Recep’in Manası: Azametli, Heybetli, Tazim Etmek

Müslümanlar bazı ibadetlerini HİCRİ AYLARa göre yaptıklarından dolayı bu ayları takip etmek ve bunları yaşamımıza geçirmek önemlidir.

RECEP AYINDA YAPILACAK NAFİLELER LİSTESİ (hergün///recebte hacet namazı//herhangi bir zamanda//ilk gece-gün///ilk cuma gece-gün///10. Gün///15. Gece-gün///27. Gece-gün///recep ayı zikirleri///recep ayı salih ameller

Receb-i Şerif Ay’ının İbadetler Tablosu

Receb-i Şerif’te Genel olan İbadetler ve Alakalı Bilgiler

Receb-i Şerifte 3-4-5, 13-14-15 ve 23-24-25’inde kılınacak hacet namazı

Receb-i Şerifte herhangi bir zamanda nafile namaz

Receb-i Şerif’in İlk Gecesi ve Gündüzü

Receb-i Şerif’in İlk Cuma Gecesi (REGAİB KANDİLİ)

Receb-i Şerif’in İlk Cuma Günü(veya gecesi) Husema(kul hakkı)Namazı kılınır.

Recebe has 30 rekatlık namaz(münafıklar bu namazı kılamazlar)

Receb-i Şerif’in 10.günü Hayırlı Kader İçin Okunacak Dua

Receb-i Şerif’in 15. Gecesi ve Gündüzü

Receb-i Şerif’in 27. Gecesi ve Gündüzü (İSRA-MİRAÇ KANDİLİ)

Bununla Kalbiniz rahatlayacak. Huzur bulacaksınız.Miraçta Verilen Hediye Ettehiyyatu Duası.

Receb-i Şerif’in Tamamında Tutulan Oruçların Fazileti

Receb-i Şerif’teki Diğer Salih Ameller

Receb-i Şerif Ayında Zikirler

Yukarıdaki kategorilere tıklayarak bakabilirsiniz.

Her Hicri ayda ortak:

  • Pazartesi ve Perşembe orucu
    • “Ey Allah’ın Resulu (sallalahu aleyhi vesellem) siz Pazartesi Perşembe günleri oruc tutuyorsunuz bunun hikmeti nedir?” diye sorulduğunda şu açıklamada bulundu: “Allah Pazartesi Perşembe günleri birbirleriyle küs olanlar hariç bütün müslümanların günahlarını örter, affeder. Amelleri arz eden meleklere küs olan bu iki kişi barışıncaya kadar onları bırak diye emreder. (ibni mace)
    • Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem pazartesi ve perşembe günleri orucuna özen gösterirdi. (tirmizi)
  • Hicri takvimin 13 14 ve 15. günlerini oruçlu geçirmek. (Eyyam-ı Biyz)(Beyaz Günler)
    •  Peygamber Efendimiz (sallalahu aleyhi vesellem) seferde bile terk etmezdi (Tac)
    • Hazreti Ali (k.v.)’den: “Bir öğle vakti Resullullah (sallallahu aleyhi vesellem)’i evinde ziyaret ettim kendilerine selam verdim selamımam cevaptan sonra buyurdu: “Ya Ali Cibril’in sana selamı vardır.” Ben de :”Aleyke ve aleyhis-selam ya Rasulallah (sallallahu aleyhi vesellem).” dedim. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bana yaklaş dedi. Bende yaklaştım buyurdular ki: “İşte cibril senin için diyor ki:” her aydan 3 gün oruç tutsun.
      • 1. gün için : 10.000 sene
      • 2. gün için : 30.000 sene
      • 3. gün için : 100.000 sene

oruç tutmuşcasına sevap yazılacaktır.” Ben:”Ya Resulallah (sallallahu aleyhi vesellem) bu üç gün orucu tutarsam bunun sevabı yanlız bana mı ait? Bütün insanlar bu orucu tutarlarsa onlara bu sevaplar verilmeyecek mi?” dedim. Resulallah (sallallahu aleyhi vesellem):”Ya Ali Allahü teala bu sevapları sana ve senin gibi bu orucları tutanlara verecektir.” buyurdular. Ben:”Ya resulallah (sallallahu aleyhi vesellem) bu oruçlar ne zaman hangi günlerde tutulacaktır?” dedim. Buyurdular ki:”Bu günler arabi ayların 13 14 15. günleridir. Bu üç güne Eyyam-i Biyz derler.” dedi.

    •  Eyyam-ı Biyz denmesiinin sebebi: hadis-i Şerifi Hazreti Ali (k.v.)’den rivayet eden Anter (r.a.):”Ali’den sordum:”Eyyam-ı Biyz ne demektir?” Hazreti Ali (k.v) şöyle cevap verdiler:
      • “Hazreti Adem (aleyhisselam) yeryüzüne indiğinde güneşin hararetinden teni siyahlanmıştı. Cibril (aleyhisselam): Ey Adem (aleyhisselam) teninin beyaz olmasını arzu eder misin?”. dedi. Adem (aleyhisselam) Evet dedi. Cibril (alyhisselam):”öyleyse ayın 13 14 ve 15. günlerinde oruç tut.” dedi. Adem (aleyhisselam)
        • 13. günü oruç tuttu; teninin 3te 1i beyazlandı.
        • 14. günü oruç tuttu; teninin 3te biri daha beyazlandı.
        • 15. günü de oruç tutunca O’nun bütün vücudu bembeyaz oldu 

İşte Eyyam-ı Biyz denmesinin sebebi budur.” (Hazreti Seyyid Abdülkadir Geylani k.s.)

  • Bu ayda da normal ibadetlere devam eder.
  • Nafile ibadetlere ağırlık verir.
  • Farzlara daha ciddi eğil.
  • Namazları vaktinde kıl.
  • Kaza namazı olanlar kılmaya çalışsınlar.
  • Geceleri teheccüd kılmaya gayret göstersinler.
  • Cuma geceleri tesbih namazı kılmaya çalışalım.
  • Rivayet edildi ki bu ayda: Sübhânallâhi mil’el mizân ve müntehe’l-ilmi ve meblega’r-rizâ ve zinete’l-arş.   

          Sabah akşam 3 defa okumaya gayret edelim.
 
          Manası: Allah’ı  
                               mizanın dolusunca 
                               ilminin sonsuzluğunca
                               Rızasına ulaşıncaya kadar
                               Arşın ağırlığınca
                                       Tesbih ederim
          Fazileti: 

    • Hayırlı mutlu sağlıklı uzun ömür
    • Kabir azabından kurtulmak
    • Sırat köprüsünden geçmek
    • Cennet’e vasıl olmak
    • Düşmana galip gelmek 
    • Kötü ölümden imanla korunmak

Hepimiz gaflete dalmadan, asıl gayemiz olan ahireti unutmadan bu ayı rabbimizin rızasına Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)’in sünnetine uygun geçirmek nasip etsin İnşAllah

Receb-i Şerefin Namazlar. 

Her kim recebde, Kur’ân’dan kolayına gelen (sûreler)le elli (rekat nâfile) namaz kılarsa, Allâh-u Teâlâ ona çiftler ve tekler adedince insan tüyleri ile hayvan kılları sayısınca (sevap ve) haseneler yazar.

Re­ceb ayı­nın ba­şın­da, or­ta­sın­da, so­nun­da ve ba­zı gün­le­rin­de kı­lın­ma­sı mak­bul olan bir­çok na­maz var. Ha­dis-i şe­rif­ler­le sa­bit ol­du­ğu üze­re bu mü­ba­rek ay­da kı­lı­na­cak bu na­maz­lar, mü­min kul­la­ra ahi­ret ha­ya­tı­nı kur­ta­ra­cak se­vap­lar ka­zan­dı­rır.

3-4-5, 13-14-15 VE 23-24-25’İN­DE KI­LI­NA­CAK HA­CET NA­MA­ZI

Emî­rü­’l-mü­mi­nîn Ali ib­ni Ebî Tâ­lib (Ker­re­mal­lâ­hu Vec­he­hû)dan nak­le­di­len ve Üveys el-Ka­ra­nî (Vey­sel Ka­râ­nî)nin na­ma­zı di­ye bi­li­nen bu ha­cet na­ma­zı­nı baş­lık­ta ge­çen gün­le­rin bi­rin­de kıl­mak is­te­yen ki­şi ge­ce­den oru­ca ni­yet eder ve zik­ro­lu­nan gün­ler­de oruç­lu olur, iş­rak­tan son­ra gu­sül ab­des­ti alır, kim­sey­le ko­nuş­maz. Ze­val­den ön­ce (kuş­luk vak­tin­de) dört re­kat­ta bir se­lam ve­re­rek on iki re­kat kı­lar,

ilk dört re­kat­ta Fâ­ti­ha­’dan son­ra Ku­r’­ân-ı Ke­rî­m’­den ko­la­yı­na ge­len âyet-i ke­rî­me­le­ri okur, bu dört re­ka­tı bi­ti­rin­ce yet­miş ke­re: “Ger­çek var­lık olan ve her şe­yi açı­ğa çı­ka­ran o yü­ce pa­di­şah Al­lâh-u Te­âlâ’­dan baş­ka ilah yok­tur. Onun ben­ze­ri hiç­bir şey yok­tur. Hak­kıy­la işi­ten de gö­ren de O’­du­r” zik­ri­ni söy­ler.

İkin­ci dört re­ka­tın her re­ka­tın­da Fâ­ti­ha­’dan son­ra üç ke­re Nasr Sû­re­si­’ni okur, se­lam­dan son­ra ise yet­miş ke­re: “En güç­lü yar­dım­cı ve en iyi yol gös­te­ri­ci olan Al­lâh! ‘An­cak Sa­na kul­luk ede­riz ve an­cak Sen­den yar­dım di­le­ri­z’ âyet-i ke­rî­me­si­nin hak­kı için (dua­mı ka­bul et)” du­ası­nı okur.

Üçüncü dört re­kat­ta ise Fâ­ti­ha­’dan son­ra üç ke­re İh­las Sû­re­si­’ni okur, se­lam­dan son­ra yet­miş ke­re Elem­neş­rah Sû­re­si­’ni okur, son­ra sağ eliy­le göğ­sü­nü sı­vaz­la­ya­rak sec­de­ye va­rır ve ora­da hâ­ce­ti­ni Al­lâh-u Te­âlâ’­dan di­ler, han­gi hâ­ce­ti olur­sa ol­sun Al­lâh-u Te­âlâ’­nın lüt­fu ke­re­miy­le el­bet­te o mu­ra­dı ye­ri­ne ge­ti­ri­lir. (Mu­ham­med ib­ni Ha­tî­rüd­dîn, el-Ce­vâ­hi­ru­’l-hams, sh:55-56)

RE­CEB-İ ŞE­RέFİN YA­RI­SI­NIN NA­MAZ­LA­RI

Enes (Ra­dı­yal­lâ­hu Anh)dan mer­fû­an ri­va­yet edi­len bir ha­dîs-i şe­rîf­te Ra­sû­lül­lâh (Sal­lâl­lâ­hu Aley­hi ve Sel­lem) şöy­le bu­yur­muş­tur:

“Her kim re­ce­bin ya­rı (on be­şin­ci) ge­ce­sin­de on dört re­kat kı­lar; her re­kat­ta, bir Fâ­ti­ha, yir­mi İh­lâs, üçer ke­re de Fe­lak ve Nâs sû­re­le­ri­ni okur. Na­ma­zı­nı bi­ti­rin­ce ba­na on ke­re sa­lât okur son­ra da otu­zar ke­re tes­bih, hamd, tek­bir ve teh­lil de bu­lu­nur­sa, Al­lâh-u Teâ­lâ ona, se­vap­la­rı­nı yaz­mak, Fir­devs (cen­ne­tin)de ken­di­si için ağaç­lar dik­mek üze­re bin me­lek yol­lar.

O ge­ce­ye ka­dar yap­tı­ğı bü­tün gü­nah­la­rı si­ler, bir da­ha­ki se­ne­ye ka­dar üze­ri­ne hiç­bir gü­nah yaz­maz. Bu na­maz­da oku­du­ğu her har­fe kar­şı­lık, ken­di­si­ne ye­di yüz ha­se­ne ya­zar, her ru­kû ve sec­de­si­ne kar­şı­lık cen­net­te ona ye­şil ze­ber­ced­den on kasr (köşk) bi­na eder.

Her re­ka­ta mukabil, cen­net­te ona kır­mı­zı yâ­kut­tan on şe­hir ve­rir. Bir me­lek ge­lip, eli­ni omuz­la­rı ara­sı­na ko­ya­rak: ‘Geç­miş gü­nah­la­rın mu­hak­kak ba­ğış­lan­dı, ame­li­ne ye­ni­den baş­la­’ der.” (Cû­zekānî, Sü­yû­tî, el-Le­’â­lî, 2/57) Re­ce­bin ya­rı (on be­şin­ci) ge­ce­si, bir Fâ­ti­ha, on İh­lâs ile yüz re­kat kı­lı­nıp, pe­şi­ne bin ke­re is­tiğ­far­da bu­lun­mak, gü­nün­de de bir Fâ­ti­ha ve bir İh­las ile el­li re­kat kıl­mak teş­vik edi­len amel­ler­den­dir. (Mu­ham­med en-Nâ­zi­lî, Ha­zî­ne­tü­’l es­râr, sh:67)

İS­TİF­TAH GE­CE­Sİ NA­MA­ZI

Mu­ham­med ib­ni Ha­tî­rüd­dîn Haz­ret­le­ri­’nin nak­li­ne gö­re; re­ce­bin on be­şin­ci ge­ce­si beş se­lam­la on re­kat kı­lı­nır, her re­kat­ta Fâ­ti­ha­’dan son­ra otuz ke­re İh­las Sû­re­si oku­nur, na­maz bi­tin­ce yüz ke­re: ‘Es­tağ­fi­rul­lâ­h’ de­ni­le­rek Al­lâh-u Te­âlâ’­dan mağ­fi­ret ta­lep edi­lir. (Mu­ham­med ib­ni Ha­tî­rüd­dîn, el-Ce­vâ­hi­ru­’l-hams, sh:57)

ON BE­ŞİN­Cİ GÜN NA­MA­ZI

Mu­ham­med ib­ni Ha­tî­rüd­dîn Haz­ret­le­ri­’nin nak­li­ne gö­re; re­ce­bin on be­şin­ci gü­nü iş­rak­tan son­ra yir­mi beş se­lam­la el­li re­kat kı­lı­nır, her re­kat­ta Fâ­ti­ha­’dan son­ra bi­rer ke­re İh­las ve Mu­av­vi­ze­teyn (Fe­lak-Nas) sû­re­le­ri oku­nur, da­ha son­ra sec­de­ye va­rı­la­rak şu du­a oku­nur:

“Ey Al­lâh! Yal­nız Se­nin için na­maz kıl­dım, an­cak Sa­na sec­de yap­tım, sa­de­ce Sa­na iman et­tim, bir tek Sa­na te­vek­kül et­tim, o hal­de Sen be­nim Se­nin hu­zu­run­da al­çal­ma­ma, yüz üs­tü ka­pan­ma­ma, yal­nız kal­ma­ma, bo­yun kır­ma­ma, yal­va­rıp ya­kar­ma­ma, şaş­kın­lı­ğı­ma, ih­ti­yaç ve za­ru­re­ti­me acı da, dert­le­rim­den bir çı­kış ve kur­tu­luş ba­na na­sip et. Ey acı­yan­la­rın en mer­ha­met­li­si! Rah­me­tin­le (dua­mı) ka­bul ey­le!” (Mu­ham­med ib­ni Ha­tî­rüd­dîn, el-Ce­vâ­hi­ru­’l-hams, sh:57)

 

BA­ŞI, OR­TA­SI VE SO­NUN­DA KI­LI­NA­CAK NA­MAZ­LAR

Sel­man (Ra­dı­yal­lâ­hu Anh)dan ri­va­ye­te gö­re, re­ceb hi­la­li be­lir­di­ğin­de, Ne­bî (Sal­lâl­lâ­hu Aley­hi ve Sel­lem) ona şöy­le bu­yur­du:

“Ey Sel­man! Her­han­gi bir iman­lı ka­dın ve­ya er­kek bu ay­da otuz re­kat kı­lar; her re­kat­ta, bir ke­re Fâ­ti­ha, üçer ke­re de İh­las ve Kâ­fi­rûn sû­re­le­ri­ni okur­sa, mut­la­ka Al­lâh-u Teâ­lâ on­dan gü­nah­la­rı­nı si­ler, ayın ta­ma­mı­nı oruç tut­muş gi­bi ken­di­si­ne ecir ve­rir, ge­le­cek se­ne­ye ka­dar (de­vam­lı) na­maz kı­lan­lar­dan (sa­yıl­mış) olur.

Ken­di­si için her gün, Be­dir şe­hid­le­rin­den bir şe­hid ame­li yük­sel­ti­lir. Her gü­nün oru­cu­na mukabil onun için, bir se­ne­lik iba­det ya­zı­lır. Onun için bin de­re­ce yük­sel­ti­lir.

Eğer ayın tü­mü­nü tu­tup bu na­ma­zı da kı­lar­sa, Al­lâh-u Teâ­lâ onu ateş­ten kur­ta­rır, cen­ne­ti ken­di­si­ne va­cip kı­lar ve Al­lâh-u Te­âlâ’­nın (ma­ne­vi) ci­va­rın­da (mak­bul­ler­den) olur.

Cib­ril ba­na bu­nu bil­dir­di ve: ‘Yâ Mu­ham­med! Bu (na­maz) si­zin­le, müş­rik ve mü­nâ­fık­lar ara­sın­da bir alâ­met­tir, çün­kü mü­na­fık­lar bu­nu kı­la­maz­la­r’ de­di.”

Bu­nun üze­ri­ne Sel­man (Ra­dı­yal­lâ­hu Anh) bu na­ma­zı na­sıl ve ne za­man kı­la­ca­ğı­nı so­run­ca, Ra­sû­lül­lâh (Sal­lâl­lâ­hu Aley­hi ve Sel­lem) şöy­le bu­yur­du:

“Ey Sel­man! Ayın ba­şın­da on re­kat kı­lıp; her re­kat­ta bir Fâ­ti­ha, üç ke­re de İh­las ve Kâ­fi­rûn sû­re­le­ri­ni okur­sun. (Son) se­la­mı­nı ve­rin­ce, el­le­ri­ni kal­dı­rıp: ‘Al­la­h’­tan baş­ka hiç­bir ilâh yok­tur. O tek­tir, hiç­bir or­ta­ğı yok­tur. Mülk O’­na âit­tir, hamd O’­na mah­sus­tur, di­ril­tir ve öl­dü­rür, Ken­di­si ise dâi­ma di­ri­dir, hiç öl­mez.

Bü­tün ha­yır­lar, O’­nun (kud­ret) elin­de­dir. O her şe­ye hak­kıy­la gü­cü ye­ten­dir.

Ey Al­lâh! Se­nin ver­di­ği­ne hiç­bir en­gel yok­tur, en­gel­le­di­ği­ni de ve­re­cek bi­ri yok­tur. Zen­gin­lik sa­hi­bi­ne, ser­ve­ti Sa­na kar­şı ya­ra­maz!’ der­sin. Son­ra el­le­ri­ni yü­zü­ne sür.

Ayın or­ta­sın­da da on re­kat kı­lıp; her re­kat­ta bir Fâ­ti­ha, üç ke­re de İh­las ve Kâ­fi­rûn Sû­re­le­ri­ni okur­sun. (Son) se­la­mı ve­rin­ce, el­le­ri­ni kal­dı­rıp: ‘Al­la­h’­tan baş­ka hiç­bir ilâh yok­tur. O tek­tir, hiç­bir or­ta­ğı yok­tur. Mülk O’­na âit­tir, hamd O’­na mah­sus­tur. Di­ril­tir ve öl­dü­rür. Ken­di­si ise dâi­ma di­ri­dir, hiç öl­mez. Bü­tün ha­yır­lar, O’­nun (kud­ret) elin­de­dir. O her şe­ye hak­kıy­la gü­cü ye­ten­dir. O Vâ­hid, Ehad, Sa­med, bir ve tek ilâh­tır, eş ve ço­cuk edin­me­miş­ti­r’ deyip, son­ra­sın­da el­le­rin­le yü­zü­nün üs­tü­nü mes­het.

Ayın so­nun­da da on re­kat kı­lıp; her re­kat­ta bir Fâ­ti­ha, üç ke­re de İh­las ve Kâ­fi­rûn sû­re­le­ri­ni okur­sun. (Son) se­la­mı ve­rin­ce, el­le­ri­ni kal­dı­rıp:

‘Al­la­h’­tan baş­ka hiç­bir ilâh yok­tur. O tek­tir, hiç­bir or­ta­ğı yok­tur. Mülk O’­na ait­tir, hamd O’­na mah­sus­tur. Di­ril­tir ve öl­dü­rür. Ken­di­si ise dâi­ma di­ri­dir, hiç öl­mez. Bü­tün ha­yır­lar, O’­nun (kud­ret) elin­de­dir. O her şe­ye hak­kıy­la gü­cü ye­ten­dir.

Al­lâh-u Teâ­lâ, Efen­di­miz Mu­ham­med (Sal­lâl­lâ­hu Aley­hi ve Sel­lem)e ve te­miz Ehl-i Bey­t’­ine sa­lât et­sin.

O çok yü­ce ve pek bü­yük Al­lâh-u Te­âlâ’­nın yar­dı­mı ol­ma­dan (hiç­bir şe­ye) güç ve kuv­vet yok­tu­r’ de ve di­le­ği­ni is­te, du­ân ka­bul edi­lir. Al­lâh-u Teâ­lâ se­nin­le ce­hen­nem ara­sı­na, her bi­ri­nin me­sa­fe­si gök­le yer ara­sı ka­dar ge­niş olan yet­miş hen­dek ko­yar ve her re­ka­ta mukabil sa­na bir mil­yon re­kat ya­zar, ay­rı­ca sa­na ateş­ten be­rat ve sı­rat­tan ge­çiş iz­ni ve­rir.”

Sel­man (Ra­dı­yal­lâ­hu Anh) şöy­le an­lat­tı: “Ne­bî (Sal­lâl­lâ­hu Aley­hi ve Sel­lem) bu ha­di­si bi­ti­rin­ce, duy­du­ğum bu ka­dar faz­la mü­kâ­fat­tan do­la­yı Al­lâh-u Te­âlâ’­ya şü­kür için, ağ­la­ya­rak sec­de­ye ka­pan­dım.” (Ab­dülkādir el-Gey­lâ­nî el-Ğun­ye, 1/329-330; Sa­fû­rî, Nüz­he­tü­’l-me­câ­lis, 1/141)

RE­CEB-İ ŞE­RÎF­TE BİR NA­MAZ

Enes ib­ni Mâ­lik (Ra­dı­yal­lâ­hu Anh)ın ri­va­yet et­ti­ği bir ha­dîs-i şe­rîf­te Ra­sû­lül­lâh (Sal­lâl­lâ­hu Aley­hi ve Sel­lem) şöy­le bu­yur­muş­tur:

“Her kim re­ceb­de, Ku­r’­ân’­dan ko­la­yı­na ge­len (sû­re­ler)le el­li (re­kat nâ­fi­le) na­maz kı­lar­sa, Al­lâh-u Teâ­lâ ona çift­ler ve tek­ler ade­din­ce in­san tüy­le­ri ile hay­van kıl­la­rı sa­yı­sın­ca (se­vap ve) ha­se­ne­ler ya­zar.” (İb­ni Asâ­kir, Tâ­rîh-u Me­dî­ne­ti Di­meşk, no:5121, 43/291-292)

İb­ni Ab­bâs (Ra­dı­yal­lâ­hu An­hu­ma)nın ri­va­yet et­ti­ği bir ha­dîs-i şe­rîf­te Ra­sû­lül­lâh (Sal­lâl­lâ­hu Aley­hi ve Sel­lem) şöy­le bu­yur­muş­tur:

“Her kim re­ceb­den bir gün oruç tu­tar ve on­da, ilk re­ka­tın­da yüz ke­re aye­te­’l-Kür­sî, ikin­ci re­ka­tın­da yüz ke­re İh­lâs-ı Şe­rîf oku­ya­rak dört re­kat kı­lar­sa, cen­net­te­ki ma­ka­mı­nı gör­me­dik­çe ve­ya bu ken­di­si­ne gös­te­ril­me­dik­çe öl­mez.” (Sü­yû­tî, el-Le­’â­lî, 2/55; İb­ni Ar­râk, Ten­zî­hü­’ş-Şe­rî­‛a, 2/89)

İb­ni Cev­zî­’nin, “Mev­zû­’a­t”­ını tah­kik eden Nû­red­din Bo­ya­cı­lar ho­ca­mız, bu ha­di­sin uy­dur­ma ol­ma­yıp, is­nâ­dı­nın za­yıf ol­du­ğu­nu açık­la­mış­tır. Ba­kı­nız! Ha­dis no:1007, 2/435.

Ayet-i Kerime

Şüphesiz ki Allah ve melekleri, Peygamber’e çokça salât ederler. Ey mü’minler! Siz de O’na salavat getirin ve tam bir teslimiyetle selâm verin.”(Ahzâb, 56)

Hadis-i Şerif

“Allah’a sığınan kimseyi koruyup himaye ediniz. Allah için isteyene veriniz. Size iyilik yapana siz de iyilik yapınız. Şayet verecek bir şey bulamazsanız karşılık vermek istediğinizi göstermek üzere kendisine dua ediniz.”
(Ebû Dâvûd, Zekât 38; Nesâî, Zekât 72)

Kaynak: http://www.gazetevahdet.com/receb-i-serefin-namazlari-1954yy.htm

Advertisements

2 thoughts on “Recep

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s