz Hazret-i Hasan ve Hazreti Hüseyin’e (ra) talim buyurmuşlar. İçinde İsm-i azam bulunması muhtameldir. Ahfad-ı resule (aleyhiselam) talim olunan dua budur.
    19- Yâ nûral-envâri yâ kâşifel-esrârı yâ Laţîfu yâ Settâru nes’elüke en tusalliye alâ Seyyidinâ Muhammmedin nebrâsil-enbiyâi ve neyyiril-evliyâi ve zibriķânil-asfiyâi ve yûhiś-śeķaleyni ve đıyâil ħâfiķayni ve enterfea vücûdenâ ilâ felekil-irfâni ve en tüśebbite şuhûdenâ fî meķâmil-ihsâni âmîne vel-hamdu lillâhi Rabbil-âlemîne.
    Salavat: Şah-ı Nakşibendi (ks) hazretlerinin gayet nurlu ve nurani beş cümlesidir. Nur manasını ifade eden kıymettar bir salavattır.
    20- Allâhümme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin es-sâbiķı ilel-enâmi nûruhû ve Rahmetenlil-Âlemîne żuhûruhû, adede men međâ minel-beriyyeti ve men baķiye, ve men saide minhum ve men şaķiye, salâten testağriķul-adde ve tuhîţu bil-haddi, salâten lâ ğâyete lehâ velentihâe, velâ emede lehâ ve len-ķıđâe, salâtekelletî salleyte bihâ aleyhi, salâten dâimeten bi devâmike, bâķıyeten bi beķâike, lâ nefâde lehâ dûne ilmike, ve alâ âlihî ve sahbihî ve idretihî miśle źâlike birahmetike yâ Erhamer-râhimîne. Subhâne Rabbike Rabbil-İzzeti ammâ yasifûne x Ve selâmun alel-mürselîne x Vel-hamdu-lillâhi Rabbil-âlemîne.
    Bu salavatı şerife hem Gavs-ı A’żam’ın-kuddise sırruhû- hem Şah-ı Nakşibend’in-kuddise sırruhû- her iki mübarek zâtın (Üsta’ın) gayet cami’ ve gayet kıymettar bir salavat-ı şerifeleridir.
    21- Allâhümme salli ve sellim men ünzile aleyhil Furķânul-Hakîm, minel Arşil-Ażîm, minel-Rahmânırrahîm, sahibil mi’râci ve mâ zağal basar, Seyyidenâ Muhammeden elfü elfi salâtin ve elfu elfi selâmin aleyke yâ Rasûlallah,ve alâ men beşşera bi risâletit-Tevrâtu vel-İncîlu vez-Zebûru ve beşşara bi nübüvvetihil-irhâsâtu ve hevâtiful-cinni ve evliyâul-insi ve kevâhinul-beşer, ve sekenet lehül-şemsü ven- şaķķa bi işâretil-ķamer, Seyyidenâ ve Mevlanâ Muhammedin elfü elfi salâtin ve elfu elfi selâmin aleyke yâ Habîballâh, ve alâ men câet li da’vetihiş-şecer, ve nezele sür’aten bi duâihil maţar, ve eżallethul-ğamâmetu minel-harri ve şebeha min sâin min ţaâmihî mietün minel-beşer, ve nebeal-mâu min beyni esâbiihî śelâse merrâtin kel-kevśer, ve sebbeha fî keffeyhil-hasâtu vel-medar, ve enţaķallâhu lehûđ-đabbe veż-żabye veź-źi’be vel ciź’a veź-źirâa vel-cemele vel-cebele vel-hacere veş-şecara Sâhibil Mi’râci ve mâ zeğal-baŝar, Seyyidinâ ve Mevlanâ ve şefîinâ Muhammedin elfü elfi salâtin ve elfu elfi selâmin aleyke yâ Emîne vahyillâh.
    Bediüzzaman hazretlerinin(ks) yirmi bir adet mucizat-ı katiyye-i Ahmediyyeye (asm)işaret eden gayet kıymettar ve şirin ve zevkli bir salavatıdır.
    22- Ezdemi subhı ezel tâ baķıyâmı arasât
    Ber serûpâyi dilârâyı Muhammed salavât
    Elfü elfi salâtin ve elfü elfi selâmin aleyke yâ Rasûlallâh
    Şikened tîği zebânem hemedem şâħı nebât
    Bedber ķâmeti ra’nâyı Muhammed salavât
    Elfü elfi salâtin ve elfü elfi selâmin aleyke yâ Habîballâh
    Farđu ayneset mî bekûyem tâ vaķtı memât
    Dembedem berküli ruħsârı Muhammed salavât
    Elfü elfi salâtin ve elfü elfi selâmin aleyke yâ Emîne Vahyillâh
    Gayet zevkli ve canlı ve kibar-ı evliyaullahın mergubu, Farisi bir salavat-ı şerifedir.
    23- Allâhümme salli ve sellim ve bârik alâ Seyyidinâ Muhammedin ve âla âlihî ve sahbihî bi adedi evrâķıl-eşcâr, ve emvâcil bihâr, ve ķațarâtil-emtâr, veğfirlanâ verhamnâ velțufbinâ yâ İlâhenâ bi külli salâtin minhâ şehâdeten eşhedü enlâilâhe illallah, ve eşhedü enne Muhammeden resulullâhi sallallâhu aleyhi ve sellem.
    Kibar-ı evliyaullah’ın merğubu ve Bediüzzaman (ks) hazretlerinin bir salavatıdır.
    24- İmamı Busayrinin Kasideyi Bürdede Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellmin yarısını tamamladığı salavat.
    Mevlâya salli ve sellim dâimen ebeden x alâ Habibike ħayri ħalķi küllihim Hüvel-Habîbullleźî türcâ şefâatehû x likülli havlin minel-ahvâli muķtehim.
    İmamı Bûsîrî-kuddise sırruhu- âlemi ma’nâda Kasîdeyi Bürde’yi Resûlü Ekrem aleyhissalâtu vesselâm Efendimize okuduğu zaman gelecek salavatı şerifenin yarısını okumuş, yarısını hatırlayamamış olduğundan, Resûlü Ekrem aleyhisalâtu vesselâm Efendimiz -alâ habîbike ħayril-ħalķı küllihim- diye salavatı şerifeyi tekmil etmiş (tamamlamış), gayet kıymetdar bir salavatı şerifedir.
    25- Ve salli İlâhî külle yevmin ve sâątin, ąlel-Mustafâl-muħtâri mâ nesmetün semet. Ve salli ąlel-muħtârı vel-âli küllihim, keąddi nebâtil-arđı ver-rûhi mâ seret. Ve salli salâten temleul-arđa ves-semâe, kevabli ğamâmin maą ruûdin tecelcelet. Fe yekfîke ennellâhe sallâ bi nefsihî, ve emlekehû sallet aleyhi ve sellemet. İmam-ı Ali radıyallahu anh’ın Risale-i Nur-a işaret ettiği Kaside-i Celcelutiye-yi meşhuresinin ahirinde gayet kıymettar zikrettiği bir salavat-ı şerifedir.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s