HER AYIN, ÖZELLİKLE DE SAFER AYININ BAŞINDA OKUNARAK KORKULARDAN KURTULMAYA, ZELİL DURUMDAN AZİZ OLMAYA VESİLE OLACAK ACAYİB BİR DUA
Şeyh Ahmed el-Bûnî Hazretlerinin beyanı veçhile; evliyâullahtan nakledilen çok garip bir zikir ve pek acayip bir vird vardır ki:

1) Hangi bir köle bununla Allâh-u Te’âlâ’ya münâcat etse mutlaka âzat olur.

2) Hangi bir esir bu zikri yapsa mutlaka serbest kalır.

3) Hangi mahpus okusa, mutlaka hapisten kurtulur.

4) Korku içerisinde olan herhangi bir kişi bu virdi okursa mutlaka korktuklarından emin olur.

5) Hangi bir fakir bununla amel etse mutlaka zengin olur.

6) İnsanlar nezdinde zelil (itibarsız) duruma düşen hangi bir kimse bunu okursa mutlaka aziz olur.

7) Bu vird zorbaları kahretmek, zalimlerin ardını kesmek ve fesatçıların şerrini savuşturmak husu­sunda eşsiz manalar ve sırlar taşımaktadır.

8) Her kim bu zikri yazıp üzerinde taşırsa her inatçı zorba ve inatçı şeytan onun karşısında zelil durama düşer.

9) Her kim bu zikre devam ederse kendisi gören herkes mutlaka onu sever.

10) Her kim bu zikri çok yaparsa Allâh-u Te alâ onun kalbini mârifet nurlarıyla diriltir ve canı, malı, eşi ve ailesi hususunda onu muhafaza eder, ayrıca korktuğu şeylerin şerrine karşı ona kâfi gelir.

1l) Hangi bir hükümdar bu vird-i şerifi zikretse mutlaka mülkü genişler ve hükmü geçerli olur.

12) Bu zikr-i şerifin içerisinde İsm-i Âzam (Allâh-u Te‘âlânın en büyük ismi) bulunmaktadır. Bu yüzden bu konudaki birçok fikirden kişiyi müstağni bırakır.

13) Her kim bu vird-i şerifi okuduktan sonra Allâh-u Te alâ’dan dünya ve âhiret işleri ile alakalı hangi hâcetini isterse Allâh-u Te alâ ona istediğini verir.

14)Her kim bu evrâdı zorba birinin öfkelendiği sırada onun yanında okursa o kişinin gazabı sakinleşir.

15)Bu zikr-i şerif tevhid sırrını barındırdığı için en yüksek seviyede Allâh-u Te‘âlâ ya mûleh (tut­kun) olan veliler tarafından İsm-i Câmi (Allâh-u Te‘âlânın bütün isimlerini toplayan bir zikir) olarak bilinmektedir ki bunda bulunan sayılarla ilgili sırlar, harflerle ilgili tesirler, nûrânî isimler ve veflderiy- le ile ilgili durumlar araştırılacak olsa 10’da birine dahi ulaşılamaz.

16)Yöneticilerin, hükümdarların, büyüklerin, sâlih kimselerin, faziletli âlimlerin ve mahâretli he­kimlerin bu duayı yaparak dünya ve âhiret hayırlarına ve saâdetine (en büyük bahtiyarlığa) ulaşmaları için aşağıda sayılacak mübarek vakitleri kollayıp ona göre okumaları münasiptir.

a)Cuma gününün ilk saati.

b)Pazar gününün ilk saati.

c)Arefe gününün ilk saati.

d)İki bayram gününün ilk saati.

e)Âşûrâ günü.

f)Şa‘bân-ı Şerif’in yarı gecesi (olan Beraat Gecesi).

g)Ramazân-ı Şerifin 27. gecesi (olan Kadir Gecesi).

h)Her ayın başlangıcında.

I)Senenin tüm gecelerinde.

Ancak bu dua iki rekatta bir selam verilerek kılınacak 12 rekattan sonra yapılır. Kişi bu 12 rekatın sonunda oturduğu zaman (selam vermeden önce tahiyyyat ve salli-bârik okuduktan sonra):
“Bütün tenzihler Allâh’a âittir. Bütün hamdler Allâh’a mahsustur. Allâh’tan başka hiçbir ilâh yok­tur. Allâh her şeyden büyüktür. O en büyük ve en yüce olan Allâh’ın yardımı olmadan hiçbir ibadete kuvvet ve hiçbir günahtan dönüş imkânı yoktur” teşbihini okur.
Ardından:
“Ey Allâh! Bütün âlemler içerisinde İbrâhîm (Aleyhisselâm)a ve onun âl-i ashâbına salât ettiğin gibi Nebî(miz) Muhammed (Aleyhisselâm)a, müminlerin anneleri olan (kıymetli) zevcelerine, zürriyetine ve Ehl-i Beyt’ine de salât eyle. Şüphesiz ki Sen hamd olunmaya layıksın ve ulusun” der. Sonra tek­bir getirerek secdeye varır, secdedeyken 7 kere (her birinin başında besmele çekerek) Fâtiha-i Şerife okur,
sonra 10 kere:
“Allâh-u Te alâ’dan başka ilâh yoktur, O tektir, hiçbir ortağı yoktur, mülk Ona âittir, hamd Ona mahsustur. O her şeye hakkıyla gücü yetendir” diye zikreder. Sonra:
“Ey Allâh! Arş’ındaki izzet kulpları, Kitab’ındaki rahmetin son noktası, en yücenin de yücesi olan ismin hakkına, en ulu olan şâmn ve tastamam olan kelimelerin hürmetine Senden Efendimiz Muhammed e salât etmeni ve bu hâcetimi yerine getirmeni dilerim” dedikten sonra hâcetini ister.
(Namazda olduğu için Arapça dua etmek zorundadır, Arapça cümle kuracak ilim sahibi değilse kalbinde muradını tutarak 5 kere “Rabbenâ!”, 4 kere “Yâ Rabbi!”, 3 kere “Yâ Erhamerrâhimîn!” gibi zikirler okuyabilir.) Bunun akabinde başını kaldırarak oturur ve sağa sola selam vererek namazdan çıkar.
Sonra mümkünse tenhâ bir yerde kusurlardan uzak yağlı bir koç keser (kendi beceremiyorsa başka­sına kestirir), hayvanı keserken şeriatın usûlüne riâyet ederek koçu kıbleye çevirir.
Kesim esnâsında:
“Ey Allâh! Bu Sendendir ve yine Senin içindir. Ey Allâh! O muhakkak (cehennemden âzâd ol­mam için Sana arz ettiğim) fidyemdir, onu benden kabul eyle” der.
Kurbanın kanı için bir çukur kazarak kanı toprağa gömer. Sonra hayvanın etini altmış parçaya ayı­rır ki derisi, başı ve karnı ayrı ayrı cüz sayılırlar. Böylece altmış parçayı fakirlere dağıtır yahut (bunu yapamazsa) 60 fakire en iyi yemeklerden yedirir veya (bunu da yapamazsa) yedi fakire 7 dirhem sa­daka verir.
Bunları iyi anla ki biz mânevi huzura girmek isteyenler için kapıları açtık. Allâh-u Te‘âlâ diledikle­rine fazl-u kereminden verir. Allâh-u Te‘âlâ büyük fazl-u kerem sahibidir.

Kaynak : Lalegül Dergisi – Cübbeli Ahmet Hocaefendi

Advertisements